5 yildir gündemde olan Yesil Türbe'nin restorasyonu nihayet basliyor

  • Giriş : 23.11.2005 / 00:00:00

BURSA - Osmanli Devleti'nin 5. padisahi Çelebi Mehmet tarafindan yaptirilan, son yillarda tahrip edilen ve çalinan çinileri ile restarosyonun kaçinilmaz hale geldigi 'Yesil Türbe'de çalismalar nihayet basliyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Imza töreninin ardindan TOBB'un 1.5 milyon YTL ile destek verdigi restorasyon için yazismalar halen sürüyor. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Ilhan Parseker, restorasyonda kullanilacak malzemelerin tespit edildigini, önümüzdeki aylarda çalismalarin baslayacagini söyledi.
Paha biçilemeyen çinileri sebebiyle dünyaca taninan Yesil Türbe nihayet restore edilecek. Türbenin restoresi son 5 yildir gündemde olmasina ragmen bir çalisma yapilmamisti. Temmuz ayinda imzalanan ön protokolden sonra restore çalismalari için yazismalar sürüyor. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Ilhan Parseker, restorede kullanilacak malzemenin tespit edildigini, Bursa Valiligi'nin önümüzdeki günlerde ihaleyi yapacagini açikladi. Parseker, en kisa sürede çalismalarin tamamlanacagini belirterek; "Restorenin aslina uygun olmasi için ince eleyip sik dokumak zorunda kaliyoruz" dedi.


YESIL TÜRBE


Yesil Türbe, Yildirim Bayezid'in oglu Çelebi Sultan Mehmed tarafindan 1421 yilinda yaptirilmistir. Kentin dogusunda Yesil semtinde, Yesil Camii'nin karsisindaki tepe üzerindedir. Mimari Haci Ivaz Pasa'dir. Nakkaslari Ali bin Ilyas Ali, Mehmed el Mecnun'dur. En dar yüzü 8,45 m, en genis yüzü 8,87 m olan sekizgen prizma bedene sahiptir. Beden yüzleri beyaz mermerden yapilmis, çerçeve ve ayaklar 3,5 m açikligi bulunan üzengileri bosta duran sivri kemerleri tasimaktadir. Güney ve Kuzey cepheler haricindekilerde dikdörtgen büyük pencereler ile sivri kemerli alçi pencereler vardir. Günümüze çok az degisikliklerle gelen cephe, girisin dogusundaki ilk yüzdür. Mermer çerçevelerin, sagir kemerlerin ve pencerelerin etrafi geçme rumi motifli bir bordürle kaplidir. Diger kisimlar turkuaz renkli çinilerle kaplanmistir. Pencere alinliklari koyu lacivert, zemin üzerine ince çizgilerle üç yatay bölüme ayrilmistir. Bu bölümlerde, ayet ve hadisler yazilidir. Türbeye yesile bakan çinilerle kapli olmasindan dolayi Yesil Türbe ismi halk tarafindan verilmistir. 1855 depreminde büyük hasar görmüs 1864'de horasanla sivanarak bugünkü görünümüne sokulmustur. Sagli sollu mihrapçiklar, ayakkabiliklar, türbenin kitabesi ve 13 dilimli yarim kubbe, çesitli renk ve motiflerle kabartma renkli sir tekniginde islenmistir. Türbe günümüze ulasan en muhtesem çinili mihraba sahiptir. Renkli süsleme sanatinin bir saheseridir. Yivli süs sütunlari, üç sira mukarnasi, rumi palmetleri, kivrik dal motif leri, kalin yazi dizileri ve tepeligi ile Yesil Camii mihrabini andirmaktadir. Sekizgen platformun ortasinda Çelebi Sultan Mehmet'in kendisine has vakari ile duran tamamen çini dekorasyona sahip sandukasi yer almaktadir. Üzerinde kabartma sülüs celisi ile yazili kitabesi vardir. Güneyinde ogullari Mustafa ve Mahmud'a ait sandukalar yer almaktadir. Kuzeyindeki ise oglu Yusufa aittir. Platformun arkasindakiler, kuzeyden itibaren Çelebi Mehmet'in kizi Selçuk Hatun'un kabartma kitabeli sandukasi, kizi Sitti Hatun (Safiye)'un beyaz zemine lacivert motifli, altigen ve üçgen çinilerle kapli sandukasi, Ayse Hatun ve dadisi Daya Hatun'un sandukalaridir. 328 metrekarelik alana oturan türbenin oktogonal prizma gövdesi, zeminden asagida da devam ederek mezar dairesini olusturur. Besik tonozla kapli mezar dairesi örme duvarlarla bes ayri bölüme ayrilmistir. Girisi dogudaki yüksek sette görülen mezarlarla kamufle edilmis gizli kapidandir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious