367 kafa karıştırdı

  • Giriş : 28.12.2006 / 00:00:00

Seçim için 367 milletvekilinin gerekliliği tartışması sürüyor

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yargıtay Cumhuriyet eski Başsavcısı Sabih Kanad- oğlu’nun başlattığı, Meclis’te üçte iki çoğunluğu oluşturan 367 milletvekili toplanmadan cumhurbaşkanlığı seçimi yapılamaz tartışması sürüyor. Hukukçuları da ikiye bölen tartışma, yargı ve siyaset çevrelerinin dün de gündemini oluşturdu.

Cumhurbaşkanı seçiminin nasıl yapılacağını düzenleyen Anayasa’nın 102’nci maddesinde, oylamalara katılacak milletvekili sayısına ilişkin açık bir ifade yer almıyor. Tartışmalı madde, cumhurbaşkanın Meclis’in üçte iki çoğunluğunun oyları ile seçileceğini düzenliyor.

Birinci ve ikinci tur oylamalarda üçte iki çoğunluğu oluşturan 367 vekilin oyunu alan aday çıkmazsa, üçüncü ve dördüncü tur oylamalara geçileceği ve bu turlarda Meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun (276) oyunu alan adayın Cumhurbaşkanı seçileceği ifade ediliyor.

ANAYASA’DA YOK

Tartışmanın düğümlendiği nokta ise birinci ve ikinci tur oylamalara katılacak milletvekili sayısının en az kaç olması gerektiği konusunda yaşanıyor. Eski Başsavcı Kanadoğlu ve bazı Anayasa hukukçuları, üçte iki çoğunluğu oluşturan 367 milletvekili toplanmadan oylama yapılamayacağını, yapılırsa bunun Anayasa’ya aykırılık oluşturacağını savunuyor. Karşı görüş dile getiren hukukçular ise cumhurbaşkanının nasıl seçileceğine ilişkin maddede, toplantı yeter sayısına ilişkin bir ifade bulunmadığını, 367 milletvekili toplanmadan birinci ve ikinci tur oylamaların yapılabileceğine dikkat çekiyorlar.

Tartışmalı maddeye ilişkin

AKŞAM’ın sorularını yanıtlayan Anayasa Hukuku Profesörleri, Ülkü Azrak ile Yılmaz Aliefendioğlu da bu konuda farklı kutuplarda yer aldı. Prof. Azrak, 367 milletvekili toplanmadan yapılacak birinci tur oylamanın “hukuka karşı hile oluşturacağını” savundu. Prof. Aliefendioğlu ise 367 milletvekili toplanmadan oylama yapılabileceğini, bu durumun hukuka aykırılık oluşturmayacağını ileri sürdü.

AKSİ HUKUKA KARŞI HİLE OLUR

Prof. Dr. Ülkü Azrak: Anayasa’nın 102’inci maddesi, Cumhurbaşkanının Meclis üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun oyu ile seçileceğini öngörüyor. Üçte iki çoğunluğu oluşturan 367 milletvekili toplanmadan oylama yapılması halinde, bu sayıya matematiksel olarak zaten ulaşılamaz. Bu nedenle birinci ve ikinci tur oylamaların en az 367 milletvekilinin katılımı ile yapılması gerekir. Aksi takdirde hukuka karşı hile yapılmış olur.

ÜÇTE BİR ÇOĞUNLUK YETER

Prof. Dr. Yılmaz Aliefendioğlu: Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin maddede, Meclis’te oylamaya katılacak milletvekili sayısı konusunda herhangi bir ifade yer almıyor. Bu durumda Meclis üçte bir çoğunlukla toplanabilir. Cumhurbaşkanı seçimi için yapılacak ilk iki tur 367 vekilin katılımı olmadan geçilirse, hukuka aykırılık oluşmaz. Ancak böyle bir durum siyasi etik açısından şık olmaz.

Postmodern bir yorum

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Kanadoğlu’nun sözlerini şöyle değerlendirdi: “Her görüşe saygı duyarız. Ancak bu değerlendirmelerin, Anayasa ve içtüzük açısından çok da hukuki olmadığını, postmodern ve ideolojik bir yorum olduğu kanaatini taşıyorum. Çünkü bunun geçmişteki uygulamaları, Meclis’in bugüne kadarki işleyiş tarzı içtüzükteki çok açık hükümler karşısında hukuki bir yorumdan ziyade postmodern bir yorum gibi geldi bana.”

Bu, hukukun zorlanmasıdır

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu: “Cumhurbaşkanının nasıl seçileceği Anayasa’da belli. Buna aykırı olarak ortaya atılan görüşler hukuku zorlayan yorumlardır. Bunlar hep, ‘Nasıl yapalım da Tayyip Bey’in önünü keselim’ anlayışıdır. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir yorum yapılamaz. Bu, hukuku patlatır, çatlatır. Temel prensip, Meclis’in 184 milletvekiliyle toplanacağı, 138 milletvekiliyle de karar alacağıdır.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious