'DSP artık kurumsal kimlik kazanmalı'

 'DSP artık kurumsal kimlik kazanmalı' .6830
  • Giriş : 12.06.2009 / 23:28:00

DSP Genel Başkanı Masum Türker, 1999 seçimleri öncesinde önce Bülent Ecevit’in ardından da Rahşan Ecevit’in kendisine telefon açıp partiye davet ettiklerini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


“Ben solcuyum. Hiçbir zaman sağcı olmadım” diyen Türker, solda birlik konusunda da samimi mesajlar verdi. Türker, VATAN'ın sorularını şöyle yanıtladı:

Rahşan Hanım, “Ecevit'in DSP çizgisinden uzaklaştığı” gerekçesini sundu ve partiden istifa etti. Sezer döneminde de genel sekreter olarak partinin ikinci adamıydınız. Bu konuda bir özeleştiri yaptınız mı?

Genel başkanlığa seçildikten sonra, 15 gün geçti ve yapılan Parti Meclisi toplantısına Rahşan Hanım ile istifa eden iki arkadaş da katıldı. Parti yönetimi seçildi. Bu arkadaşlar oy kullandılar. Sonra Rahşan Hanım'ın açıklaması geldi. Partiden istifa etti. Ardından da iki arkadaşımız.

Emrehan Halıcı ve Recai Birgün'ün PM'ye katılmış olmasını nasıl yorumladınız?

Kişiler üzerinden konuşmuyorum. Ancak, Rahşan Hanım adına gönderilen açıklamada “yönetimin Ecevit çizgisinden uzak kişilerden oluştuğu” tezinini doğru bulmuyorum. O gün atanan arkadaşlar ben dahil 2004'te Rahşan Hanım tarafından aday gösterilen kişileriz. 2004'te o günkü Genel Başkanlığı devretttiği kurultayda Ecevit'in kurultay başkanıydım. Bu konuda bizim bir fikir ayrılığımız yok. Biz partinin programı ve Ecevit'in söylemlerine bağlıyız. Bunun dışında hiçbir söylem ve yaklaşımımız başka bir programımız yoktur. Bu konuda yenilenen parti programını hazırlayan beş kişiden biri de benim. Mevcut programın dışına çıkan kişiler de değiliz. 3 Kasım seçimleri öncesi partide önemli görevler de verildi.

Ecevit'ten sonra yaşanan başkanlık sıkıntısı şimdi de sizin döneminizde yaşanıyor. DSP'de başkan olmak neden zor?

Her örgütte genel başkanlık sorunu vardır.

DSP'de bir kat daha zor gibi görünüyor...

DSP halka hep kapalı bir görünüm sergiledi. Ecevit'in 99 yılına kadar uyguladığı açıklık ve halkın partisi olma eğilimi, DSP'nin iktidar sürecinden sonra partinin kendi iç çatışmalarından dolayı içe doğru kapandı. Bu içe kapanıklık aslında halkın partisi olarak kurulan DSP'nin halktan uzaklaşmasına neden oldu. Bu konuda Sayın Zeki Sezer'in halkın partisi olma konusunda çok gayreti oldu. Ama Sezer'in bu gayretini sürekli eskiyi anımsatarak Rahşan Hanım'ın adını kullanarak kapalı kutu haline getirme gayretleri oluştu.

Kimler ne amaçla bunları yapıyor?

Kendini bilen bilir. Zeki Sezer'in çalışmalarının engellenmesi de büyük haksızlık.

Ne gibi engellemeler?

Baskılar.. Ben bunları gözlemledim.. Bunlar her daim vardı.. Ben her zaman Sayın Zeki Sezer'in haksızlığa uğradığını söyleyebilirim.

Genel Başkan olmak ve partinin yetkili kurullarıyla karar almak DSP'de yeterli değil mi?

Bulunduğun erki kullanmayı engel olan şey şudur: “Rahşan Hanım bunu istemiyor, Rahşan Hanım bunu sevmiyor..”

DSP, 2010'da yeniden genel başkanını seçmek için kurultay toplayacak. Yönetim sorunu aşmak için ne yapılması gerekiyor sizce?

Parti kurumsallaşmalıdır. Her zaman söylerim Demokratik solcuların tamamı Ecevitçi ve demokratik solcudur. Bu arkadaşlarımızın iradesini kabul etmemek ve değiştirin demek, “Siz hepiniz Ecevit çizgisinde değilinsiniz” demektir.

DSP, 22 Temmuz seçimlerine CHP ile ittifak ile girdi. Bu noktada solda birlik tartışmalarını nasıl yorumluyorsunuz?

Şu aşamada Türkiye'de solda birlik diye baskılanırsınız ve dar bir alana sıkıştırılırız. Bu ancak bir açılım olabilir. Bu alanı açık tutmalıyız. Bu alanı açmak için solda siyaset yapanlar birbirlerinin varlığını zenginlik olarak sağlamalı ve esas yapmaları gereken şey daha geniş kulvara hitap etmektir. Biz alternatif arayanlardan yananıyız. İlk seçimde de DSP'nin parlamentoya girmesi ve iktidara aday olmasını istiyoruz. Biz iktidara alternatifiz. Beni mutlu eden, Rahşan Hanım'ın son açıklamasında da “iktidara alternatiflikten” bahsetmesiydi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*