Kemikler kaybolan köylülerin!

  • Giriş : 12.02.2006 / 00:00:00

Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Alaca köyünde yaklaşık 1.5 yıl önce ortaya çıkan toplu mezarla ilgili yapılan DNA test sonuçlarına göre bulunan kemiklerin 1993 yılında kaybolan 11 köylüye ait olduğu belirlendi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


DNA sonucuna göre, bulunan kemiklerin 1993 yılında kaybolan 11 köylüye ait olduğu tespit edildi. Toplu mezardaki kemiklerin kayıp olan Behçet Tutuş, Bahri Şimşek, Şerif Avar, Hasan Avar, Mehmet Şah Atala, Nusrettin Yerlikaya, Turan Demir, Salih Akdeniz, Celil Aydoğdu, Ümit Taş ve Abdi Yamuk'a ait olduğu DNA raporuyla kesinleşti.

2001 yılına kadar güvenli olmadığı için 'Yasak bölge' ilan edilen Keper mezrasına 'Köye dönüş projesi' kapsamında dönen aileler, arazide yağmur ve heyelan sonucu açığa çıkan kemiklerin kaybolan yakınlarına ait olduğunu öne sürerek savcılığa başvurmuştu. Bolu Dağ ve Komando Tugayına bağlı birliklerin 11 Ekim 1993 tarihinde Kulp'un Alaca köyü kırsalında yürüttüğü operasyon sırasında 11 köylü kayboldu.

4 Kasım 2004 günü ortaya çıkan toplu mezarın 11 köylüye ait olduğu iddia edilmişti. Toplu mezarla ilgili Kulp Başsavcılığı'nın 18 Kasım 2004'te İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderdiği kemiklerle ilgili yapılan DNA testi tamamlandı. Kaybolanların yakınlarından alınan kan örneklerinin yapılan karşılaştırmasında, kemiklerin kaybolan köylülere ait olduğu belirlendi.

DNA sonuçlarına göre, Kulp Cumhuriye Savcılığı Kulp'ta görev yapan dönemin üst düzey askeri yetkililerinin ifadesine başvurması bekleniyor. Bulunan kemiklerin, örgüt içi hesaplaşma sonucu öldürülmüş PKK'lılara ait olabileceği ihtimali nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı da ayrı bir soruşturma yürütüyordu.


MİLLETVEKİLİ TORUN: "BUNDAN SONRA OLAYDA CEZA SÜRECİ BAŞLAR"


Konuya ilişkin olarak AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cavit Torun, Kulp'ta incelemelerde bulunmuştu. Milletvekili Torun, yaptığı açıklamada, bundan sonra olayda ceza sürecinin başlayacağını düşündüğünü söyledi. İnsan Hakları Komisyonu üyesi olarak yaptığı incelemelerde Kulp'ta iki olayın olduğunu tespit ettiğini anlatan Torun, PKK terör örgütünün olayı devlete, devletin de olayı örgüte yıkmaya çalıştığının ileri sürüldüğünü belirtti.

1993 yılında iki olayın yaşandığını dile getiren Torun, "İlk olay 1993 yılının ilkbaharında PKK örgütünün kendi içindeki iç hesaplaşmadan kaynaklanan bir katliamdı. İkinci hadise ise, yine aynı yılın sonbaharında güvenlik güçleri tarafından Şemdin Sakık'a yönelik yapılan operasyonda 11 vatandaşımızın kaybolmasıyla ilgili bir hadiseydi. Kulp'ta farklı iki olay yaşanmıştı. Biz yaptığımız bu araştırmayla örgütün devlete yıkmaya çalıştığı suçla, devletin örgütün yaptığı dediği olayı aydınlığa kavuşturmuş olduk. Aslında DNA testine gerek de yoktu. Çünkü konuya ilişkin zaten AİHM'in Türkiye hakkında verdiği bir tazminat ödeme cezası bulunuyor. Mevcut duruma göre ceza sürecinin başlayacağını düşünüyorum." dedi.

Yaşam hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle 1993 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yapılan başvuru Mayıs 2001'de sonuçlanmış ve Türkiye, ailelere toplam 1 milyon YTL tazminat ödemeye mahkum olmuştu.

PKK itirafçısı Arif Sakık, pişmanlık yasasından yararlanabilmek için konuyla ilgili savcılığa verdiği ifadesi şöyle: "Kemiklerin bulunduğu yerde, 11 kişi örgüt içi hesaplaşmada 'ajan' oldukları gerekçesiyle infaz edildi. Bu kişilerin cesetleri Andok bölgesinde bir ceviz ağacının dibindeki yamaca gömüldü. Bu kişileri öldüren 4 örgüt mensubu hakkında da PKK idam kararı çıkardı. Bunlardan ikisini örgüt öldürdü, ikisi kaçtı. Bu kemikler PKK'nın öldürdüğü örgüt mensuplarına aittir. Çünkü o tarihte ben de Kulp kırsalında faaliyet yürütüyordum. Can güvenliğim sağlanırsa yer gösterme yapabilirim. Eğer kemikler sözünü ettiğim ceviz ağacının altındaki yamaçta bulunmuşsa, bunlar sözü edilen kayıp köylüler değil, PKK'lıdır.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious