'1. turda mahkemeye gideriz'

  • Giriş : 29.12.2006 / 00:00:00

Deniz Baykal, “inatlaşma ve dayatma” söz konusu olması durumunda Cumhurbaşkanlığı seçimini Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacaklarını açıkladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “inatlaşma ve dayatma” söz konusu olması durumunda Cumhurbaşkanlığı seçimini Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacaklarını açıklayarak, “Meclis Başkanı’nın dediği gibi ‘184’ü buldu mu Meclis’i açarım, oylamayı yaparım, 367’yi ararım’ olursa, birinci tur biter bitmez, Anayasa Mahkemesi mesai saatleri içindeyse 10 dakika içinde, değilse hemen sabah, dilekçe hazırlanır, başvuru yapılır. Herkes hazırlıklı olsun, Anayasa Mahkemesi de, işi bu noktaya götürmeye kararlı olanlar da hazırlıklı olsun” dedi.

Baykal, Parti Genel Merkezi’nde gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Cumhurbaşkanlığı seçiminin Türkiye’nin anayasal düzenini olumlu ya da olumsuz etkileyecek konu haline geldiğine dikkat çeken Baykal, “Başbakan’ın kimliği etrafında cumhurbaşkanlığı tartışması yaşanıyor. Cumhurbaşkanlığı konusunun Başbakan’ın kişiliği etrafında tartışılması, AKP iktidarının, siyasi kimliği ile ilgili tereddütleri ortadan kaldıramadığının ifadesidir” dedi.

BAŞBAKAN’IN ADAYLIĞI ÇÜRÜMEYE BAŞLADI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adaylığı konusunun çürümeye başladığını savunan Baykal, “İcabı, zarif şekilde, kimseyi kırmadan, inatlaşmadan yapmak lazım. Herkese görev düşüyor. AKP’nin ‘çoğunluk bizde, genel başkanımızı Cumhurbaşkanı yapacağız, anayasa buna engel değil’ gerekçeleri yetmiyor. Bunun haklı kılınması lazım. Bunun tarafsız ve vicdan sahibi insanlara kabul ettirilmesi lazım. Başbakan resmen söyleyemedi niyeti bu ama. Niye söyleyemiyor? Bu tartışmayı açmak istemiyor. Seçildikten sonra mı tartışacağız? Onu, adaylığını açıklamaktan alıkoyan gerçek, onun aday olmamasını da sağlayan gerçektir. Başbakan, çürüme sürecinin değerlendirmesini doğru yapmalı, gereğini yerine getirilmeli. Böylece uzlaşma ile Cumhurbaşkanı seçilme şansı sağlanır” dedi.

EL KADI’YA KEFİL OLAN CUMHURBAŞKANI OLAMAZ

Baykal, bütçe konuşmasında Başbakan’ın “neden Cumhurbaşkanı olamayacağına” ilişkin 36 gerekçe saydığını ancak yanıt alamadığını ifade ederken, şunları kaydetti:

“Başbakan, Hikmetyar’ın dizinin dibindeki fotoğrafı için ‘Hikmetyar Başbakandı’ diyor. Hayır değildi. Kaldı ki başbakan olsa bile dünyanın neresinde görülmüş parti il başkanının bir başbakanın dizinin dibinde fotoğraf çektirdiği. El Kadı’ya ‘paramla kefilim’ diyor. Başbakan kimlere kefil? Maliye Bakanı Unakıtan’a, danışması Cüneyt Zapsu’ya, El Kadıya. Yüksek sesle kefalet ifade etme ihtiyacı nereden kaynaklanıyor? El Kadı’ya kefil olan insan, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olamaz, olmamalı. Orman açarak, kaçak villa yapan bir insan Cumhurbaşkanı olmamalı diyorum. Bugüne kadar olmadı. Hesabını vermemiş birisi, hakkında aydınlanmamış dosyalar bulunan birisi orada olmamalı. Bu işler dayatmayla olacak işler değil, olmamalı.”

ARINÇ DA YIPRANMIŞLIĞI TESPİT ETTİ

TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın “siyaseten yıpranmış biri olmamalı” sözüne destek veren Baykal, “Kendisi, kelimeleri isabetle kullanan birisidir. Olması muhtemel birisi mi var? Yıpranmışlığı o da tespit etmiştir” dedi.

10 DAKİKA SONRA ANAYASA MAHKEMESİ’NE GİDERİZ

Yargıtay eski Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun açıklamalarının ardından başlayan, cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin “toplantı yeter sayısı, nitelikli çoğunluk” tartışmalarına değinen Baykal, CHP’nin konuyu incelenmesi için komisyon kurduğunu anımsattı.
Baykal, şöyle devam etti:

“İnatlaşma ve dayatma söz konusu olursa, konunun Anayasa Mahkemesi önüne taşınması kaçınılmaz hale gelecektir. Mahkeme mi seçecek diyorlar. Mahkeme seçmeyecek ama seçecek olanlar hukuka, anayasaya uygun seçim yapacaklar. Kimse Anayasa Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda tereddüt yaratmaya kalkmamalı. Dayatma ile Meclis Başkanı’nın dediği gibi ‘184’ü buldum mu Meclis’i açarım, oylamayı yaparım, 367’yi ararım’ olursa, 1.tur biter bitmez 10 dakika sonra ‘bu tur anayasanın öngördüğü tabloya uygun değil’ gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne gideriz. Turlar devam ederken Anayasa Mahkemesi’nin karar alması sağlanır. Anayasa Mahkemesi’nin hızla toplanıp, 1.turun 184 oyla açılıp açılmayacağı konusunda hukuki mütalaayı vermesi sağlanarak, 2., 3. tura gelmeden hukuki zemin sağlanır. Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce Anayasa Mahkemesi’nin karar alması lazım. İktidar inatlaşmayı sürdürürse bu aşamaları yaşamak zorunda kalırız. Bunlar iktidara yönelik uzlaşma çağrısıdır. İktidarın konuya uzlaşmacı yaklaşmasının ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye, cumhurbaşkanlığı seçimini, çatışma, gerilim ortamına sürüklenmeden, konuyu Anayasa Mahkemesi kapılarına taşımadan yapmalı. İnadın, ısrarın anlamı kalmadı. İş geri tepmeye başladı.”

TURLAR ARASI ÜÇ GÜN VAR

Baykal, “CHP’nin, hukuk komisyonunun kararından sonra mı, Anayasa Mahkemesi’ne gideceğinin” sorulması üzerine, “Konunun yargıya taşınması kaçınılmaz gözüküyor. Bu iş anlaşılan yargıya gidecek. Seçimden sonra gitmesi daha büyük sıkıntı yaratır. 1.tur biter bitmez ciddi hazırlık yapılmalı, dilekçesi hazırlanmalı, Anayasa Mahkemesi mesai saatleri içindeyse 10 dakika içinde, değilse hemen sabah gidilmeli. Turlar arası üç günlük süre var. Herkes hazırlıklı olsun. Anayasa Mahkemesi de, işi oraya kadar götürmeye kararlı olanlar da hazırlıklı olsun” dedi.

ARINǒI GÖRELİM BAKALIM

Baykal, Arınç’ın, Cumhurbaşkanlığı’na aday olması durumunda destek verip vermeyecekleri konusundaki soru üzerine, “Arınç daha aday olduğunu söylememiş, Görelim bakalım, kimler aday olacak” diye konuştu.

Baykal, “AKP içinden çıkacak herhangi bir aday konusunda CHP ile uzlaşma sağlanıp sağlanmayacağı” sorusunu ise, “Uzlaşma şart koşarak olmaz” diye yanıtladı.

MAHKEME YALANCI OLABİLİR DEDİ

Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “kişilik haklarına saldırıda bulunduğu” gerekçesiyle kendisi aleyhine 25 bin YTL’lik dava açtığının anımsatılması üzerine, “Kimseyi rencide etmemeye çalışıyorum. Yanılgım olursa gereğini de mahkeme kararından önce ben yaparım” dedi.
Baykal, diğer bir dava kapsamında mahkemenin kendisi lehine karar verdiğine de değinerek, “Başbakan SHP Genel Sekreterliği dönemimde DEHAP’lıları parlamentoya benim taşıdığımı söylemişti. Ben de Başbakan yalan söylüyor dedim. Başbakan’ın hukukçuları kişilik haklarına saldırı dedi. Yani ben yalancı dedim, mahkeme de diyebilir dedi” şeklinde konuştu.

CARİ AÇIK “AKBABA”

Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Baykal, cari açık için “akbaba” benzetmesi yaptı.

Vergi, sosyal güvenlik ve yargı reformlarının gerçekleştirilemediğini, dokunulmazlıkların kaldırılmadığını söyleyerek, hükümete tepki gösteren Baykal, AB konusunda yapılan yanlışlıkların kokusunun da 2006’da çıkmaya başladığını kaydederek, “AB konusu ciddi tıkanıklık içindedir” dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious