3. boğaz köprüsü yolda

  • Giriş : 10.10.2006 / 00:00:00

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 3. Boğaz Köprüsü’nün 2007 yılı içinde programa girebileceğini, güzergahlar üzerinde çalışmaların devam ettiğini bildirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Bir gazetecinin, Başbakan Erdoğan’ın 3. Boğaz Köprüsü’nü İstanbul’da yapacaklarına ilişkin görüşlerini hatırlatarak, "güzergahın ne olacağı ve yapımın ne zaman başlayacağı" yönündeki sorusu üzerine Topbaş, "2007 yılı içinde bu programa girebilir. İhaleye çıkılabilir. Bir noktaya kadar getirildi" dedi.

Topbaş, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının ilgili birimlerinin güzergah konusunda çalışmalar yaptığını ve 5 yer belirlendiğini kaydederek, güzergahlardan birinin iki köprü arası olarak öngörüldüğünü, bunun mevcut trafiği daha rahatlatacağı görüşüyle düşünüldüğünü bildirdi.

Bir diğer teklifin birinci köprüden daha aşağıya (güneye) olduğunu, 3 tanesinin de daha kuzeye yapılması yönünde hazırlandığını anlatan Topbaş, konuyla ilgili hesapların yapıldığını söyledi. Kadir Topbaş, "Bu köprüyle ilgili şu kararın netleşmesi lazım. İstanbul trafiğiyle ilgili İstanbul köprüsü mü? Ulusal bir köprü mü? Sayın başbakanımızın bahsettiği ulusal bir köprü. Kamyonlar, TIR’lar, transit geçişler, ihracat, ithalat, Yani İstanbul’u baskıdan kurtaracak, kendi başkanlık döneminde düşündüğü tarzda bir projesi var" diye konuştu.

20 YIL SONRASINI DÜŞÜNMEK
Topbaş, İstanbul’un kent içi trafiğini ortadan kaldıracak bir köprü olması halinde, o zaman ’köprüleri genişletsek, iki köprü arasında mı olsa, daha güneyde mi olsa gibi’ görüşler ortaya çıktığını dile getirerek, İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezinde (İMP) bazı uzmanların da "Marmaray bitsin, görelim" görüşünü dile getirdiklerini anlattı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama iş işten geçtiği zaman, ’görelim’ dediğiniz zaman, şu kadar yıl geçmiş, binlerce araç yığılmış, hadi çöz bakalım. Çözemezsiniz. Bunun önüne geçmek için öngörünüz, bundan 20 yıl sonrayı görebiliyorsanız başarılı olabilirsiniz. Eğer yılda 200 bin araç çıkıyor ve 5 yıl sonra 1 milyon araç ilave olduktan sonra, ’demek ki gerekiyormuş’ diye köprü yapmaya kalkarsanız, yine çözemezsiniz. O açıdan öngörüyle olayı önceden görmek değil, önceden kestirebilmek ve çözebilmek..." Topbaş, bir gazetecinin, "İMP’de hazırlanan 1/100.000’lik Çevre Düzeni Plan notlarında 3. Boğaz Köprüsü’nün yer almadığını ve uzmanların bu köprünün günahına girmek istemediklerini dile getirdiklerine" yönelik sözleri üzerine de, şöyle konuştu:

"Plancılar orman alanlarını baskı altına alabilir mi? İstanbul’un yerleşimi kuzeye doğru kayar mı endişesini taşıyorlar. Şu anda üçüncü köprü yok, ama İstanbul’un kuzeyinde de orman alanları içinde yerleşimler var. Siz yönetim olarak yanlışlara müdahale etmiyorsanız, önüne geçemiyorsanız köprü olsun, olmasın bu devam eder, kaçınılmaz. Bu köprüler mümkün mertebe viyadükler üzerinde olmalı, araziye basmamalı ve transit geçişlere imkan vermeli. Çok iyi disipline edilmesi lazım. Şu an köprü yokken müdahale ediyoruz." Topbaş, bir başka soru üzerine,"3. Köprü konusunda kararı verecek olan hükumet. Biz de hükumetle paralel çalışıyoruz. Belediyemizin önüne sürpriz olarak gelmeyecek. Görüşümüz dikkate alınıyor. İMP şu anda bu çalışmanın içinde değil. Yapılan öneri netleştikten sonra burada planlara monte edilecek" dedi.

Kadir Topbaş, "İkinci tüp geçit İstanbul’un trafiğini rahatlatmaz mı?" sorusuna karşılık, "Ahırkapı’dan karşıda Selimiye’yi geçtikten sonra çıkan iki gidiş, iki geliş lastik tekerlekli araçlar için yapılan bir çalışma. Böyle bir tüp geçidi yapabilme yetkisini Bakanlık, İstanbul Büyükşehir Belediyesine verdi" görüşünü dile getirdi.

HALİÇ KÖPRÜSÜ
Haliç Köprüsü’ndeki gecikmeye ilişkin olarak da, sondaj çalışmalarının bittiğini, ancak güzergah çalışmaları yapanların bazı noktaları dikkate almamaları nedeniyle bazı sorunlar yaşadıklarını anlatan Topbaş, şunları kaydetti:

"Köprüyle ilgili bir sıkıntı yok, kuruldan geçti, tasarımı bitti.

Şişhane’de bir duvar kalıntısı var. Bu duvar kalıntısına dikkat etmedikleri için o duvar tarihi midir, korunması gerekir mi, değil mi, altından mı geçelim, nasıl geçelim, noktasında belirsizlik var. O duvarla ilgili kuruldan görüş bekliyoruz.

Sorun yaratan tek o duvar. Sur kalıntısı olarak bahsediliyor. Ama, buna kurul karar verecek. 2 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanı Prof.

Dr. Mete Tapan, ’sorun yok’ dedi. Kararı çıkartacaklar. Yaz tatili olduğu için gecikti."

"EN BAŞARILI BELEDİYE BAŞKANI KIYIKLIK"
Kadir Topbaş, "En başarılı ilçe belediye başkanı kim?" sorusuna da, " Bağcılar Belediye Başkanı Feyzullah Kıyıklık. Bir numara. Bu kadar net söylüyorum" diye konuştu.

Topbaş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul İl Başkanlığı yaptığı dönemde kendisinin de 1993-1995 yılları arasında Bağcılar ilçe başkanlığı yaptığını ve o dönem bir yılda 23 bin yeni üye kaydettiğini anlattı.

Ev ev, kapı kapı, mağaza mağaza dolaştığını ve 2 yılın sonunda 60 bin üye ile teslim ettiğini ifade eden Topbaş, "Erdoğan ’bizi buraları, Büyükşehire taşıyacak’ dedi. Gerçekten böyle oldu. Bu yöntem bizde var. Biz bundan haz duyuyoruz. Kapı kapı girebiliyoruz. Sabahın beşinde banka kuyruklarında çay, poğaça dağıttığımızı biliyorum" dedi.

TOPBAŞ’IN GİYİM TARZI
Kadir Topbaş, giyim tarzına ilişkin bir soru üzerine de şunları söyledi:

"Kıyafetlerimi damadım yapıyor. Cacharel’den. Gençliğimden, çocukluğumdan beri giyimime biraz özenirim. Babam da düzgün giyinmeyi severdi, ben de düzgün giyinmeyi severim. Çok marka meraklısı değilim, ama yakışanı, güzel olanı giymek kendi tercihimdir. Kravatımı kendim seçerim, renkleri seçerim. Damadım bir iki kumaş getirir, bakarım. Elbiselerim özel dikiliyor. Özel derken ölçü alınıyor, kalıp var, kalıba göre dikiliyor." Topbaş, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in çorabında olduğu gibi çoraplarına isim yazılıp yazılmadığı yönündeki bir soruya, "Çorabımda özel şahsi markam yok" dedi.

Gömleklerinin bazılarında etiket yerine isminin yazıldığını belirten Topbaş, göreve geldiği günden beri aynı kalıbı giydiğini, Ramazan’da üç kilo verdiğini, iki kilo daha vereceğini söyledi.

Fakir evlerine gittiği için o sofradan sonra başka bir yerde yemek yemediğini, zaten o görüntülerin zihninden silinmediğini ifade eden Topbaş, "Evimde de yemek yemiyorum. Ancak sahura mutlaka kalkıyorum. Ufak bir dilim ekmek, bir kaç dilim kahvaltılık yapıyorum" diye konuştu.

Topbaş, yoğun çalışma temposuna karşı takviye amacıyla ilaç alıp almadığı yönündeki bir soru üzerine, vitamin dahil ilaç almadığını söyledi.

Bebekliğinde anne sütüyle, çocukluğundan itibaren de doğal besinlerle beslendiğini anlatan Topbaş, "O dönemlerde yetiştik biz. O yüzden tahammül gücümüz çok daha fazla. Zannediyorum, şurada 2,5 seneden beri sadece bu yıl iki günlük bir grip hali oldu. O da ayakta geçti. Onun dışında bir rahatsızlık olmadı" dedi.

İçeceklerinin natürel olmasına dikkat ettiğini bazen aspirin türü ilaçlar kullandığını anlatan Topbaş, "İlaç prospektüslerinin üzerindeki yazıyı gözlüksüz okurum. Bir takım rahatsızlıklar isnat ettiler, ama en son rahatsızlık isnat edileceklerden bir tanesiyim. Spor yaptım, güreş yaptım, ama daha çok jimnastik yaptım. Onun verdiği bir bedensel gelişme var" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious