23 günlük boşluk taklitçiyi kral yaptı

23 günlük boşluk taklitçiyi kral yaptı .16156
  • Giriş : 20.06.2009 / 11:23:00

Markaların korunmasına dair kanunun 23 gün gecikmeli çıkması, birçok önemli markayı zor durumda bıraktı. Bu dönemde üretilen ürünler özellikle tatil cenneti güney sahillerinde el altından değil mağazalarda satılıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Markaların korunmasına dair kanunun 23 gün gecikmeli çıkması, birçok önemli markayı zor durumda bıraktı. Bu dönemde üretilen ürünler özellikle tatil cenneti güney sahillerinde el altından değil mağazalarda satılıyor.

"Taklit ürün bolluğundan gerçek ürün satamaz olduk. Güney bölgelerindeki mağazalarımıza gelen müşteriler, 'Acaba bu ürünler de mi sahte' diye soruyor. Sahil yörelerindeki satışlarımızda bir türlü artış olmuyor."

Uluslararası markalar, taklitle mücadeleye ilişkin ocak ayında yaşanan 23 günlük yasal boşluk nedeniyle sahte ürün satışlarında yaşanan yüzde 50-60'lık artışa, işte bu sözlerle veryansın ediyor.

Calvin Klein, Diesel, Lacoste, Adidas, Puma, Levis ve Converse gibi çok sayıda uluslararası marka, taklit ürünlerle mücadeleye ilişkin yasal düzenlemedeki gecikme nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Taklit ürünlerle mücadele konusunda 13 yıldır uygulanan 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname, Anayasa Mahkemesi'nin verdiği süre içinde gerekli değişiklik yapılmadığı için 5 Ocak'ta düştü. 5833 sayılı "Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ise 28 Ocak'ta yürürlüğe girdi. Ancak aradaki 23 günlük yasal boşlukta taklitçilere gün doğdu. Hem geriye dönük 20 bine yakın markaya tecavüz davası beraatle sonuçlandı hem de yakalanan sahte ürünlerin de sabıka sahiplerine iade hakkı doğdu. Ocağın zamanda imalat ayı olması da merdivenaltının ekmeğine yağ sürdü ve taklit ürünler piyasaya serbestçe girmeye başladı. Türkiye'de tahmini 4 milyar dolar olan taklit ürün pazarındaki satışlar, geçen yıla göre yüzde 50-60 arttı.

Tescilli Markalar Derneği (TMD) Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Kahveci, güney sahillerinde eskiden el altından satılan taklit ürünlerin, şimdilerde mağaza ve pazar tezgâhlarında alenen sergilenmeye başladığını söylüyor. Puma ve Converse markalarının avukatı Güner Tok ise taklit ürünlerde asıl patlamanın 6 ay sonra yaşanacağını belirterek "Mahkemelerden çıkan beraat ve ürünlerin sanıklara iade kararlarını temyiz ediyoruz. Ancak 6 ay sonra iadeler fiili olarak başlayacak. O zaman da piyasadan kalkmış ürünler tekrar piyasaya girecek. Taklit ürün satışlarındaki artışlar 6 ay sonra yüzde 100'leri de aşabilir. Bu durum, markalar açısından tam bir felaket olacak" diyor.

Yasa bir yıldır bekleniyordu
1995 yılından bu yana sadece 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yürütülen taklitçilikle mücadele, Anayasa Mahkemesi'nin geçen yıl verdiği kararın ardından yasal dayanaktan yoksun kaldı. Anayasa Mahkemesi, "Suç ve cezanın ancak kanunla düzenlenebileceği" gerekçesiyle ilgili kararnameyi, 5 Ocak 2009'dan itibaren geçerli olmak kaydıyla 3 Ocak 2008 tarihli kararıyla iptal etti. Yeni tasarı ise ancak bu tarihten sonra dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunuldu. Ancak "5833 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 28 Ocak'ta Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Aradaki 23 günlük süreçte mücadele yasal dayanaktan yoksun kaldı. Söz konusu süreç, aynı zamanda üretim dönemine de denk geldiği için taklitçiler yasal boşluktan yararlanarak sahte ürünleri piyasaya daha fazla adette sürmeye başladı.

Güney taklit cenneti oldu
TMD Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Kahveci, yasanın düşmesiyle daha önce yapılan takiplerde ele geçirilen taklit ürünlerin iade edilmek zorunda kaldığına işaret ediyor. Bu durumun taklitçileri eski gücüne kavuşturduğunu belirten Kahveci, "Taklitçiler yeniden varlığını sürdürür hale geldi. Geçen yıla göre taklit ürünlerin sayısında artış var. Çünkü kanuni boşluğun oluştuğu dönem aynı zamanda imalat dönemine denk geldi. Taklitçiler de yüklü üretimlerde bulundu. İşte o dönemin ürünleri, şimdi piyasada kol geziyor. Özellikle Side, Kundu, Marmaris ve Bodrum gibi tatil yörelerinde eskiden sahte ürünler tezgâhlarda sembolik olarak sergilenir, asıl satışlar el altından yapılırdı. Şimdi artık pazar ve mağaza tezgâhları sahte ürünlerle dolu, alenen pazarlanıyorlar" şeklinde konuşuyor.
Ocak ayında yaşanan yasal boşluk nedeniyle geriye dönük tüm davaların düştüğüne ve 1995 yılından bu yana yürütülen çalışmaların boşa gittiğine dikkat çeken Kahveci, yeni düzenleme ile mücadeleye sıfırdan başladıklarını söylüyor. Kahveci, "Düzenleme sayesinde markalar eskiden olduğu gibi yeniden taklitle mücadele takibini yapabiliyor. Ancak mücadelede belli bir aşama kaydetmiştik, hatta Türkiye uluslararası markaların kara listesinden çıkmıştı ama şimdi yeniden emekleme dönemine döndük. Patent ve tasarım konusunda halen cezai koruma yok. İnsanlar da pahalı olduğu için hukuki yolu deneyemiyor" diye konuşuyor.

Taklit ürünler yüzde 60 arttı
TMD Eşbaşkanı Selçuk Güzenge ise, geçen yıla göre taklit ürünler satışının yüzde 60 arttığına dikkat çekiyor. Özellikle Akdeniz'deki tatil yörelerinin taklit ürünlerle kaynadığının altını çizen Güzenge, "Devlet bu konuda üzerine düşeni yapamadı. Biz de TMD olarak biraz işi ağırdan aldık. Sonuçta ortaya böyle bir durum çıktı. Özellikle sahte ürünler üreticilere iade edildiğinde, asıl o zaman Türkiye tam bir taklit cennetine dönüşecek" diye konuşuyor.

Orijinali sahte sanıp almıyorlar
Türkiye'de en fazla taklit üretimi yapılan markalardan biri Calvin Klein. Markanın Türkiye'deki yöneticileri, taklit üretimler nedeniyle Calvin Klein imajının zarar gördüğünü ve diğer yabancı markaların da Türkiye'ye olan güveninin zedelendiğini belirtiyor. Calvin Klein'ın Türkiye'deki hazırgiyim ve iç giyim distribütörü Çiçek İç Giyim'in ortaklarından Vedat Stamati, tatil bölgelerinde yoğunlaşan taklit ürün satışları nedeniyle orijinal ürün satışlarının bu bölgelerde artmadığına dikkat çekiyor. "Güney bölgelerindeki mağazalarımıza gelen müşteriler, 'Acaba bu ürünler de mi sahte' diye soruyor" diyen Stamati, "Taklit ürün bolluğundan gerçek ürün satamaz olduk. Sahil yörelerindeki satışlarımızda bir türlü artış olmuyor" diye yakınıyor. Taklit ürün sorununun, Türkiye'de kronik hale geldiğini dile getiren Stamati, şöyle devam ediyor: "Taklit konusu bugünün sorunu değil. Devletin yıllar önce bu konuda önlem alması gerekiyordu. Dünyada taklit ürün konusunda çok ciddi cezai yaptırımlar var. Türkiye'de ise hâlâ önlem alınmaması düşündürücü. Yoğun denetimlerin yapılması gerekiyor. Calvin Klein'ın taklit üreticilere karşı çok sayıda davası var. Yeni çıkan yasa da bizim için önemli değil. Çünkü uygulama olmadığı müddetçe sorunlar devam edecek. Yani yasanın metin olarak kalması bizim için hiçbir anlam ifade etmiyor."

Her ay 30 yeni dava açılıyor
Türkiye'de ürünleri en çok taklit edilen markalardan biri de İtalyan denim markası Diesel. Markanın Türkiye distribütörü Özlenir Giyim'in Yönetim Kurulu Başkanı Tahsin Özlenir, taklit ürünlere karşı en büyük mücadeleyi veren markalardan biri olduklarını söylüyor. Merdivenaltı üretime karşı günde ortalama 2 kez operasyon düzenlediklerini anlatan Özlenir, "Türkiye'de bu konuda en büyük mücadeleyi Lacoste ile birlikte Diesel veriyor. Ayda en az 30 yeni dava açıyoruz. Ticaret mahkemelerinde süren 700'ün üzerinde davamız var" diyor. Ocak ayında yaşanan yasal boşluk nedeniyle taklit mal üreticilerinin cesaret aldığına dikkat çeken Özlenir, devam eden davalarda ise süre kazandıklarına işaret ediyor.

Altı ay sonra tam bir felaket yaşanacak
Puma ve Converse markalarının avukatı Güner Tok, 23 günlük yasal boşlukta geçmişe yönelik bütün eylemlerin suç olmaktan çıktığına, hüküm almış kişilerin sabıkalarının ortadan kalktığına, devam eden yargılamaların ise beraatle sonuçlandığına dikkat çekiyor. İstanbul, Ankara ve İzmir'deki yaklaşık 9 bine yakın davanın beraatle sonuçlandığını anlatan Tok, şunları söylüyor: "Anadolu'daki asliye ceza mahkemelerinde de bir o kadar dava vardı, onlar da beraatle sonuçlandı. Sabıka kayıtları temizlenen kişilerde yeniden suç işleme eğilimi başlayacak. Ayrıca yakalanan tüm sahte ürünler de sanıklara iade edilecek. Mahkemelerden çıkan beraat ve ürünlerin sanıklara iade kararlarını temyiz ediyoruz. Ancak 6 ay sonra iadeler fiili olarak başlayacak. O zaman da piyasadan kalkmış ürünler tekrar piyasaya girecek. Şu anda yüzde 50-60'lık artışlar varsa, 6 ay sonra yüzde 100'leri de aşabilir. Bu durum, markalar açısından tam bir felaket olacak."

Yeni düzenleme marka sahibine
ne gibi avantajlar getiriyor?
- Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması engellenebilecek.
- Tescilli markayla benzer olan ve karışıklık yaratacak herhangi bir işaretin kullanılmaması istenebilecek.
- Tescilli markanın itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikte herhangi bir işaretin kullanılmasının önlenmesi istenebilecek.
- Markayı taşıyan malın piyasaya sürülmesi, stoklanması, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde ve alan adı olarak kullanılması yasaklanabilecek.
- İzinsiz olarak markayı düzenlemede belirtilen biçimlerde kullanmak, markayı ayırt edilmeyecek derecede taklit etmek, markayı taşıyan ürünleri satmak marka hakkına tecavüz sayılacak.

Yeni yasanın geciktiği 23
günlük boşlukta neler oldu
-Geçmişe yönelik bütün eylemler suç olmaktan çıktı.
-Hüküm almış kişilerin sabıkaları temizlendi.
-Devam eden yargılamalar beraatle sonuçlandı.
-Sadece İstanbul, Ankara ve İzmir'deki 9 bine yakın dava beraatle sonuçlandı.
-Yakalanan tüm sahte ürünler sanıklara iade edilecek.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*