"/> " /> " /> " />

'2007 bütçesi seçim bütçesi değildir'

'2007 bütçesi seçim bütçesi değildir'.7906
  • Giriş : 15.12.2006 / 00:00:00

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, 2007 bütçesinin mali disiplin anlayışı içinde hazırlandığını belirterek, "2007 bütçesi bir seçim bütçesi değildir" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Meclis Genel Kurulu'nda saat 14:00'da 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı görüşmelerine başlandı. Görüşmelerde ilk sözü hükümet adına Maliye Bakanı Kemal Unakıtan aldı. 2007 Bütçesinin, Hükümetin hazırladığı 5. bütçe olduğuna işaret eden Unakıtan, "Bu sağladığımız istikrarın da bir göstergesidir. Göreve geldiğimiz günden bu yana sürdürdüğümüz istikrarlı ve kararlı bütçe yönetim anlayışımız aynen devam etmektedir. Türkiye'de bir iktidar ilk defa seçime giderken seçim bütçesi yapmıyor. Milletin refahını nazarı itibara alıyor. 2007 yılı bütçesi bir seçim bütçesi değildir. İstikrar, büyüme ve refahın arttırılmasını dikkate alan bir bütçedir" diye konuştu.

Konuşmasında dünya piyasalarındaki gelişmeleri de değerlendiren Unakıtan, önümüzdeki yıl için, küresel ekonomide 2006'daki olumlu görünümün bir miktar tersine döneceğine dair işaretler bulunduğunu söyledi.

"Bundan sonraki dönemde küresel likidite koşullarının nasıl bir seyir izleyeceği konusu bütünüyle küresel büyüme sürecine bağlıdır" diyen Unakıtan, "AB, Japonya ve Çin gibi ülkelerden gelmesi muhtemel yüksek büyüme hızları bu süreci doğrudan etkiler niteliktedir. Böyle bir gelişme, belli başlı ekonomilerin enflasyon ile mücadele amacıyla sıkı para politikası uygulamasına neden olabilecektir" ifadesini kullandı.

"2006 SONU İTİBARİYLE YÜZDE 5'LİK BÜYÜME HEDEFİ AŞILACAK"

İstikrarın, içindeyken değeri çok fazla bilinmeyen, ancak kaybedilince değeri anlaşılan bir kavram olduğunu kaydeden Unakıtan, "Onun için son 4 yıldır yaşadığımız istikrarın kıymetini bilelim ve onu koruyalım" dedi.

Türkiye ekonomisinin 2003-2005 döneminde yılda ortalama yüzde 7,8 oranında büyüdüğünü dile getiren Unakıtan; ekonominin ilk kez 19 çeyrek aralıksız büyüyerek yeni bir rekora imza attığını söyledi.

2006 sonu itibariyle yüzde 5'lik büyüme hedefinin aşılacağını belirten Unakıtan, "2007 yılında büyümenin temel dinamikleri özel tüketim ve yatırım harcamaları olacaktır. Bu da gösteriyor ki üretim, istihdam ve ihracat artışlarıyla birlikte ülkemiz ekonomisi sağlam temeller üzerinde yoluna devam etmektedir. Bu büyüme performansı kişi başına düşen milli gelir rakamlarında da kendisini göstermektedir. 2002'de 2 bin 598 dolar olan kişi başına gelir, 2007'de 5 bin 550 dolara ulaşacaktır. Bu, bir zenginleşmedir. Satın alma gücü paritesine göre ise kişi başına milli gelirimiz 2007 yılında 9 bin 662 dolar seviyesine ulaşacaktır. Bu rakamlar, milletimizin satın alma gücünün ve refah seviyesinin arttığını göstermektedir'' şeklinde konuştu.

Hükümetin, ekonomik ve sosyal istikrarı sağlarken öncelikle fiyat istikrarının sağlanması gereğini göz önünde tuttuğunu aktaran Unakıtan, 2007 yılında enflasyondaki düşüş sürecinin devam etmesi beklenmektedir" dedi.

Dış ticaret hacminin 2006 yılının Ocak-Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15,7 artışla 180,1 milyar dolara yükseldiğini, 2006 yıl sonu itibariyle dış ticaret hacminin 219,5 milyar dolara ulaşmasını beklediklerini kaydeden Unakıtan, ''2007 yılı hedefimiz ise 244,7 milyar dolardır." ifadesini kullandı.

2006 yıl sonu ihracatının 84 milyar dolar, 2007 yılı ihracatın ise 95 milyar dolar olmasını beklediklerini bildiren Unakıtan, "İthalatın da 2006 yılı sonunda 135,5 milyar dolar, 2007 yılı sonunda ise 149,7 milyar dolar olmasını bekliyoruz'' diye konuştu.

"DIŞ TİCARET AÇIĞI, CARİ İŞLEMLER AÇIĞININ ARTMASINDAKİ TEMEL ETKEN"

Özel sektör yatırım talebi ve enerji fiyatları paralelinde artan dış ticaret açığının, cari işlemler açığının artmasındaki temel etken olduğuna dikkat çeken Unakıtan, cari açığın Ocak-Ekim döneminde 28 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğini hatırlattı.

Cari açığın sürdürülebilirliğinin, rakamsal büyüklüğünden daha fazla önem taşıdığını vurgulayan Unakıtan, şöyle devam etti: "Makro ekonomik temellerdeki sağlamlaşma, mali ve parasal disiplin ile enflasyonla mücadeledeki kararlılığın sürdürülmesi ve popülist politikalardan uzak durulması, cari açığın sürdürülebilirliğini artırmıştır. Ayrıca dışsal şoklar karşısında bir emniyet sübabı görevini yerine getiren dalgalı kur rejimi, Mayıs ayında yaşanan dalgalanmaya rağmen, sermaye çıkışlarını yeni girişlerle dengelemiştir. Bu ise artan güvenin ve ileriye dönük bekleyişlerin olumlu yönde geliştiğinin önemli bir göstergesidir."

Cari açığın sürdürülebilmesinde ve risk olarak algılanmamasında finansman kalitesinin de büyüm öneme sahip olduğunu söyleyen Unakıtan, "Cari açığın finansmanında geçmiş dönemlerde önemli bir paya sahip olan kısa vadeli portföy yatırımları, giderek azalarak yerini doğrudan yatırımlar ile büyük bir bölümü özel sektörce sağlanan uzun vadeli kredilere bırakmıştır. Ocak-Ekim döneminde 15,8 milyar dolar doğrudan yatırım girişi ile 37,3 milyar dolar uzun vadeli kredi kullanımı, ülkemizde cari açığın sağlıklı ve kalıcı bir finansman yapısına sahip olduğunu göstermektedir'' şeklinde konuştu.

"TÜRKİYE YABANCI SERMAYE İÇİN CAZİBE MERKEZİ HALİNE GELİYOR"

Türkiye'nin son yıllarda doğrudan yabancı sermaye için bir cazibe merkezi olma yönünde önemli bir aşama kaydettiğine işaret eden Unakıtan, "2002 yılında 1,1 milyar dolar olan doğrudan yatırım girişi yıllar itibariyle giderek artmış ve 2005 yılında 9,8 milyar, 2006 Ocak-Ekim döneminde ise 15,8 milyar dolara ulaşmıştır" diye konuştu.

"Eskiden bu yabancı sermaye bize neden gelmiyor diye gazetelerde çarşaf çarşaf haberler çıktığını" söyleyen Unakıtan, "Çünkü Türkiye'nin hali, yabancı sermaye için uygun değildi. Şimdi nereden nereye geldi. 1 milyar dolar nere, 20 milyar dolar nere. Aramızdaki fark bu işte. Yabancı sermeye, o ülkenin ekonomisine katkı sağlıyor. Bu konuda bağırmaya çağırmaya gerek yok. Yabancı sermaye niye geliyor? Çünkü ülkede ekonomi düzelmiş, istikrar sağlanmış. Açıkça söylüyorum; cari açığın en büyük ilacı, doğrudan yabancı sermaye girişidir. Sıcak para girişi de giderek azalıyor" şeklinde konuştu.

Hükümetin cari açığı düşürmek için gerekli tedbirleri aldığını söyleyen Unakıtan, istihdam üzerindeki vergi yükünü azaltacaklarını bildirdi.

Unakıtan, 2006 yılında borçların nominal olarak da azalmaya başladığına vurgu yaparak, "2006 yılında hükümet politikaları neticesinde kamunun borçlanmaya ihtiyacı yok" ifadesini kullandı.

"2007 YILI İÇİN TARIMSAL DESTEK ÖDEMESİ 5 MİLYAR YTL'Yİ AŞMIŞTIR"

Hükümetin, çiftçilere doğrudan gelir desteği, mazot desteği, gübre desteği, hububat prim desteği gibi önemli destekler sağladığını kaydeden Unakıtan,"2002 yılında yapılan toplam tarımsal destek ödemesi 1,868 milyar YTL iken, 2007 yılında yapacağımız toplam destek miktarı 5 milyar YTL'yi aşmış durumdadır." ifadesini kullandı.

Unakıtan, 2006 yılında yapılan toplam tarımsal destek ödemesi miktarının 5 milyar YTL'ye ulaştığını aktardı.

Hükümetin bilim ve araştırmaya büyük önem atfettiğini dile getiren Unakıtan, "Araştırma projelerine Cumhuriyet tarihinin en büyük kaynağını ayırma onuru, Hükümetimizin olmuştur" dedi. Unakıtan, araştırma projelerine ayrılan payın son 4 yıl içerisinde 5 kat arttığını ifade etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious