4 yıldızlı 4 mesaj

  • Giriş : 13.04.2007 / 00:00:00

Org. Büyükanıt, dün 4 konuda önemli açıklama yaptı

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, dün 4 konuda önemli açıklamalar yaptı. Büyükanıt, sınır ötesi operasyon için “Biz hazırız, siyasi iradenin kararını bekliyoruz” dedi

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Genelkurmay Karargahı’nda, kuvvet komutanlarının da hazır bulunduğu bir basın bilgilendirme toplantısı düzenledi. Göreve başlamasının üstünden yaklaşık 8 ay geçtiğini ve bu süre içinde bir basın bilgilendirme toplantısı düzenlemediğini hatırlatan Org. Büyükanıt, bu sürede kamuoyu ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) ilgilendiren birçok olay meydana geldiğini söyledi. Bu süre içinde arzu edilmeyen şeyler olduğunu, ancak soğukkanlı olmayı yeğlediklerini kaydeden Org. Büyükanıt'ın özellikle üzerinde durduğu konular ve açıklamalar şöyle:

BARZANİ-ABD-TERÖR: Terör örgütünün mayıs ayı ile birlikte faaliyetlerini artıracağına dair elimizde bilgiler var. Bu nedenle birçok bölgede şu anda büyük operasyonlar yapılmaktadır. Son günlerdeki olaylarda 10 şehit verdik 29 teröristi etkisiz hale getirdik. Bin teröristi engellesek bir askerimizi şehit versek bu yine bize aynı acıyı verir. Terörle mücadeleye tüm boyutlarıyla devam edilmeli. PKK, Kuzey Irak’ta kök salmıştır. Süleymaniye’yi indiğiniz zaman sadece Kürt bayrakları karşılamaktadır. Irak bayrağı yoktur. K.Irak’ta merkez bankası kuruluyor. Bunun anlamı her yönüyle müstakil bir yapı oluşuyor. Kendi paralarını kullanıyorlar. Asker olarak bakınca, Barzani'nin söylediklerini kabul etmek mümkün değil. Geldiğimiz noktaya ibretle bakıyorum. Sarfettiği sözler çok seviyesiz sözler. Ben, ona söylettirenlere bakıyorum. K.Irak'a operasyon yapılmalı mı? Evet, yapılmalı. Fayda sağlar mı? Evet, sağlar. Bir hudut ötesi operasyon için siyasi kararın çıkması lazım.

CUMHURBAŞ- KANLIĞI SEÇİMİ: Seçilecek Cumhurbaşkanı TSK’nın başkomutanı olacaktır. Bu nedenle hem Cumhurbaşkanımız hem de başkomutanımız seçilecek. Bu yüzden de seçilecek Cumhurbaşkanının Cumhuriyetin temel değerlerine, Anayasadaki laik ve demokratik değerlere, üniter devletin değerlerine bağlı, ama bunlara sözde değil özde bağlı, bunu davranışlarına yansıtacak birinin olacağına inancımı belirtmek istiyorum. Bunu umut ediyorum. Bundan kuşkumuz yok. Hem vatandaş, hem de TSK'nın bir personeli olarak. Karar Meclis'in kararı. Başka bir şey söyleme durumunda değilim.

GÜNLÜK VE ANDIÇ: Son günlerde basında bazı haberlere yer verilerek ordumuz yıpratılmaya çalışılıyor. Bu günlükleri okuduğumuz zaman şunu sormadan edemiyoruz: İyi de acaba doğru mu? Şimdi ben bilgisayar başına geçsem, yazsam birşeyler, Murat Yetkin'in (gazeteci) günlükleri desem, içine kötü kötü şeyler yazsam. Bunları yayımlayan derginin genel yayın yönetmeni bir röportaj yaptı. 'Belge var mı?' sorusuna cevap veriyor: 'Günlüğün kendisi belge'. Genelkurmay arşivinde var. Demek ki bizim arşivlere de girmişler. Genelkurmay'daki bütün arşivi tarattırdım. Böyle bir belge yok. Bir kere Oramiral Özden Örnek ile görüştüm. Üzgündü. Askerliğini bitirmiş bir asteğmen andıç olayıyla ilgili savcı tarafından tutuklandı. Andıç karargah içi çalışmadır. Ve basına sızan gerçekten taslaktır. TSK'da akreditasyon vardır, doğru. Neden akreditasyon var. Türkiye'de bir PKK gazetesi yayınlanıyor. Onun elemanı şuradaki sıralardan birinde oturs u n . Nasıl arzu edebiliriz? Aşırı dini yönde yayın yapanlar var. Başlık atıyorlar 'Türk askeri cuma namazının hangi gün kılındığını bilmez' diye. Esasında komedi. Akreditasyon bazı basın mensuplarına ceza vermek değil, 'biz sizinle işbirliği yapmak istemiyoruz' diyoruz.

AZINLIK YARATMA ÇABALARI: Türkiye Cumhuriyeti çok güçlü bir devlettir, millettir. Ama yıpratmaya çalışanlar var, bu bir gerçek. AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından hazırlanmış olan raporlarda ''Türkiye'deki dini ve etnik azınlıklar'' konusuna ısrarla yer veriliyor. Durmadan yeni azınlıklar üretiliyor. AB'nin müzakere çerçeve belgesinin 10. maddesine baktığınız zaman, orada nelerin AB müktesebatı olduğu açıklanıyor. Bırakın AP kararlarını, sözlü açıklamalar bile müktesebata girmiş durumda. Eğer o müktesebatı alıp da uygulamamız gerekirse Türkiye'yi paramparça etmişiz demektir. Londra merkezli Uluslararası Azınlık Hakları Grubu adlı kuruluş ''Türkiye'de azınlık haklarının geliştirilmesi'' konulu üç yıl sürecek bir proje üzerinde çalışıyor. Türkiye'deki bazı sivil toplum kuruluşları da bu projeyle işbirliği yaptıyor. Böyle bir çalışmanın ne anlama geldiğine ve amacının ne olduğuna sanırım izah gerekmez.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious