28 Şubat'ın, ticari hayata etkisi

28 Şubat'ın, ticari hayata etkisi.13943
  • Giriş : 28.02.2008 / 16:49:00

11 yıl önce yapılan 28 Şubat postmodern askeri darbesinin siyasi hayata olduğu kadar ticari hayata da olumsuz yönde çok etkisi oldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye 28 Şubat askeri darbesinin yaptığı etkileri tartışıyor. Bu zamana kadar siyasi ve sosyolojik alandaki olumsuz etkileri tartışılan 28 Şubat’ın ilk defa ticari hayata yaptığı etkileri tartışıldı.

28 Şubat’ın, “Ticari Hayata Etkileri”ni masaya yatıran, Esnaf ve Sanatkârlar Derneği’nin (ESDER) paneline katılan konuşmacılar, sürecin ardından Türkiye'de ekonomik olarak büyük kayıplar yaşandığını belirterek, yaşanan sürecin küresel güçlerin eliyle yapıldığına dikkat çektiler.

Panele Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Altuğ, Dünya gazetesi yazarı ekonomist Uğur Civelek, Zaman gazetesi yazarı ekonomist Hüseyin Sümer ve MÜSİAD Ankara Şube Başkanı Hüdaverdi Çakır konuşmacı olarak katıldı. TV5 Ankara Temsilcisi Mustafa Kurdaş'ın yönettiği panelin açılış konuşmasını yapan, ESDER Genel Başkanı Mahmut Çelikus, Kuzey Irak'ta kahramanca mücadele veren Mehmetçiklerin başarısına değinerek "Mehmetçiğimizin gayreti, övgü ve takdirin üzerindedir. Allah'tan Mehmetçiğimize ve komutanlarına yardımcı olmasını niyaz ediyorum. Aziz şehitlerime Allah'tan rahmet, şehit ailelerine de sabırlar diliyorum" dedi.
 

"KÜRESELCİLER RAHATSIZ OLDULAR"

İki turdan oluşan panelde ilk konuşan ekonomist Uğur Civelek oldu. 28 Şubat post modern darbesinin daha geniş bir perspektiften değerlendirilmesi gerektiğini belirten Civelek, olayın küresel güçlerin etkisiyle olduğunu söyledi. Türkiye'nin küreselleşmeden hep zararlı çıktığını söyleyen Civelek, sözlerine şöyle devam etti: "Küresel aktörler, hep kendi emirlerinde çalışacak iktidarlar ararlar. Önce iktidarlara planlar veriliyor. Ardından borç veriliyor. Kısacası ülkede asla üretim istenilmiyor. Sadece tüketim isteniliyor. Karşı çıkan iktidarlar ise CIA ajanları tarafından hemen çeşitli propaganda ve oyunlarla iktidar düşürülür ve aynı senaryo yeni iktidarlar için bir daha yazılır. Bu süreç hep böyle devam eder. Türkiye'nin artık zamanı kalmadı. Şartlar böyle devam ederse her şeyimizi kaybederiz. Ülke olarak biz bir aileyiz. Artık birbirimizi eleştirmeyi bırakıp, birlik olmalıyız. Güçlenmek istiyorsak sadece tüketmeyi bırakıp, üretime geçmeliyiz. Aksi takdirde Türkiyemiz kaybeder. Aklını kullanmayan insanların inancı da olmaz.

Dünyada üç tane yönetim sistemleri vardır. Bunlar; demokrasi, monarşi ve anarşidir. Türkiye anarşiyle monarşi arasında bir yerdedir ve 60 yıldır da bundan kurtulmadı."

 

"TÜRKİYE'DEKİ SİSTEM PARAKSİDİR"

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Altuğ'da Türkiye'de demokrasi olmadığını söyleyerek, "Parası olan istediğini söyler, yazar ve istediği gibi de yaşar. Buna ancak paraksi denir. Türkiye'deki sistem ancak bu olur" dedi. Refahyol Hükümeti döneminde Başbakan'a danışmanlık yaptığını belirten Altuğ, Refahyol Hükümeti döneminde Türkiye'nin ilk defa denk bütçe gördüğünü söyledi. Osman Altuğ, sözlerine şöyle devam etti: "Refahyol Hükümeti birçok alanda ilkler gerçekleştirdi. Denk bütçenin yanında memur, işçi, emekli maaşları yüzde yüzün üzerinde zamlandı. İnsanlarda alım gücü yükselince esnaf ve sanatkârlarımız da haliyle rahat bir dönem geçirdi. Biz o dönemde üreten bir ekonomi modeline geçtik. Faizleri hem aşağıya çektik hem de vergilere tabi tuttuk. Reel faiz yüzde 2'lere kadar düştü. Ancak Türkiye'nin kayıtlı, üreten bir ekonomiye geçmesinden rahatsız olan çevreler oldu. Türkiye'de suni gündemler oluşturarak, 28 Şubat'ın oluşmasını sağladılar. Onlar Türkiye'nin kalkınmasını kesinlikle istemiyorlar. Sadece üretmeden, yorulmadan paradan para kazanarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Türkiye artık döviz-faiz-borsa üçgeninden kurtulmalıdır.

 

"28 ŞUBAT'TA ESNAFA KAZIK ATILDI"

Kayıtlı ekonomi kalkınmanın temel öğesidir. Kayıt dışı ekonominin olduğu bir yerde iki devlet vardır. Biz Refahyol Hükümeti döneminde kayıtdışı ekonomiyi bitirmek için en büyük parayı madeni 1 lira yapacaktık. Ve "Akıllı Kart" getirecektik. Para küçük olduğu için kimse yanında para taşımazdı. Kartla yapılan her alışverişte kayıtlı olacaktı. Büyük banknotlarla kayıtlı ekonomiye geçilmez. Zaten Refahyol'un düşürülmesinin altında da ekonominin iyiye gitmesi yatıyor. Bazıları rahatsız oldular. Hükümet'i düşürdüler. 28 Şubat süreciyle esnafa kazık atılmıştır, faizler artmaya başlamış, sistem rantiyecilerin eline geçmiştir."

 

"KAYBEDEN TÜRKİYE OLDU"

Panelde konuşan Hüdaverdi Çakır, Türkiye'nin, 1960'lı yıllardan başlayarak geçirdiği süreçler hakkında değerlendirmelerde bulunurken, ülkenin sanayi anlamında beklenilen düzeyde kalkınamadığını, bunun da ülkenin sanayiden anlamayan kesimler tarafından yönetilmesinden kaynaklandığını belirtti. Türkiye'nin, denk bütçeyi hedefleyip gelirleri kadar harcamayı amaçlarken, şimdi ise ''çılgın'' bir tüketim içinde bulunduğunu ve bu tüketimle israfın arttığını anlatan Çakır, ''28 Şubat süreci öncesi birilerinin inine şiş sokuldu, birilerinin düzeni bozuldu. Bu sürecin ardından Türkiye'nin büyük kayıpları oldu. Bu gürültünün içinde kayıplar 50-80 milyar dolarları buldu'' diye konuştu. Meslek liseleri konusuna da değinen Çakır, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye'de bir yandan işsizlik artarken, biz sanayiciler olarak kalifiye eleman bulamıyoruz. Bu 28 Şubat'ın sonucudur. Avrupa'da meslek liselerinde okuyanların sayısı yüzde 75 seviyesinde iken, bu oran ülkemizde 25'lerde kaldı. Bu acı bir durumdur. Meslek liselerinin önünü kapatmak, vasıfsız insan yetiştirmektir. Mantığını anlayamıyorum."

 

"SERMAYEYİ RENKLERE AYIRDILAR"

Zaman gazetesi yazarı ekonomist Hüseyin Sümer de 28 Şubat sürecinde bazı çevrelerin suni gündemler oluşturarak, Anadolu sermayesinin güçlenmesinden rahatsız olduklarını söyledi. 28 Şubat'ı bir film senaryosuna benzeten Sümer, sözlerine şöyle devam etti: "Anadolu aslanları kavramı yavaş yavaş güçleniyordu. Üretim çeşitlendi. Bunu hazmedemeyen çevreler, bu iş çevrelerine yeşil sermaye ismini vererek onları dışladılar. Çünkü Anadolu sermayesinin güçlenmesini kesinlikle istemiyorlardı. Ancak şu var. 28 Şubat onları durdurmamıştır. Bugün kendinden emin bir şekilde yine güçlendiklerini rahatlıkla görebiliyoruz."

 

HABER7

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious