61 kilo verdi sükse yaptı!

  • Giriş : 26.08.2006 / 00:00:00

Geçirdiği operasyonla altı ayda 61 kilo veren Ozan Orhon bu sayede yıllardır özlediği basının ilgisine tekrar kavuştu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Orhon bu yolla hem sağlığına hem de eski popülaritesine kavuşacağını hayal bile edemediğini söylüyor. Eskiden telefonlarına çıkmayanlar, hatta ona randevu bile vermeyenler sıraya girmiş şimdi. Hayatı şişmanlıktan önce ve sonra diye ikiye ayrılan Ozan Orhon da gördüğü ilgiden şaşkın: 'Ne oldu şimdi, vallahi çok enteresan! Bana şarkı vermeyenler şimdi bedavaya vermek istiyor, kadınlar köpekbalığı gibi etrafımda dolaşıyor. Ama ben artık kolay yem olmam!' diyor. Ozan Orhon ameliyat öncesini ve 'hayatımın ikinci baharı' dediği ameliyat sonrasını anlattı.

Midenize kelepçe taktırarak kilo verdiniz. Bu riskli kararı nasıl aldınız?

Evet riski var. Bazı hastalar çok başarılı, bazı hastalar başarısız oluyor. Ben her türlü riski göze aldım çünkü kalp krizinden de gidebilirdim. 20 Mart'ta kızımın doğum gününde kayınpederim de vardı. Benim halimi gördü. 'Çok fena durumdasın, tanıdık bir profesör var, seni hemen ona götüreceğim' dedi. Ben, 'Baba boş ver' falan dedim. Ayrıca o zaman diyet yapıyordum. Prof. Mustafa Taşkın'a gittik. Tahlillerim yapıldı. Kalpte, dalakta, iç organlarda büyüme vardı. Tansiyon, şeker, kolesterol hepsi birbirini tetiklemiş. Acilen ameliyat dediler. Neredeyse vücutta kandan daha fazla yağ dolaşıyordu. Her şey çok tehlikeli boyutlardaydı. Hocam dedi ki, 'Bu ameliyatı yapmazsak 40'ını göremezsin!' Can tatlı tabii. Hemen ameliyata karar verdim. 1 Nisan'da da ameliyat oldum.

Ameliyat sonrası nasıldı?

Üç gün hastanede yattım. Biraz ateşim çıktı ama normalmiş. Üçüncü gün arabamla kendim eve geldim. Bu ameliyatla bu kadar hızlı kilo veren benden başka kimse yokmuş.

130 kiloya nasıl çıktınız?

İki üç yıldır spor yapıyorum ama yeme alışkanlıklarımı değiştiremiyordum. Spordan çıktıktan sonra arkadaşlarla gidip 1.5 dürüm, arkasından kebap yedikten sonra bir de gece kalkıp yiyordum. Bunun yanı sıra çok içki içiyordum. O zaman buraya gelip spor yapman yalan oluyordu. Sporla 20 kilo verdim ama arkasından 40 kilo aldım!

BASIN PEŞİMDE

Ameliyattan sonra zorlandınız mı?

İlk iki ay çok zorlandım çünkü sadece sıvı gıdalar tüketebiliyorsunuz. Katı gıda yok. Şimdi bile katı gıda tüketmiyorum. Bugün hastaneye gideceğim, biraz açacaklar kelepçeyi. Midemde silikon var, onu yavaş yavaş küçültüyorlar. Bir iki kilo alsan da müdahale şansın var.

Altı ay hiç katı gıda almadınız mı?

Aldım ama zorlanıyordum. Katı gıda küçültülen mideye geçmediği için çıkarmak zorunda kalıyorsun. O da çok zor. Aldığın her lokmayı çok iyi çiğnemen, öğütmen lazım. Obezitenin en büyük nedeni çiğnemenin olmaması! Hop hop götürüyorsun. Hocam söylüyor, bir parça eti bir saatte yiyeceksin diye, ama ben önceden üç dakikada götürüyordum. Bir mangal yaptığımız zaman rahatlıkla bir kilo eti yiyebilirdim ben.

Eskisi gibi canınız yemek istemiyor mu?

İstemez mi canım. Ah diyorum, şimdi olsa da yesek. Bir de ailem yazlıkta, zeytinyağlılar falan yapıyorlar. Ucundan alıyorum. Fazla yesen rahatsız oluyorsun.

Şişman bir adamken fit bir adam haline geldiniz. Ne hissediyorsunuz?

Psikolojik olarak insan çok etkileniyor. Önceden istediğim yerden alışveriş yapamazdım. Şimdi istediğimi alıyorum. Ne giysen yakışıyor. Kendine güvenin artıyor. Bir de Yıldız Kenter'den tiyatro, oyunculuk dersleri alıyorum. Oyunculuğa da başlayacağım. Yeni bir dizi var. Kilo verince iş hayatın daha da renkleniyor, aranılan bir adam oluyorsun. Şu anda en medyatik adam benim. Bütün basın peşimde. Bambaşka bir adam oldum. Eski fotoğraflarımı bir düşünün!

HORMONSUZ BANDERAS

Size 'Hormonlu Banderas' diyorlardı.

Evet şimdi 'Hormonsuz Banderas' oldum. Üç ay evvel New York'taydım. Birileri yolda benden imza aldı, beni film yıldızı zannettiler. Acaba beni tanıdılar mı dedim. Benimle İspanyolca konuştular, ben İngilizce konuşunca anladılar o olmadığımı.

Kilo verdiniz diye size ilgi gösterilmesi sanatçı yanınızı zedeliyor mu?

Maalesef Türkiye'de sese değil fiziğe önem veriliyor. Benim Allah vergisi bir sesim var. Ama adam beni barda ya da konserde izlemeye geldiği zaman karşısına siyahlara bürünmüş, bol giyinen bir adam çıkıyordu! Şimdi gelen tekliflere bakıyorum. İnanılmaz! Kapısından beni almayan adamlar şimdi yalvarıyorlar.

Bu duruma tepki duymuyor musunuz?

Hayır. Ben Mevlevi felsefesini benimsemiş biriyim. Affedici yanım çok güçlüdür. Allah'a inancım böyle benim. Koynuma yılan atsalar ona gül atarım.



Üç-dört yıldır kitaplar okuyorum. Bana verilen büyük bir şans. Biten bir adam tekrar ayağa kalkıyor. Şimdi yolda yürüyemiyorum, bayanlar bakıyor, insanlar nasıl başardın diyor.

Şekilcilik gelmiyor mu bu size?

Evet, enteresan bir şey bu. Ben zaten 15 yıldır bu piyasada vardım! Toplamda 5-6 milyon albüm satmış bir adamım. Ama şimdi fiziğimle konuşuluyorum.

Kızıyor musunuz bu duruma?

Şu anda TBMM'de bile ben konuşuluyorum. Bu beni korkutuyor! Rüya mı gerçek mi? Bunun ilerisi ne olacak düşünmek istemiyorum, korkutuyor beni. Albümü öne aldım. Ben kendi bütçeme göre mütevazı bir albüm hazırlıyordum. Şimdi işin rengi değişti. Farklı bir beklentiye girdi herkes. Ya o beklentileri karşılayamazsam! Bu arada bana şarkı vermeyen adamlar arayıp bedava şarkı vermeye çalışıyor, 'Kardeşim para ne demek' diyorlar. Ne oldu yani? Gündem mi değiştirilmek istendi? Ben mi insanları şoke ettim?.. Herkes bitti gözüyle bakıyordu bana.

Hayatınız çok yolunda gitmemiş...

Aynen öyle. Kilo almamın bir nedeni de çok mutsuzdum ve sürekli yiyordum. Bazısı içkiye, bazısı uyuşturucuya düşer. Ben yemeğe düştüm. Elvis Presley sendromun var diyorlardı bana. Gece kalkıp makarna yapıyordum kendime. İnanılmaz bir iştah, bir oburluk vaziyeti vardı. Beş sene içinde eşimden, çocuğumdan ayrıldım.

Yeni bir hayata başlamış gibisiniz.

Şu anda yoğunluğa alışamıyorum. Her gün insanlar arıyor, magazinciler, haber bültenleri, devamlı birileriyle konuşuyorum.

Bu zorlu süreçten ne öğrendiniz?

Hayatta yalnız olduğumu anladım. Tek başımayım, hayatla tek başıma mücadele ediyorum. Dedemden bile destek istemedim. Bu sefer kendi ayaklarım üzerinde durup bir şeyler yapmak istiyorum. Bizim sektörün yapaylıklarını öğrendim. Çok boşmuş. Ne kadar popüler olursanız etrafınızdaki yamyamlık o kadar fazla oluyor. Etrafta yalakalık yapan bir insan grubu var. Bir de sizi gerçekten sevenler var. Tüketilecek madde gibi bakıyorlar size. Herkes yemeye hazır!

Bu ortama dönmek ürkütüyor mu?

Daha akıllıca oynayacağım. Bu bir satranç oyunuysa, bu sefer hamleleri ben yapacağım.

Özlediniz mi bu ilgiyi?

Evet medyatik olmayı özlemişim. Hayır dersem yalan söylemiş olurum. Kendi haberlerimi izledikçe, kendimi gördükçe demek ki ben bir şeyler yapabilen biriyim diye kuvvet buluyorum. Benim düzelmemi isteyen insanlar şimdi bana destek veriyorlar. Sanki gizli eller var. Geçenlerde Pazar Keyfi'ni sundum. Üç yıl sunmak için randevu bile alamadığım programı yani. Program sekiz haftadır almadığı reytingi almış.

RUHU RUHUMA UYSUN

Yeni popçuları nasıl buluyorsunuz?

Saygı çok önemli. Bugün bir televizyona gittiğinde Michael Jackson gibi davranan arkadaşlarmız var. Bu arkadaşlar daha star durumunu bilmeden star gibi davranmaya başlıyorlar. Biz de büyük stardık! Yürüdüğümüz cadde kapanırdı. Ben bir yere giderken, bunu ciddi söylüyorum, polis desteği istemek durumunda kalırdım. Konserden çıkarken ambulanslarla kaçırırlardı. Şimdiki arkadaşlar dünyayı ben yarattım havasındalar. Bizim mesleğimiz nankör meslek, düşüşü sert oluyor, o zaman bunalım geçiriyorlar.

Bayanların ilgisi yoğunlaştı mı?

Çok enteresan ama öyle oldu. Ama ben artık mesafe koyduğum için kolay yem olmam. Mesela bizim yiyici tayfa diye tarif ettiğimiz, hepsi aynı fabrikadan çıkmış gibi kadınlar vardır. Şimdi etrafımda köpekbalığı gibi dolaşıyorlar. Güzel kız falan ilgilendirmiyor beni artık. Kimin ruhu ruhuma yakınsa o. Ben yaşamımda kimsenin hayal edemeyeceği kızlarla beraber oldum, evlendim. Çirkin bir kızın ruhu o kadar güzel olabilir ki ben ona aşık olur, çok mutlu olabilirim.

Başka ne söylemek istersiniz?

Bu sefer geliyorum artık, dönüşü yok. Ölümden hariç bir mani yok. Çok acılar çektim, çok bedel ödedim. Herhalde bu çektiklerimin Allah karşılığını veriyor diye düşünüyorum.

TARKAN ÇALIŞTI BEN TEMBELLİK YAPTIM

Sizin dönemizde ünlü olan ve yollarına devam eden arkadaşlarınızı görünce ne hissediyordunuz?

Biz Tarkan ile rakiptik. İkimiz vardık. İnsanlar, Tarkancılar ve Ozancılar diye ayrılmıştı. Tarkan oyunu kuralına göre çok güzel oynadı. Ben tek başıma kaldım, ondan sonra toparlayamadım. Beyin takımı çok önemli. Tarkan tek başına gelmedi buraya. Çok başarılı bir beyin takımı vardı. Aramızdaki fark ondan sonra açıldı.

Kıskançlık hissetmediniz mi?

Şöyle bir kıskançlık oldu: Bu başarıyı Tarkan yapıyorsa ben neden yapamadım? Çünkü o da adem oğlu ben de. Ben kendime kızdım. O çalıştı, ben tembellik yaptım. Ben var olanı yedim bitirdim, o üzerine koydu. 34 yaşındayım. Bu kez iyi şeyler yapacağım. Bunu ikinci baharım olarak görüyorum. Yapamadıklarımı beş-altı sene içinde yapıp, ondan sonra köşeme çekilip oturacağım.

PAZARDA HALKIN ARASINA KARIŞTIM

Gözden uzak olduğunuz süre içinde para kazanabildiniz mi?

Beste yaptım, bar programları yaptım. Kendimi, evimi geçindirecek kadar kazandım. Çok zor durumlar da oldu, kiramı ödeyemedim, ailem yardım etti. Bodrum'a eğlenmeye gitmedim mesela. Mütevazı bir araba aldım. Hiç de gocunmadım bundan. Kredi kartı borcunu ödeyemeyip rezil olmaktansa, koşullarıma göre yaşarım dedim. Her çarşamba pazardan alışveriş yaptım ve o pazardan çok şey öğrendim. Başka bir dünyayı fark ettim. Filesini doldurmaya çalışan adamın yaşadıklarını görünce; 'Hep aşk şarkısı yapıyorum, acaba bunları da anlatabilir miyim' dedim.

Normal insanların arasına katılmak sizi etkiledi yani.

Eskiden Reina, Laila'da dolaşıyordum. Şimdi aradaki uçurumu görüyorum. 10 bin kişilik bir grup var, onlar çok ayrı yaşıyorlar.

GECELİK İLİŞKİ YOK

Renkli hayattan uzaklaşmak beğenilerinizi değiştirdi mi?

Tabii. Etrafınızda renkli dünyanın simaları olunca, o ortamlardan biriyle birlikte oluyorsunuz. Ama halktan biri olarak hayatımı sürdürdüğüm zaman ben de halka karıştım. Ben halktan oldum, o daha keyifli.

Pırıltılı dünyadan kimseyle beraber olmam diyorsunuz.

Yok hayır. Ben bir gecelik ilişki yaşamam onlarla. Bir de artık kızım var. Ona layık bir baba olmak isterim. Kızıma laf getirmek istemem. åşık olacağım insan sosyeteden, halktan biri, bir sekreter olabilir, bilmiyorum gönül işi bu.

İlk eşiniz Ebru Şallı ile görüşüyor musunuz?

Ebru'yu boşandığım günden beri hiç görmedim. O defter kapandı artık. Onun kendi özel hayatı, benim de öyle. Yeşim'le görüşüyorum, çocuğumuz var.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious