367 şart diyenler, okuma yazma bilmiyor

  • Giriş : 05.01.2007 / 00:00:00

Başbakan Tayyip Erdoğan, eski Başsavcı Sabih Kanadoğlu'nun ortaya attığı "cumhurbaşkanlığı seçimi için Meclis'in üçte iki çoğunlukla toplanması gerekir" iddiasını ciddiye almadı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Lübnan gezisinden dönerken uçakta gazetecilerin sorularını cevaplayan Başbakan Erdoğan, yaptığı temaslar ve iç politikadaki gelişmeleri değerlendirdi. 'Kürt sorunu' tabirine karşı çıkan Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu'ya 4,5 katrilyon liralık yatırım yaptıklarını anlattı. Bölgedeki yaşam şartlarının düzelmeye başladığını söyleyen Erdoğan, "Türkiye'nin Kürt değil, terör sorunu var." ifadesini kullandı. Dış politikayla ilgili konulara da değinen Erdoğan, Lübnan ve bölge sorunlarının çözümünde aktif rol üstlendiklerinin altını çizdi.

Dış politikayla ilgili konularına değinirken de Lübnan ve bölge sorunlarının çözümünde aktif rol üstlendiklerinin altını çizdi. Lübnan temasları sırasında ilgili taraflarla görüşen Erdoğan, çözüm için yeni bir plan sundu. Başbakan'ın sorulara verdiği cevaplar şöyle:

Kürt meselesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kürt meselesi değil, terör.

Kürt grupların talepleri var...

Ona bakarsak Türkiye'deki tüm etnik unsurların veya bölgelerin kendilerine ait az veya çok sorunları var. Biz her noktada Güneydoğu'da, Doğu'da çok büyük atılımlar yaptık. Bakın insaflı davranacaksınız, şimdi nereden nereye geldik. Makas daralmaya başladı. Yoksullukla zenginlik arasındaki oranları açıklayalım, nerelerden nerelere geliyoruz. Şimdi bizim göreve geldiğimizde o bölgelerdeki yaşam koşulları ile bugünkü yaşam koşullarına, işsizliğe baktığımızda az da olsa azalmalar olduğunu, yaşam koşullarının daha iyiye gittiğini görüyoruz.

Siz daha önce Kürt meselesi var demiştiniz?

Bunu dediğim anda orada sosyo ekonomik noktada yaptırdığım bir çalışma var. Bu çalışmalardan hareketle bölgeye yönelik olarak yatırımları hızlandırdık. Bizim altyapı üstyapı yatırımları olarak sadece o dönemle ilgili attığımız adımlarda 4,5 katrilyon gibi rakamı oralarda yatırım olarak gerçekleştirdik ve bunlar devam ediyor. Durmak yok; çünkü bu dengeyi bizim sağlamamız lazım. Doğu ve Güneydoğu'da doğalgaz kullanımı başladı. Bu noktaya geliyor. Peki biz bunları yeterli görüyor muyuz? Değil. Yeterli görmüyoruz. Açık çok büyüktü, her geçen gün kapanıyor. Ağrı'da, Ardahan'da, Kars'ta açtığımız okullar, hastaneler.. Oralarda eskiden cerrahi müdahale gerektiği zaman Erzurum'a götürürlerdi. Şimdi illerinde yapılıyor, fevkalâde olaylarda Erzurum'a, Van'a gidiyorlar. Bu ne anlama geliyor? Oradaki Kürt veya farklı etnik vatandaşlarımızın sorunları artık azalmaya başladı.

2007'nin öncelikli sorunu olarak neyi görüyorsunuz?

Kamuoyu araştırmalarına baktığınız zaman en önemli sorun işsizlik çıkıyor. Fakat işsizlik bugün bıçak keser gibi kesilecek olay değil. Şu dönem içinde bizim yaklaşık olarak 2 milyon işsiz insanımız iş sahibi oldu, bu mevcut memur sayısı kadar insan demektir.

Bunları bakanlar gerektiği gibi anlatamıyor mu?

İletişimde sıkıntımız olabilir. Belki farklı enstrümanlar kullanmak gerekecek. Son 3 aydaki oranlara baktığımız zaman 8,7-8,3. İşsizlik biraz da mevsimsel yani hizmet sektörü hareketlendiği zaman düşüyor, ölü mevsime girdiği zaman yükselmeye başlıyor. Devraldığımız zamanda işsizlik oranı çift haneliydi şimdi tek haneli rakamlara düştü. Bu bir avantaj. Tabii bizim bu yılki en önemli adımlarımızdan biri enerji olacak. Şu anda enerji projeleri hazır. Art arda ihaleler ve temel atma programları var. Özellikle seçimden sonrası için hazırlanan projelerimiz, eylem planımız çok farklı. Enerji özelleştirmesini şu anda düşünmüyoruz. Biraz erteleyeceğiz.

2007'de cumhurbaşkanlığı seçimi var. Kıyamet kopacak deniyor?

Kıyametin ne zaman kopacağını Allah bilir, ben kıyameti bilemem ki...

Cumhurbaşkanı adayınız yok mu, neden şimdiden açıklamıyorsunuz?

Olmaz olur mu, var tabii. Şimdi kendi partimizin stratejisi bu. CHP açıklasın, kendi adaylarını diğerleri açıklasın. Yani biz kendi stratejimizi böyle belirledik. Nisandan önce adayımızı açıklamayacağız.

DYP kadın aday önerdi, ne diyorsunuz?

Şimdi parlamentonun havası çok önemli. Bazıları bu noktada istismara gidiyor, ben önereceğim diyor. Tabii şimdi önerdiği kişi tutmayacağı için öneriyor. Ben bir söz verdim dedim ki bu Parlamento'nun içinden çıkacak.

Parlamento'da kadın milletvekilleri var.

Hayır, canım olmaz diye bir iddiamız olmadı, haşa. Önümüzdeki seçimde en çok kadın milletvekilinin hangi partiden olduğunu göreceksiniz.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 tartışması yaşandı?

Okuma yazma biliyorsak Anayasa çok açık, net ortada, yani okuma yazma bilenler için cumhurbaşkanının nasıl seçileceği, parlamentonun nasıl toplanacağı hepsi Anayasa'da var. Ama okuma yazma bilmeyenler için bir şey diyemeyeceğim.

Seçimden sonra AK Parti'nin DYP ile koalisyon yapacağı konuşuluyor?

Niye kuralım ki?.. Şu anda partimiz gümbür gümbür gidiyor. Öyle bir sıkıntımız yok. Şu anda kamuoyu araştırmaları iyi bir noktada. Şu anda bunları konuşmanın hiçbir anlamı yok.

Lübnan'da taraflara 'özel temsilci atayalım oturup konuşun' dedik

Türkiye arabuluculuk rolü mü üstlendi?

Bize, karşılıklı taraflardan bir talep gelmesi halinde böyle bir görevi üstlenmiş oluruz. Şu anda biz, nasıl yardımcı olabiliriz sorusuna cevap arıyoruz. Komşu ülkelerin sıkıntılarını dert edindik. Biz genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika projesini bunun için kabul ettik. Yani bölgenin barışı için, kalkınması için, özgürlükler için. Çabamız bölgede demokratikleşme sürecini hızlandırmak ve Türkiye'nin bölgede etkin rol üstlenmesi. Türkiye, İtalya ve Yemen üçlü olarak eş başkanlık görevi üstlendik. Lübnan bizim bölgede etkin rol oynamamızı istiyor, Suriye aynı şekilde. Hem Lübnan'ın iç sorunları hem de bölgedeki problemlerin çözümüne katkı yapmak istiyoruz. Lübnanlılar bize şunu söylüyor: Lübnan üzerinde herhangi bir çıkar ve menfaat kaygısı olmayan tek ülke var o da Türkiye'dir. Türkiye'nin Lübnan üzerinde bir hesabı yok. Onun için 'biz size çok güveniyoruz' diyorlar.

Lübnan'ın iç sorunları var. Bütün taraflarla görüştünüz, ne çıktı?

Hizbullah'ın Meclis Grup Başkanı Muhammed Raad'a taleplerimizi ilettik. Görüşeyim dedi. Görüşmelerini yapacak. Biri önce yasa halledilmeli, diğeri önce hükümet kurulmalı diyor. Biz de 'eşzamanlı ilan edilsin' diyoruz. Takvimi ilan edelim. Diyelim ki bir aya bu yasa maddesini hazırlayacaksınız, hükümetle ilgili çalışmalar da '19-10 -1' formülüne göre halledilecek belirlenen süre içinde. Takvim belirlenir, mutabık kalınırsa hem hükümet kurulur hem kanun meclise gelir. Raad'a söyledim, Türkiye'ye gelin, özel temsilci atayalım, oturup görüşün."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious