28 Şubatçıların marifeti!

  • Giriş : 09.12.2006 / 00:00:00

Bakan Coşkun: "28 Şubat'çılar İmam Hatip Liselerini kapatabilmek için meslek liselerini mahvettiler"

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Babadağ Sanayici ve İşadamları Derneği (BASİAD) davetlisi olarak Denizli'ye gelen Bakan Coşkun, Polis Evi'nde sanayicilerle düzenlenen toplantıya katıldı.
Toplantıya Denizli Valisi Hasan Canpolat, Belediye Başkanı Nihat Zeybekci, AK Parti Milletvekilleri M.Salih Erdoğan, Mehmet Yüksektepe, Osman Nuri Filiz, CHP Milletvekili Mustafa Gazalcı, Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Prof. Dr. Hasan Gazalcı, BASİAD Başkanı İsmail Yılmaz, Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Müjdat Keçeci, Denizli Ticaret Odası Başkanı (DTO) Mehmet Yüksel, Denizli Ticaret Borsası (DTB) İbrahim Tefenlili, Denizli Esnaf ve Sanatkârlar Odalar Birliği Başkanı Musa Çelikkol, Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (DETKİB), Başkanı Raşit Güntaş, Denizli Genç İş Adamları Derneği (DEGİAD) Ercüment Erdem, Genç Tüccar ve İşadamları Derneği (GETİAD) Başkanı Necdet Özer, Denizli Sanayiciler ve İşadamları Derneği (DESİAD) Başkanı Gültekin Oktay Salgar ve çok sayıda işadamı katıldı.

200 üyesi ile Türkiye ihracatının yüzde 6'sını gerçekleştiren BASİAD Başkanı Yılmaz, sanayicinin en önemli ihtiyaçlarından birisinin ara elemanların yetiştiği meslek okulları olduğunu söyledi. Yılmaz, "Avrupa'da olduğu gibi ilköğretim okullarından itibaren öğrencinin yeteneğine göre yönlendirilmesi gerekir. Meslek lisesi memleket meselesi haline gelmiştir. Meslek liselerine çok önem verilerek, meslek sahibi gençler yetiştirmeliyiz. Bu konuda gereken neyse yapılmalıdır," dedi. Toplantıda oda başkanları da birer konuşma yaparak sanayicilerin ve meslek gruplarının sorunlarını anlattılar.

CHP Milletvekili Gazalcı da, meslek liselerinin yaşama dönük sanayi işbirliği halinde olması gerektiğini ifade etti. Gazalcı, "Bu rahmetli Nejdet Uğur'dan beri bir düştür. Maalesef okullarımızda gerçek anlamda yaşama dönük üretime dönük, adı meslek okulu olsa da gerçek anlamda yaşam ve işbirliği sağlanamadı. Bu sağlanabilir," şeklinde konuştu.

Vali Canpolat da teknik ve ara elaman eksikliğinin Denizli'de hat safhada olduğunu, Türkiye'de bir yandan işsiz varken diğer yandan da istihdam açığı olmasının dikkat çekici olduğunu vurguladı. 8 yıllık eğitim bir bütün olarak uygulandığı belirten Canpolat, çözüm olarak beş yıldan sonra 3 yıllık eğitimin çıraklık eğitimi ile bütünleştirerek mesleğe yönlendirilmesini önerdi.

Toplantıda en son kürsüye çıkan Bakan Coşkun ise Anavatan Partisi döneminde 8 yıllık eğitimin yönlendirilmeli olarak hazırlandığını ancak 28 Şubat'çıların Başbakan Mesut Yılmaz'ı bir gecede değiştirdiklerini anlattı. Coşkun, "Biz Anavatan Partisi olarak 8 yıllık eğitimi, hatta 9, 10, 11, 13 yıllık eğitimi arzu ediyorduk. Rahmetli Avni Akyol başkanlığında toplandık. 68 imza ile yasa teklifi verdik. 28 Şubat'çılar bir gece Sayın Mesut Yılmaz'ı bir çağırdılar. Eline bir belge tutuşturdular. Yönlendirmeli olan eğitim, birden bire kesintisiz zorunlu eğitime döndü. Benim Anavatan Partisi'nden ayrılış sebebim olmuştur," dedi.

Kendisinin sanayiye inanmış biri olduğunun altını Çizen Bakan Coşkun, "Açıkça söylüyorum. İmam Hatip Liseleri'ni kapatabilmek için meslek liselerini mahvettiler, yok ettiler. Bu gün Türkiye'nin değişmesinin önündeki en büyük engeli koydular. Vebal altındadırlar. Ama onlara kimse hesap sormuyor. Bunun faturasını da biz ödüyoruz. Meslek okulları dendiğinde ayyuka kalktılar. Türkiye'yi geri götürüyorlar, irticayı getirecekler dediler. Bu önyargılar bu güvensizlik ve sadece sloganlarla halkı aldatma döneminin bittiğinin farkında değiller," şeklinde konuştu.

İktidarın mazeret aramadığını söyleyen Coşkun, "İktidar çare arar. Bunun hepsinin hesapları kitapları yapıldı. Ama Türkiye'yi gereksiz yere germek istemiyoruz. Çünkü ülkemize faydası yok. Sabrediyoruz. Ama davadan vazgeçmiyoruz. Türkiye'nin kalkınma davasından kastediyorum. Onu da yanlış yorumlarlar. Bunların gizli bir davası mı var derler. Çünkü ülkeye herhangi olumlu bir hizmet getirmemiş zihniyetler, sloganlarla, çalışanların önünü engellemeye çalışıyorlar," dedi.

Gümrük birliğine girerken çok tavizler verdiğini de ileri süren Bakan Coşkun, Avrupa birliğinin siyasi karar organında yer almadan Gümrük Birliği ile egemenlik haklarının devredildiğini bildirdi. Bunun üçüncü ülkelerden gelecek mallara konacak gümrüklerde Türkiye'nin yetki sahibi olmaması anlamına geldiğini kaydeden Coşkun, dış ticaretteki açığın temel sorununun bu olduğunu savundu. O gün Gümrük Birliği'ne kimsenin karşı çıkmadığının altını çizen Coşkun, Türkiye makro ekonomik dengelerinin düzeldiğini, mikro sorunların çözümüne geldiklerini kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious