2007 test yılı olacak

  • Giriş : 15.01.2007 / 00:00:00

MÜSİAD Başkanı Dr. Ömer Bolat, “2007, ekonomimiz açısından test yılı olacak” dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dünyada genel olarak bir değişimin yaşandığını ve bu değişimin dışında kalınamayacağını belirten Bolat, ‘müşteri gelip de benden mal alsın’ diye bekleyen esnafın durumu kötüleşirken, kendisini yenileyen şirketlerin ayakta durduğunu söyledi

Mimar ve Mühendisler Grubu’nun Dedeman Oteli’nde geleneksel olarak her ay düzenlediği Pazar Toplantıları’nın bu ayki konuğu MÜSİAD Başkanı Ömer Bolat oldu.

Stand Tasarım Yarışması’nda birinci olan Atilla İlhan-Hasan Özdemir’e ödüllerini veren MÜSİAD Başkanı Bolat, törenden sonra yaptığı konuşmada “Türkiye’nin, doğru politikalarla yönetilirse, gelişmesini de sürdüreceğini” ifade ederek, “2007, ekonomimiz açısından test yılı olacak” dedi.

Dünyada genel olarak bir değişimin yaşandığını ve bu değişimin dışında kalınamayacağını belirten Bolat, ‘müşteri gelip de benden mal alsın’ diye bekleyen esnafın durumu kötüleşirken, kendisini yenileyen şirketlerin ayakta durduğunu söyledi. Ömer Bolat, “Müşteri artık kral oldu. Mesela, tekstil ihracatımız artmasına rağmen, diğer sektörlerin gölgesinde kaldı. İletişim ve enerji konularında kıyasıya bir rekabet yaşanıyor. Katma değeri artırabilmemiz için Ar-Ge’ye önem vermeliyiz. Yoksa dünya arenasında rekabet edemeyiz. Şirketler birleşmeli ve güç birliği oluşturmalılar” diye konuştu.

Yeni ekonomik düzende en çok acı çeken sektörün tarım olduğunu kaydeden Bolat, tarımın sübvansiyonla ayakta tutma gayretlerine rağmen, verimliliğin artırılalamadığını söyledi. Ömer Bolat şunları söyledi:

“Halbuki, tarımı sübvanse edeceğimize, teşviklerle desteklemeliyiz. Yani kişilere balık vereceğimize, balığı tutmasını öğretmeliyiz. KOBİ’ler desteklenmelidir. Türkiye’de istihdamın yüzde 61 yükünü çeken KOBİ’leri teşvik etmiyoruz… Proje hazırlamasını bilemediğimiz için, bir çok fırsattan yararlanamıyoruz. Artık kafamızı işyerinden çıkarıp, dünyaya bakmasını öğrenmeliyiz… Kalifiye eleman ihtiyacı had safhada. Vasıflı insan gücü yetiştirmemiz gerek. Üniversiteye girişte uygulanan katsayı eşitsizliğini koyanlar, meslekî eğitime büyük darbe vurdular. Bunun acısını önümüzdeki yıllarda çekeceğiz. Ayrıca Sosyal Güvenlik Reformu’nun Anayasa Mahkemesi’nden dönmesi, ekonomimiz açısından geleceği karanlık hale getiriyor. Genç emekliler, ekonomimize büyük yük oluyorlar… Enerji kaynaklarımızı çeşitlendirmek de lazım. Yoksa Rusya ve İran’ın doğalgazı kısmaları durumunda bile büyük darboğaz yaşarız. Riskleri azaltmak için, yumurtaların değişik sepetlere konması gereklidir. Ülkemiz doğru politikalarla yönetilirse, gelişmesini ve büyümesini de sürdürecektir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious