"Üniversiteye verilen hak, liseden, ilkokuldan esirgenemez"

  • Giriş : 26.01.2008 / 16:50:00

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, AK Parti ile MHP'nin üniversitelerdeki başörtüsü yasağını kaldırmaya yönelik Anayasa'nın bazı maddelerinde yapmayı planladığı değişiklik girişimlerini eleştirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Baykal, "Üniversiteye verdiğiniz hakkı liseden esirgeyemezsiniz, ilkokuldan da esirgeyemezsiniz. İlkokuldaki çocuğun ailesi diyecek ki; 'benim dini inancım gereği çocuğum böyle giyinecek.' " şeklinde konuştu.

Partisinin, Beşiktaş Akatlar Spor Salonu'nda düzenlenen il kongresine katılan Deniz Baykal, partililere seslendi. AK Parti ve MHP'nin üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakmaya yönelik Anayasa'daki bazı maddeleri değiştirme çalışmalarına sert tepki gösteren Baykal, AK Parti Konya Milletvekili Hüsnü Tuna'nın dünkü sözlerini hatırlattı. Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Kararlılıkla sürdürülen çabanın meyvesini alacakları en son noktaya gelmişlerdir. Bu doğrultuda bir düzenleme yaptılar, Açıkça çıkın 'laiklik ilkesinden şikayetçiyiz' deyin, kaldırın bu laiklik ilkesini. Hukuk açısından da daha doğru olur. Hukuka da bu daha uygun olur. Yani hem laikliği Anayasa'nın değiştirilemez bir parçası olarak anlayan Anayasa'yı koruyacaksınız, hem de onun içinde laikliğin köküne kibrit suyu ekecek bir düzenlemeyi Anayasa'nın laikliğin arkasından dolanarak, Anayasa atraksiyonları yaparak milletin gözünü boyayarak yapacaksınız. Bu yanlıştır. Açık ve dürüst olun. 'Laikliğin artık günü doldu, bitti. Laikliği artık istemiyoruz' deyinde çıkın. Gösterin bu cesareti. 'Hayır! alakası yok. Biz sadece üniversitelerle meşgulüz. Sadece yüksek öğrenimde kıyafet özgürlüğü bizim derdimiz. Başka bir derdimiz yok' diyorlardı. Biz diyorduk ki, bunu bir Anayasa düzenlemesi olarak ele aldığınız zaman bilmelisiniz ki; o hiçbir şekilde yüksek öğrenim düzeyiyle sınırlı tutulamaz. Anayasa'nın özünde insan hakları ve eşitliği kavramı var. Toplumun bir kesimine verdiğiniz bir imtiyazı toplumun diğer kesimlerinden mahrum edemezsiniz. O kesimlere de o imtiyazı, o hakkı vermek durumundasınız. Niçin sadece yüksek öğrenime yapıyorsunuz bu imtiyazı? 'Çünkü o dini inancı gereği istediği gibi giyinebilir, başını örtmek isterse örter, devlet buna karışamaz.' Peki dini inancın gereği üniversitedeki öğrenci başını örtebiliyor da, lisede okuyan öğrencinin dini inancı yok mu? Lisede okuyan öğrenci dini inancı gereği 'madem ki Anayasa'da serbest, ben de üniversitedeki kızlar gibi giyineceğim' dediği zaman ne diyeceksin? "Dün öğrendik ki, AKP'nin Anayasa Komisyonu üyesi bir milletvekili çıkmış demiş ki; 'Üniversite bir başlangıç, aşağıya doğru inecek, inşallah onu da yapacağız' demiş. "Üniversiteye verdiğiniz hakkı liseden esirgeyemezsiniz, ilkokuldan da esirgeyemezsiniz. İlkokuldaki çocuğun ailesi diyecek ki; 'benim dini inancım gereği çocuğum böyle giyinecek.' "

"Türkiye, Müslüman olan bir toplumun Laik bir devlet düzeni içinde yaşamayı başardığı bir ülkedir." diyen Baykal, "Bugün Türkiye bütün dünyada 'Türkiye modeli' ile anılır hale gelmiştir. Nedir bu Türkiye modeli? Türkiye, bir büyük Müslüman toplumun, tamamına yakını Müslüman olan bir toplumun Laik bir devlet düzeni içinde yaşamayı başardığı bir ülkedir. Türkiye, insanıyla, halkıyla Müslüman, ama devlet düzeniyle laik bir cumhuriyettir. Bunu gerçekleştirmiş olan dünyadaki tek örnek ülkedir. "Üniversiteye verdiğiniz hakkı liseden esirgeyemezsiniz, ilkokuldan da esirgeyemezsiniz. İlkokuldaki çocuğun ailesi diyecek ki; 'benim dini inancım gereği çocuğum böyle giyinecek.' Ne diyeceksiniz buna? Burada ince nokta; dini inancı devlet işine karıştıracak mısın karıştırmayacak mısın? mesel bu." diye konuştu.

Türkiye'de tartışılan konunun türban olmadığını ifade eden Baykal, konuşmasında, "Uzun bir süredir Türkiye'de din ve siyaset ilişkisinin nasıl yanlış kurgulandığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Siyasi istismar, dinin siyasette istismarı Türkiye'de yıllardan beri yaygın bir uygulama olmuştur. Bu istismarların sonucunda Türkiye'de çok tehlikeli açılımlar, birikimler ortaya çıkmıştır. Geldiğimiz noktada artık yeni bir aşamaya doğru bunların yöneldiğini görüyoruz. Günümüzde yaşanan tartışmaları -sakın ha!- sıradan somut bir konuyla ilgili tartışlamalar olarak algılamayın! Bazen buna türban tartışması diyorlar, bazen başka isimler kullanıyorlar. Bunların hiçbirisi kesinlikle doğru değildir. Tartıştığımız konu türban konusu değildir. Tartıştığımız konu; Türkiye Cumhuriyeti'nde laik anlayışı varolmaya devam edecek midir, etmeyecek midir? konu budur. "Şimdi birileri kendilerini yeterince güçlenmiş, yeterince palazlanmış, meydanı yeterince boşaltmış, istediklerini istedikleri gibi yapabilir hale geldiklerini düşünüyor olmalıdırlar. Zamanın geldiği anlayışı artık onların içinde şekillenmeye başlamıştır. Türkiye'nin laik cumhuriyet olarak devam edip etmeyeceğinden henüz bahsetmezler. Adını şimdi koymazlar. Tam tersine, böyle koymaya çalışanlara karşı çıkarlar. 'Ne münasebet, bizim laiklikle bir sorunumuz yok. Biz küçük bir konuyu çözmeye çalışıyoruz' derler. Ama biliniz ki gerçek, onların o somut konularının ötesinde, o laik cumhuriyet anlayışıyla ilgili yaklaşımlarından kaynaklanmaktadır." ifadelerine yer verdi.

CİHAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious