2013 tercih kılavuzu - Ösym ek tercih kılavuzu 2013 - 2013 ek yerleştirme

2013 tercih kılavuzu - Ösym ek tercih kılavuzu 2013 - 2013 ek yerleştirme.32219
24.09.2013 / 09:40:52

2013 tercih kılavuzu yayınlandı. Ösym ek tercihler yarından itibaren yapılacak. İşte bütün detaylar.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Uygun Uçak Bileti

Üniversitelerde ilk yerleştirmenin ardından boş kalan 109 bin kontenjan için ek yerleştirmeler yarın başlıyor. 2013-ÖSYS'nin ardından yapılan ilk yerleştirmede üniversiteli olamayanların hala bir şansı var. Bu kapsamda kontenjanı dolmayan ya da yerleştiği halde kayıt yaptırmayan adaylar nedeniyle açık oluşan programlarla birlikte, yeni açılan programlara ek yerleştirmelerle öğrenci alacak. 2013 ÖSYS merkezi yerleştirme sonucuna göre üniversitelerde 36 bin lisans, 73 bin önlisans olmak üzere toplam 109 bin kontenjan boş kaldı. Boş kalan kontenjanlara bakıldığında puan türlerinde mühendislik puan türü olan MF-4 ilk sırada yer aldı. 

Bu arada Hava Kirlenmesi Araştırmaları ve Denetimi (HKAD) Türk Millî Komitesi ile Anadolu Üniversitesinin ortaklaşa yürüttüğü "Uluslararası Katılımlı 5. Hava Kirliliği ve Kontrolü Sempozyumu" 18-20 Eylül günleri arasında Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşti. Sempozyum, 18 Eylül Çarşamba günü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi (AKM)'nde hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin tartışıldığı geniş bir platformda tartışmaya açıldı.

"Özel kirleticiler, çocuk sağlığını tehdit ediyor"

Bazı gazların ve cıva gibi spesifik kirleticilerin anne karnındaki cenine dahi zarar verdiği ve çocuklarda öğrenme bozukluğuna yol açtığını belirten Prof. Dr. Müezzinoğlu, otizm gibi durumlarda da özel hava kirleticilerinin büyük etkisi olduğunu vurguladı. Konuyla ilgili özellikle nöropatoloji konusunda Science dergisinde çok ciddi bulgular yayımlanmaya başlandığını ifade eden Prof. Dr. Müezzinoğlu, spesifik kirleticilerin anne karnındaki bebeğin beyin gelişiminde birtakım travmalara yol açtığını, çevre kirliliğinden etkilenerek doğan bebeklerde de pek çok rahatsızlığa rastlandığını kaydetti.

"Hava kirliliği sorunları geniş bir platformda tartışılacak"

"Bu toplantıların amacı; hava kirliliğinin değişik boyutlarıyla ilgilenen bilim insanlarını, ilgili tüm sektörleri, karar verme ve denetim alanında çalışan kişileri ve öğrencileri bir araya getirmek, hava kirliliği sorunlarını tartışarak en iyi çözüm yollarını bulmak üzere bir platform oluşturmaktır." diyen Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve Anadolu Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tuncay Döğeroğlu, gerçekleştirilen etkinlikte hava kalitesi ile ilgili sorunların masaya yatırılacağını ifade etti.

Sempozyumla ilgili olarak değerlendirmelerde bulunan Döğeroğlu "Bu sempozyumda, hava kalitesiyle ilgili bilimsel ve teknik konuların yanında yönetsel, hukuksal, sosyal konulardaki son gelişmeler sunulacak ve tartışılacak. Sempozyumun disiplinlerarası ve transdisipliner alanda tüm tarafları bir araya getirmesi, aralarındaki etkileşimin arttırılması, ortak çalışmaların ve projelerin oluşturulması için bir ortam yaratılması da hedefleniyor." şeklinde konuştu.

Toplantıda 3 gün boyunca verimli tartışmaların yürütüleceğini kaydeden Döğeroğlu "Sempozyumda 61'i sözlü, 22’si poster olmak üzere toplam 83 bildiri sunulacak. 4 davetli konuşmacı oturumu ile TÜBİTAK desteklerinin sunulacağı bir özel oturum, hava kirliliğinin sağlık etkilerinin disiplinlerarası boyutta tartışılacağı bir panel oturumu da gerçekleştirilecek. Ayrıca, aerosol konusunda çalışan bilim insanlarını bir araya getirmek ve karşılıklı bilgi paylaşımını sağlamak ve olası iş birliklerine vesile olmak amacıyla düzenlenmiş olan bir yuvarlak masa toplantısı düzenlenecek. Bu sempozyumun bildiri yazar listesinde 8’i 5 farklı üniversiteden ve 8'i de 5 farklı ülkeden olmak üzere toplam 240 kişi yer alıyor." diye konuştu.

Sempozyumun ilk oturumun moderatörlüğünü Prof. Dr. Gürdal Tuncel ve Yrd. Doç. Dr. Burcu Onat yaptı. "Orman Ekosistemlerinin İzlenmesi Programı" dâhilinde araştırmalara katılan İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay çalışmalarından bahsetti.

Üst solunumu etkileyici etkileri gözlenen, biber gazı ve bilumum göz yaşartıcı bomba ve ajanların kullanımının insanlar üstündeki etkilerini gözlemlemek üzere denenmesinin tüm dünyada yasak olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Eda Uslu Tuğtepe, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Bu tür maddeler ilk olarak M.Ö. 428, 1. Dünya Savaşı, Kuzey İrlanda ve Güney Kore’de kullanıldı. Kullanıldığında hem soluduğumuz havaya hem de insan üzerinde etkileri son derece olumsuz. İnsanlara karşı kullanıldığında insan bedeninde genel, gözler, solunum, cilt, kalp ve ölümlere yol açan sonuçlara rastlanıyor. Sadece insanlara değil; hayvanlara ve bitkilere de büyük zararlar veriyor."

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Kadir Alp ise konuyla ilgili olarak şu bilgileri aktardı: "Çok sayıda taş ocağı yerleşim bölgeleri yakınında veya içinde faaliyetini sürdürüyor. Taş ocakları ülkemizde mevcut işletme tarzları ile çevresel açıdan çok sayıda problem oluşturuyor. Havaya karışan tozların solunum yollarında ve oksijen miktarında düşüşe neden olması, doğada her türlü canlıya zarar verir. Bu işlemlerden sonra gerekli dezenfektan işlemlerini yapsak bile çoğu zaman tortulaşan kalıntılar doğaya karışıyor ve istenmeyen sonuçlar ortaya çıkıyor."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*