“Papa, Müslümanlar'dan özür dilemeli”

  • Giriş : 27.11.2006 / 00:00:00

Mazlumder Kayseri Şube Başkanı Ahmet Taş, Papa 16. Benedict'in Türkiye ziyaretini bir fırsat bilerek Müslümanlar'dan özür dilemesi gerektiğini söyledi

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ahmet Taş, Mazlumder Kayseri Şubesi adına yaptığı açıklamada, Papa'nın Türkiye ziyareti ve görevinden alınan Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Atilla Yayla'nın durumunu değerlendirdi. 28 Kasım tarihinde Türkiye'ye gerçekleşek ziyaret öncesi Papa'yı Müslümanlardan özür dilemeye davet eden Ahmet Taş, bu ziyaretin Papa için kendini İslam alemine affettirmenin tam zamanı olduğunu belirtti. Başkan Taş şöyle devam etti; "Hıristiyanlığın en büyük din adamı şüphesiz Papa'dır. Papalara düşen görev dindaşlarına kendi dinlerinin öğretilmesini ve temsil edilmesini sağlamak olmanın yanında, diğer ilahi dinlere saygı olmaktır. Papalar hiçbir zaman Müslümanlık aleyhine konuşma ve peygamberine dil uzatma, 'Hz. Muhammed insanlığa yeni bir şey getirmemiştir, Müslümanlık kılıç gücüyle yayılmıştır' deme hakkına sahip değildir. 28 Kasım Salı günü Türkiye'yi ziyarete gelecek olan Papa 16. Benedict'i daha önce sarf ettiği dinimiz İslam'ı ve onun Sevgili Peygamber'ini rencide eden sözlerden dolayı kınıyor ve kendisini bu ziyareti fırsat bilerek hatasından dolayı Müslüman Türk toplumundan ve İslam aleminden özür dilemeye davet ediyor, kendisine hoş geldin demiyoruz."

Yaptığı bir açıklama nedeniyle görevinden uzaklaştırılan Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Atilla Yayla ile ilgili bir değerlendirme yapan Taş, Yayla'nın konuşmasının hakaret içermediğini ifade etti. Sözlerinin hiçbir suç unsuru içermemesine rağmen Yayla'nın cezalandırılmasını "Ortaçağ Avrupası'na dönüş" olarak nitelendiren Taş; "Düşünce ve fikir adamı Prof. Atilla Yayla, İzmir'de 'Avrupa Birliği ve Türkiye ilişkilerinin toplumsal etkileri' konulu konferansta yaptığı konuşmanın ardından üniversitedeki görevinden alınmış olup hiçbir hukuki gerekçeye dayanmayan bir uygulamaya daha imza atmıştır. Prof. Yayla'nın konuşmasında kimseye hakaret olmadığı gibi, toplum vicdanına ve genel ahlak yapısına aykırı olan ve şiddet içeren bir konuşma değildir. Düşüncesini açıkladığı için ona verilen cezanın Ortaçağ Avrupa'sındaki karanlık düşünce anlayışının bir göstergesidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni (TBMM) ve kamuoyunu TCK'nın 301. maddesi ile kanaat hürriyeti yasağı konusunda daha duyarlı olmaya ve düşünce kanaat hürriyetinin önündeki engellerin kaldırılması için sivil toplum kuruluşlarını ve TBMM'yi yoğun çaba sarf etmeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious