1 Mayıs mağdurları DİSK'in ilgisizliğinden yakındı

1 Mayıs mağdurları DİSK'in ilgisizliğinden yakındı.18646
  • Giriş : 01.05.2008 / 04:07:00
  • Güncelleme : 01.05.2008 / 00:01:43

DİSK'in organize ettigi 1 Mayıs 1977 olaylarında babası Bayram Çıtak'ı kaybeden Mete Çıtak, 1 Mayıs'ı organize eden DİSK yöneticilerinin ilgisizliğinden yakındı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kanlı olaylarda babalarını kaybeden Mete Çıtak ve Gönül Birsel Kement, 1 Mayıs etkinliklerini düzenleyen DİSK yöneticilerinin kendilerini hiç aramadığını anma kutlamalarına bile davet etmediklerini açıkladılar.

DİSK'in organize ettiği 1 Mayıs 1977 olaylarında babası Bayram Çıtak'ı kaybeden Mete Çıtak, "Bizi her sene gazeteciler hatırlıyor, tanımadığım insanlar hatırlıyor ama babamın hayatını kaybettiği 1 Mayıs'ı organize eden DİSK yöneticileri hatırlamıyor. Anma kutlamalarına bile davet etmiyor." dedi. Babası öldüğünde 13 yaşında olan Mete Çıtak, 1 Mayıs'ın dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bayram havasında kutlanması gerektiğini ifade etti. 1977'de ölenlerin anısına bir anıt bile dikilmediğini hatırlatan oğul Çıtak, ölenlerin aileleri arasında da birliktelik sağlayamadıklarına dikkat çekti.

İstanbul Valiliği tarafından yasaklanmasına rağmen bazı sendikalar 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanması için ısrarını sürdürüyor. Bu gerginlik 1 Mayıs 1977'deki olayları hatırlatıyor. O günleri yaşamış, kanlı 1 Mayıs'ın acısını en fazla yüreğinde hissetmiş kişilerden biri olan Mete Çıtak, Taksim'de hayatını kaybeden 37 kişiden biri olan öğretmen Bayram Çıtak'ın üç çocuğundan en büyük olanı. Kanlı 1 Mayıs'ın olduğu yıl 13, bugün 44 yaşında olan Mete Çıtak, babasını Ankara'daki evlerinin kapısından İstanbul'daki kutlamalara uğurladıklarını günü daha dün gibi hatırlıyor. Öğretmen olan babası Bayram Çıtak'ın TÖB-DER üyesi olduğunu ve öğretmen arkadaşlarıyla birlikte her yıl olduğu gibi o yıl da 1 Mayıs'a gitmeye karar verdiğini anlatan Mete Çıtak, "Evden mitinge gidiyormuş gibi çıktı. Ama geriye ölüm haberi geldi. Orada 6 öğretmen meslektaşı ile birlikte ezilerek hayatını kaybetti." dedi.

Babasının ardındın böbrek yetmezliği nedeniyle en küçük kardeşleri Mesut'u da kaybeden Mete Çıtak'ı, babasının ölümünden daha çok hatırlanmamak üzüyor. Babasının hayatını kaybettiği kanlı 1 Mayıs'ı organize eden DİSK yöneticilerinin kendilerini olayın akabinde ki yıl hatırladıklarını ondan sonra tamamen unuttuklarını söyleyen Mete Çıtak, "Aranmadığımız gibi anma törenlerine davet bile edilmiyoruz. Her sene olduğu gibi bu yılki 1 Mayıs'ta da ölenlerin tişörtleri giyilecek, posterleri taşınacak. Sadece onların fotoğraflarıyla değil, onlardan geriye kalan eşleri, çocukları davet edilerek anma yapılırsa daha anlam taşır. DİSK konfederasyondur, 37 aileyi bir günlüğüne anmak için davet etmek, ağırlamak onlar için yük olmaz. Şimdiye kadar yapmadılar." diye konuştu. Kendilerini gazetecilerin hatırladığını, tanımadığı insanlardan her yıl 1 Mayıs'ta telefonlar ve mesajlar aldığını, DİSK yöneticilerinden bir telefon bile almadığını belirten Çıtak, "Sadece geçen yıl 30. yıl anma törenlerine DİSK eski Genel Sekreteri Musa Çam davet etti. Gittim ama İstanbul'a Taksim meydanına giremedik. Bu yılda Taksim'e gideceğim, Kazancı Yokuşu'nda babamı anma törenlerine katılacağım." dedi.
1 Mayıs'ın kavga ve gerginlikten uzak bir şekilde kutlanması gerektiğinin altını çizen oğul Çıtak, "Dünyada kutlandığı gibi ülkemizde de 1 Mayıs'ın işçi bayramı olarak kutlanmasını isterim. Kardeşlik bayramı havasında geçmesini isterim. Bütün işçilere emekçilere hayırlı olmasını isterim. İnsanlar oraya bayram kutlamaya gidiyor, savaşmaya gitmiyor." diyerek kardeşlik mesajı verdi. Babası Mete Çıtak'ın da 1 Mayıs 1977'de Taksim'e bayram kutlaması için gittiğinin altını çizdi.

Kanlı 1 Mayıs'ın üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen hala kimsenin ceza almadığını, faillerin yakalanamadığını belirten Çıtak, "Devletten hala bunların faillerinin bulunmasını yargılanmasını istiyoruz. Olayları bir güç çıkardı ama hangi güç belli değildir. CIA, kontrgerilla, provokasyon deniliyor. Solcular birbirine girdi deniliyor. Bu tür olaylarda gizli güçler çıkıyor. Ama hangi gizli güçtür, neyin nesidir ben de bilmiyorum." dedi.

Çıtak, sendikaların 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlama ısrarını destekliyor. Mete Çıtak'ın babası Bayram Çıtak'ın mezarı ise Ankara'da bulunuyor.

Kanlı 1 Mayıs'ta babasını kaybeden Gönül: Taksim'de provokasyondan korkuyorum

Tarihe "Kanlı 1 Mayıs" olarak geçen 1977 yılındaki İşçi Bayramı kutlamalarında hayatını kaybeden 36 kişiden biri olan Rasim Elmas'ın kızı Gönül Birsen Kement, "31 yıldır kapımızı çalmadılar" diyerek sendikalara tepki gösterdi. Kement, "Sendikaların bize yardım etmesini beklemedik. Ama bizle ilgilenebilirlerdi, bizimle iyi bir ilişki kurabilirlerdi. Eğer bir amaç uğruna, işçi bayramı uğruna bu insanlar öldüyse, bunların kim olduğunu bilmek lazım. Bunların ailelerinin ne durumda olduğunu, ne yaşadığını bilmek lazım. Boşu boşuna mı bu insanlar öldüler peki?" dedi.

Taksim Meydanı'nda 1977'de yapılan 1 Mayıs kutlamalarında çıkan arbedede babası Rasim Elmas'ı kaybeden Gönül Birsen Kement, olaydan sonra ailesinin zor günler geçirdiğini belirterek, sendikalar başta olmak üzere hiçbir kurumun kapılarını çalmadıklarından dert yandı. O gün 17 yaşında olan Gönül Birsen Kement, aradan geçen 31 yıl sonra hem genç yaşta babasını kaybetmenin hem de unutulmuş olmanın hüznünü bir arada yaşıyor. "Beni bir tek siz aradınız" diyerek CİHAN muhabirine üzüntüsünü dile getiren Kement, "Hiçbir sendika ve sendika başkanı ya da çalışanı ya da bir basın görevlisi hiçbir şekilde bizim yanımızda olmadı, araştırmadı. İlk defa sizi karşımızda görüyorum. Benim hiç kimseden talebim olmadı. Benim babamın ismini kullanıyorlar sadece." diye konuştu.

1 Mayıs günü babasının ardından Taksim'e gittiğini; ancak meydanın kalabalık olması nedeniyle geri döndüğünü anlatan Kement, olayların hemen sonrasında Taksim'de gördüğü manzarayı şöyle aktardı: "Taksim anlatılır gibi değildi. O caddeler, sokaklar, iç çamaşırları, çoraplar, ayakkabılar, sopalar, kanlar, sular.. Sanki bir savaş olmuştu orada. Onu anlatmak, tarif etmek, o kadar ürkütücüydü ki, şimdi öyle ürküyorum ama o manzaralardan, o sopalardan. Uzun uzun çivili sopalar vardı. Canlı hiç kimse gözükmüyor ortada. Ama bir sessizlik, herkes birilerini arıyormuş gibi...Babam Kazancı yokuşunda ölmüş. aldığım bilgilere göre, babamın sırtının, kollarının ezildiği, omzunda bıçak olduğunu, bıçakla yaralandığını ve bir kurşun olduğunu söylediler. Bunlardan çok emin değilim, o zamanki otopsi raporunu görmedim. Daha ziyade ezilerek öldüğünü biliyorum."

"SENDİKALAR, KANLI 1 MAYIS'TA ÖLENLERİN İSİMLERİ BİLE BİLMİYORLAR BENCE"

Babasının ölümünden sonra okulu bırakıp çalışmak zorunda kaldığını anlatan Gönül Birsen Kement, "Bir taraftan parasız kaldık. Babam sigortalı veya emekli değildi. Sigortalı olmadığı için bize emekli maaşı bağlanmadı. Eğer istenilseydi babam işçi bayramında vurulduğu için bize sahip çıkılabilirdi" şeklinde konuştu.

Bugüne kadar kimseyi yanlarında görmediklerinden yakınan Kement, "O zamanki hükümetten hiçbir şekilde 'Bu adam sigortalı bu adamın bir eşi var. 2 tane de çocuğu var. Bunlar ne yapacaklar ? Nasıl okuyacaklar ? Nası yaşayacaklar?' demedi" ifadelerini kullandı.

Sendikalardan yardım talebinde bulunmadıklarının altını çizen Gönül Birsen Kement, şöyle devam etti: "Böyle bir şey beklemedik. Ama bizle ilgilenebilirlerdi, bizle iyi bir ilişki kurabilirlerdi. 1 Mayıs'ta ölenlerin kim olduğunu bile bilmiyorlar bence. Eğer bir amaç uğruna bir işçi bayramı uğruna bu insanlar öldüyse, bunların kim olduğunu bilmek lazım. Bunları ailelerinin ne durumda olduğunu, ne düşündüğünü, ne yaşadığını bilmek lazım. Boşu boşuna mı bu insanlar öldüler peki? Ölmeyenler kim ölenler kim? Bir bedel ödendi, ailemin bir bedel ödediğini düşünüyorum."

" TAKSİM'DE PROVOKASYONDAN KORKUYORUM"

Bu arada Taksim'de provokasyon olmasından korkan Kement, "Halk kullanılıyor burada tahmin ediyorum. Sendikalar bu şekilde istiyorlar, ama garanti edebiliyorlar mı orda hiçbir şey olmayacağını? Bence bunu hükümette garanti edemiyor, sendikalar da garanti edemiyor. Yine bir şey olursa halka olacaktır. Her zaman her olayda olduğu gibi. 1 Mayıs 1977'de olan halka oldu. Yine olursa halka olur diye düşünüyorum." ifadeleriyle endişesini dile getirdi.

Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs 1977 yılında yapılan kutlamalarda, yaklaşık 500 bin kişinin bulunduğu alana açılan ateş sonucu meydana gelen izdihamda; Ahmet Gözükara, Aleksandro Kotsas, Ali Fuat Özkaş, Ali Sırdal, Atila Özbilen, Bayram Çıtak, Bayram Neyir, Beyhan Sürücü, Dilan Nigis, Ercüment Gürkut, Garabet Ayhan, Hacer İpeksaman, Hamdi Toka, Hasan Yıldırım, Hatice Altın, Hikmet Öztürkçü, Hüseyin Kırkın, Jale Yeşil Nil, Kadir Balcı, Kadriye Duman, Kahraman Alsancak, Kenan Çatak, Leyla Altıparmak, Mehmet Ali Gençoğlu, Meral Özkol, Mustafa Elmas, Mustafa Ertan, Mürtecim Oltulu, Nazan Güladi, Nazmi Arı, Niyazi Darı, Ömer Harhan, Ramazan Sarı, Rasim Elmas, Sibel Açıkalın, Ziya Baki hayatını kaybetmişti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious