60 yaş ve üzeri nüfus 2020 yılında 1 milyara ulaşacak

  • Giriş : 20.04.2006 / 00:00:00

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bölümü tarafından organize edilen 5. Ege Dahili Tıp Günleri çerçevesinde, İç Hastalıkları Hemşireliği Sempozyumu düzenlendi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


EÜ Atatürk Kültür Merkezi'ndeki sempozyumda konuşan Prof. Dr. Fadıloğlu, Dünya Sağlık Örgütü tarafından yaşlanma yaşının 65 olarak belirlendiğini açıklayarak, "Şu anki dünya nüfusunun onda birini 60 yaş ve üstü oluştururken 2050 yılında bu rakamın 2 milyara çıkacağı düşünülmektedir." dedi.

Yaşlanmanın fizyolojik olarak kaçınılmaz olduğunu belirten Fadıloğlu, "İlerleyen yaşla birlikte bireyin organizmasında ortaya çıkan değişiklikler, yaşam kalitesini önemli oranda etkilemektedir. Yaşlılık boyunca ve yaşlılık öncesi yaşanan birçok olayın da davranışlar üzerinde olumlu ve olumsuz etkileri bulunmaktadır. Bazı kişiler ilerlemiş yaşına oranla oldukça aktif bir yaşam sürerken diğerleri ise sedanter bir yaşamı tercih eder. Birçok hastalıkla başetme durumunda kalırlar; hattâ bunlar yaşamlarının sonlanmasına sebep olabilir." şeklinde konuştu.

Yaşlı bireyin toplumda saygı görmesine, katılımcı olmasına ve yaratılıcılığına olanak verilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Fadıloğlu, "Yaşlıların; kendi gereksinimleri, istekleri oranında aktivitelere katılımının sağlanması önemlidir. Bu konuda çocukların ve gençlerin de yaşlılara gereken saygıyı göstermesi, değer vermesi için ailelere ve eğitim kurumlarına büyük sorumluluklar düşmektedir" dedi.

Yaşlı bireylerin; sosyal, ekonomik ve fiziksel kayıpları ile kronik hastalıklarının onların yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini belirten Prof. Dr. Fadıloğlu, şunları söyledi: "65-79 yaşları arasındaki yaşlıların yüzde 11.5'i hareket etmek, banyo, giyinme, tuvalet ve yemek yeme gibi günlük yaşam aktivitelerinde yardıma gereksinim duyar. Osteoartrit ve diğer romatizmal hastalıklar 65 yaş ve üzeri yaş grubunun yüzde 50'sinde görülmektedir. Ayrıca duyu kayıpları, kalp hastalıkları, kırıklar, hipertansiyon, diyabet, kanser gibi kronik hastalıklar da günlük yaşantıyı etkilemektedir. 80 yaş üzeri yaşlıların da yüzde 80'inin yemek yapma, alışveriş gibi aktivitelerde yardım istemeleri yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Türkiye'de yaşlı nüfusun hızla artması karşısında yaşlı bireye ve aileye ait ciddi sosyal ve ekonomik sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu sorunları gidermek amacı ile yeni stratejilerin belirlenmesi, yönetsel, aileye ait ve toplum açısından yeni kavramların oluşturulması gerekmektedir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious