1992'deki korkunç Hocalı soykırımının öyküsü

1992'deki korkunç Hocalı soykırımının öyküsü.19282
  • Giriş : 26.02.2008 / 16:44:00

Bundan tam 16 yıl önce Ermenistan'a bağlı silahlı güçler, kundaktaki bebekleri bile öldürdü.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ermenistan'a bağlı silahlı güçlerin 25-26 Şubat 1992 tarihinde işgal altındaki Yukarı Karabağ'ın Hocalı kentinde işlediği katliamda hayatını kaybedenler, Bakü'de yapılan resmi törenle anıldı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, kentin Hatai semtinde bulunan Hocalı Soykırımı Anıtı önünde düzenlenen törende, anıta çelenk bıraktı ve saygı duruşunda bulundu. Ardından bakanlar, üst düzey yöneticiler ve yabancı misyon temsilcileri anıta çelenk koydu.

Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı tören alanı çevresindeki yollar sabah saatlerinden itibaren araç trafiğine kapatılırken, töreni kısıtlı sayıda yerli ve yabancı basın mensubunun izlemesine izin verildi. Aliyev'in tören yerinden ayrılmasından sonra anıt halkın ziyaretine açıldı.

Hocalı katliamı kurbanları, ülke genelinde ve ülke dışında çeşitli toplantı ve etkinliklerle anılıyor.

BİR GECEDE YOK EDİLEN KÖY

25 Şubat'ı 26 Şubat'a bağlayan gece, bundan sadece 16 yıl önce bir köy yok oldu. O gece bebekler bile öldürüldü.

Azerbaycan'in Yukarı Karabağ bölgesindeki Hocalı kentinde 26 Şubat 1992'de 613 yaşlı, kadın ve çocuk, Ermeniler tarafından katledilmişti. Katledilenlerden 83'ü çocuk yaştaydı.


Hocalı'nın işgali sonucunda sivil ve silahsız Azerbaycan Türklerinin çocuk, kadın, ihtiyar ve genç ayrımı yapılmadan, Ermeniler tarafindan öldürülmüştü. Hocalı Katliamını Dağlık Karabağ'ın işgalinden bu yana cereyan eden en kapsamlı sivil kırımı olarak nitelendiriliyor. Olayın üzerinden 16 yıl geçmesine rağmen konuyla ilgili üzerine büyük sorumluluklar düşen Birleşmis Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar henüz gerekeni yapmadılar.



KORKUNÇ KATLİAMLAR

SSCB'nin son döneminde Ermenistan'ın Azerbaycan'dan toprak talebiyle başlayan çatışmalar, her iki ülkenin bağımsız olmasıyla savaşa dönüştü.

Ermeni güçleri Ermenistan'da konuşlanmış Rus askeri güçlerinin desteğiyle Azerbaycan topraklarını işgal etmeye başlarken, Azerbaycan Türklerine karşı kıyım ve katliamlar da hız kazandı.

Azerbaycan kaynaklarına göre, Yukarı Karabağ bölgesindeki Hankendi'de konuşlanan Rus 366'ncı motorize alayının desteğindeki Ermeni güçleri, 25 Şubat 1992 gecesi ağır silah ateşi desteğiyle bir süredir kuşatma altında tutulan Hocalı kentine girdi.



Ermeni güçleri, bölgedeki çatışmalar nedeniyle 7 ila 10 bin olarak bilinen nüfusunun 4 bine kadar düştüğü kentteki yaşlı ve çocuklardan oluşan sivil halkı ayrım yapmadan vahşice katlederken, kentten şans eseri kurtulanların ifadeleriyle uygulanan vahşet gün yüzüne çıktı.

Bölgeye belli bir süre sonra girmesine izin verilen yabancı gazetecilerin izlenimleri Batı ve Rus medyasında “tarihte eşi görülmemiş vahşet, gözleri oyulan, derileri yüzülen çocuk ve kadın cesetleri, diri diri yakılan insanlar” gibi ifadelerle yer aldı.

Daha sonra yapılan belirlemeler doğrultusundaki resmi açıklamalara göre, Hocalı'daki katliam sırasında çoğu kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan 613 kişi katledildi, 1275 kişinin esir veya kayıp olduğu kesinleşti.
Ancak söz konusu belirleme çalışması bölgeye ilişkin önceki kayıtlı nüfus ve şans eseri katliamlardan kurtulanların ifadeleri doğrultusunda yapılabildiği için, gerçekte Hocalı'daki katliamda hayatını kaybedenlerin çok daha fazla olabileceği ifade belirtiliyor.

Kayıp olarak bilinenlerin bir bölümünün de katliam kurbanları arasında olduğu öngörülürken, halen Ermeni işgali altında olması nedeniyle bölgede geniş çaplı bir inceleme bugüne kadar yapılamadı.

Yukarı Karabağ bölgesinde yapılan bu katliamlar sırasında bölgedeki Ermeni güçlerinin başında ise bir önceki ve bugünkü Ermenistan cumhurbaşkanları Robert Koçaryan ve Serzh Sarkisyan gibi isimler de yer alıyordu.

Azerbaycan Eğitim Bakanliığı Izmir Eğitim Temsilcisi Cavit Aliyev ise dün yaptığı konuşmada “Türkiye Cumhuriyeti'ni 'sözde Ermeni soykırımı' yapmakla suçlayanlar, maalesef Ermenilerin Anadolu'da ve Azerbaycan'da yaptıklarını görmezden gelmektedir” dedi.

Ermenilerin Mayıs 1992'de Nahçıvan'a saldırmalarından sonra Türkiye 1921 Kars Anlaşması çerçevesinde bölgeyi korumak için askeri müdahalede bulunabileceğini açıklamıştı. Uluslararası toplum, ancak Ermenilerin nüfusu 60 binden fazla olan Kelbecer'e saldırmasıyla harekete geçti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 822 sayılı kararı ile Ermeni kuvvetlerinin işgal altındaki topraklardan çekilmesini istedi, ancak bu sonuç vermedi. Kararın ardından AGİT bünyesinde arabuluculuk çalışmaları başlatıldı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious