367 kararı dünya basınında

  • Giriş : 02.05.2007 / 00:00:00

367 kararı dünya basınında: En büyük fırsat, dev bir belirsizlik...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Anayasa Mahkemesi'nin cumhurbaşkanlığı seçimlerini iptal etmesi dünya basınında da geniş yankı buldu. Guardian, gelişmeleri "Türkiye'de mahkeme Abdullah Gül'ün adaylığını durdurdu" başlığıyla duyuruyor.
“Türkiye'de Anayasa Mahkemesi, muhaliflerince gizli İslami bir gündemi olduğu iddia edilen Abdullah Gül'ün adaylığına ilişkin parlamentoda yapılan yapılan oylamayı iptal etti. Bu karar, erken seçimin önünü açıyor. Uzmanlara göre, ülkede hükümetle ordunun son on yıldan bu yana içine düştüğü en vahim krizden çıkılabilmesi için tek çözüm erken seçim.
Son bir kaç günde Türkiye siyasi krizin içine sürüklendi. Polis, 1 Mayıs yürüyüşü öncesinde, Taksim Meydanı'nda hükümet karşıtı protestoya dönüşen olaylar sırasında 600 kişiyi gözaltına aldı. Alanı boşaltmak için göz yaşartıcı gaz, tazyikli su ve cop kullandı. Pazar günüyse bir milyona yakın insan, İstanbul'da Gül'ün adaylığını protesto için toplandı.''

Financial Times: Erken seçim çağrısı
Financial Times gazetesinde Ankara'dan Vincent Boland imzalı haberde, "Erdoğan erken seçim çağrısı yaptı" başlığı altında Erdoğan'ın açıklamaları değerlendiriliyor.
“Erdoğan'ın erken seçim çağrısı, kökleri siyasi İslam'da olan hükümetiyle, ülkede başını Ordu'nun çektiği laiklik hareketi arasındaki meşruiyet mücadelesini, seçmenlerin gözü önünde vermek için gereken ortamı sağlıyor.
Türkiye'nin yönetim şeklini değiştirme yolunda anayasaya kapsamlı değişiklikler getiren önerileriyse şiddetli siyasi kavgalara neden olabilir. Erdoğan, milletvekillerinin dört yılda bir seçilmesini, cumhurbaşkanın ise tek sefer yedi yıllığına göreve gelmesi yerine en fazla iki sefer olmak üzere beş yıllığına seçilmesini önerdi.
Londra'da Bear Sterns yatırım bankası ekonomistlerinden Timothy Ash, Erdoğan'ın cumhurbaşkanının halk tarafından doğrudan seçimle göreve getirilmesi yolundaki önerisinin, bu hafta açıkça sersemliğe neden olan gelişmelerin ardından, inisiyatifi yeniden ele almayı amaçlar göründüğünü söyledi.'' Financial Times, mali piyasaların Erdoğan'ın konuşması öncesinde düşüşünü sürdürdüğünü, borsada yüzde 3, 2'lik bir düşüş yaşandığını, Türk lirasının Amerikan doları karşısında daha fazla değer kaybettiğini vurguluyor.

Times: Yol ayrımındaki ülke Türkiye
Times gazetesinin dış haber yazarlarından Bronwen Maddox, Türkiye'ye ayırdığı makalesinde, "Yol ayrımındaki ülkenin önünde üçüncü bir seçenek daha var" başlığını kullanmış.
Maddox, Anayasa Mahkemesi'nin cumhurbaşkanlığı oylamasını iptal etme kararı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'yle ilişkileri açısından en büyük fırsatı sunuyor ama beraberinde dev bir belirsizlik getiriyor diye yazmış.
“Mahkemenin bu kararı erken seçimi de tetiklemiş görünüyor. Bu durum, çoktan ortadan kaybolmuş görünen bir seçeneği yeniden gündeme getirebilir; yani Türkiye'nin bir sonraki Cumhurbaşkanı ne İslamcı ne de general ama laik bir politikacı olabilir.

Türkiye'nin köprü görevi
Yüzü batıya dönük bir Türkiye isteyenler için en iyi çözüm, laik bir cumhurbaşkanının seçilmesiyle sonuçlanabilecek erken seçimdir.'' Maddox, mali piyasaların, geçen haftaki siyasi karmaşadan payına düşeni aldığını, ama bu durumu önceden tahmin etmiş olması gerektiği görüşünü savunuyor.
Times yazarı, Türkiye'nin, kentli nüfusu, Avrupa ile Orta Doğu arasında köprü görevi görmesi ama yüzünün Batı'ya dönük olması nedeniyle son beş yılda, yatırımcıların gözbebeği olduğunu, borsanın bu süre içinde beşe katlandığını belirtiyor. Maddox ayrıca 2001 krizinin de 11 Eylül saldırılarıyla neredeyse eş zamanlı olduğuna dikkat çekmeyi ihmal etmiyor.
“Genel olarak Türkiye'nin en büyük mal varlığı olan İslam dünyasıyla Avrupa arasında oynadığı köprü görevi, ilişkilerinin önceden tahmin edilmesini güçleştirdi ve anlaşmazlıkları getirdi. Piyasalar her zaman Batı'dan yana davranacağını varsaymakta kararsız kaldı.
Avrupa ve Amerika'nın Abdullah Gül'ün iyi yanlarına duydukları güveni abartmaları kolay. Her daim diplomatik çevrelerde karşılaşılan bir isim oldu, o nedenle kendisini tanıdıklarını düşünüyor olabilirler. Ayrıca Avrupa yanlısı olduğu da aşikârdı. Gül ve Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesi için gereken birçok reforma öncülük ettiler.
Fakat göstericiler de haksız sayılmaz, zira AKP'nin ne yapmayı planladığından emin olmak güç, özellikle hem cumhurbaşkanlığı hem de parlamentoda kontrolü sağlaması halinde. Örneğin AKP'nin zinayı suç sayan yasa çıkarma girişiminden endişe duymaları anlaşılır bir durum.
Avrupa Birliği'nin şimdi Türkiye'nin laikliği seçmesini - seçmese bile askeri yönetimi reddetmesini - ümit etmesi gerekiyor. Sonuç üzerindeki etkin gücünü büyük ölçüde kaybetmiş olsa da.''

Financial Times: Blair, Erdoğan'ın safında yer aldı
Financial Times gazetesi İngiltere Başbakanı Tony Blair'in Türkiye'de yaşanan krizde Başbakan Erdoğan'ın safında yer aldığını yazıyor.
“Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin güçlü destekçilerinden İngiltere'nin görevinden ayrılmaya hazırlanan başbakanı Tony Blair, dün Erdoğan'a bir destek mesajı gönderdi.
Blair, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni ülkenin demokratik anayasasına uymaya çağırdı. Tony Blair, Recep Tayyip Erdoğan'la özellikle İran'da rehin alınan 15 İngiliz askerin serbest bırakılması süresince yakın temasta bulunmuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious