50 yılın gülümsetenleri

  • Giriş : 27.04.2006 / 00:00:00

“Nerde o günler...” hayıflanması geçiyorsa bir sohbette; yaşarken fark edilmeyen mutluluk hikayelerinden biri yola çıkmış, dudak kenarlarına da bir tebessüm yerleşivermiştir.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye’nin 50 yıllık geçmişindeki gülümseten olayları fotoğraf ve belgelerle anlatan proje, güzelliklerin geçmişte kalmaması niyetinde.

Eskilere bakınca tüm yoksulluk ve yoksunluklara karşı yokluğu çekilmeyen bir şey fark edeceksiniz: Sanat. Dünyanın önemli sanatçı ve topluluklarının yolu Türkiye’ye düşmüş hep. 12 Ağustos 1959’da 107 kişilik New York Filarmoni Orkestrası mesela. 50’li yıllar deyince akla Leyla Gencer, Zeki Müren, Müzeyyen Senar ve İdil Biret’in gelmesinden de belli bu. Yaşar Kemal’in 39 yıllık serüveninin ardından ‘İnce Memed’i bitirmesi de o yıllara rastlıyor. 60’larda bir başarı öyküsü var ki, buruk bir gülümsemeyle hatırlanacak hep. 1964 Uluslararası Berlin Film Festivali en iyi film ödülünü alan ‘Susuz Yaz’ın gazetelere yansıyan haberlerine göre film sansür kuruluna takılır ve Kültür Bakanlığı filmin yarışmaya katılmasını veto eder. Çünkü filmde görülen buğday başakları “cılız”dır. Depoda bekletilen filmi, yapımcısı ve başrol oyuncusu Ulvi Doğan bir arabanın bagajında yurtdışına kaçırır ve film yarışmaya katılır.

70’ler deyince Ayfer Tunç’un “Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek”te dediği “Farklılığın değil, herkes gibiliğin makbul olduğu yıllardı 70’ler.” sözü geliyor akla. Eşin dostun televizyon izlemeye gittiği yıllardı onlar zira; artık yedi gün yayın başlamış ve ‘herkes gibilik’ gazetelere de yansımıştı. 80’lerde ilk kez okyanuslar aşarak Oscar’a aday olan Uçurtmayı Vurmasınlar filmi, 90’larda ise bilgisayara ilişkin haberlerdi gülümsetenler. 2000’lere damgasını vuransa 2003’te Sertab Erener’in 48. Eurovision şarkı yarışmasında birinci olması.

İpana’nın 50. yıl kutlamaları vesilesiyle Burçak Evren’in danışmanlığında hazırlanan sergide Ara Güler, Yaşar Saygı, Mesut Ilgım ve Burçak Evren’in arşivlerinden yararlanılmış. 300’ün üzerinde fotoğraf ve belgenin yer aldığı kitap ise bu konudaki ilk kaynak. “Sevinç, gurur ve gülümseme. Tümünü Türkiye’nin belli bir zaman diliminde yaşadığı olaylar eşliğinde bir kez daha anımsatalım istedik.” diyen Evren, biraz fazlasının Türk Tarih Vakfı’nın hazırladığı kitapta, daha da fazlasının ise bu coğrafyanın ve bu insanların geleceğinde olduğunu söylüyor. Serginin ömrü, ‘gülümseme’ gibi kısa, 30 Nisan’a kadar.



Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious