'8 başlıkta askı kararı hukuk ihlali'

  • Giriş : 14.12.2006 / 00:00:00

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, “Türkiye ile müzakerelerin nasıl dondurulacağını açıkça koyan hiçbir hukuki durum söz konusu olmadığı halde, bu kararın alınması tam bir hukuk ihlalidir” dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Mehmet Ağar, AB Bakanlar Konseyi'nin kararlarının Başkanlar Konseyi'ne sunulmasıyla Türkiye'nin AB sürecenin tamamen ortadan kaldırıldığını savunarak, şöyle konuştu:

“Gerek 17 Aralık 2004, gerekse 3 Ekim 2005 AB Zirvesi'nde Türkiye ile ilgili müzakerelerin nasıl dondurulacağını açıkça hükme bağlamış. Bu hükümler, temelde Türkiye'de hürriyet, demokrasi insan hakları, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlüklere saygı gibi alanlarda AB'nin dayandığı temel ilkeleri ciddi ve ısrarlı bir biçimde ihlal edilmeyi içeriyor. Böyle bir şey söz konusu olduğunda kendiliğinden ve AB üyelerinin üçte bir teklifi ile böyle bir dondurulma kararı tavsiye edilebilir. Ve bununla beraber yeniden başlama koşulları önerilebilir. Bunun üzerine de konsey nitelikli çoğunlukla bu konuda karar alabilirdi. Ancak ortaya çıkan tabloda görülen odur ki, Başbakan'ın, 'bu müzakere sürecinin çok verimli bir biçimde geçmesini sağladım' diye övündüğü tüm kararlar ortadan kalkmak üzeredir.
Bugün Türkiye'de insan hakları, demokrasi, temel hak ve özgürlükler konusunda sürekli ihlaller mi var ki, böyle bir dondurulma kararı alınabilsin. Bunun alınabilmesi mümkün değildir.”

Ağar, hükümetin liman açma pazarlıkları yerine bu konuda savunmasını net bir şekilde ortaya koyarak bu hukuk ihlalinin ortadan kaldırılmasını konseyden istemesi gerektiğini söyledi.

İZOLASYONLAR

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, KKTC'ye uygulanan izolasyonlara da değinerek, şunları kaydetti:

“KKTC'ye karşı izolasyonların kaldırılması meselesi bir tatlı öyküdür. Sayın Talat'ın ifadesiyle bir parmak bal biçiminde. Çünkü bu konuda dış işleri bakanlarının kararı yok. Konu 2007 yılına ertelenmiştir. Ve bağlayıcı olmayan bir başkanlık bildirisi biçimine çevrilmesi de meselenin tam manasıyla bir pamuk ipliğine bağlandığını göstermektedir.
Burada üzüntü verici olan şudur, sayın Başbakan'ın 'kazan kazan' dediği her mesele, üzülerek ifade etmek lazım o noktada Türkiye'yi kazana atmış ve perişan duruma sokmuştur. Türkiye AB sürecini, akitlerden kaynaklanan, yazılı anlaşmalardan kaynaklanan haklarını mutlak bir şekilde muhafaza etmek suretiyle koruyabilecektir. Bu tür korkak, pısırık politikalarla bu meselenin savunulabilmesi mümkün değil.”

OLAY HUKUKSUZLUK

Ağar, 3 Ekim 2005 Müzakere Çerçeve Belgesi'nin 3. maddesinin zorunluluk koşulu olduğunu Türkiye'nin AB'ye hatırlatması gerektiğini ifade ederek, ”Hukuksuzluğu, ahde vefa ilkesine aykırılığın ortadan kaldırılmasını Türkiye mutlak bir şekilde talep etmelidir” dedi.

Türkiye'nin AB Başkanlar Konseyi'ne müracaatını derhal yapması gerektiğini anlatan Ağar, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye ile müzakerelerin nasıl dondurulacağını açıkça koyan hiçbir hukuki durum söz konusu olmadığı halde, bu kararın alınması tam bir hukuk ihlalidir. Görülen odur ki Türkiye'nin AB vizyonunu bu hükümet korumakta zorlanmaktadır. Türkiye, AB meselesinde, demokrasi meselesinde kendini içselleştirmiş yeni bir iktidarla bu dar yoldan çıkacaktır.

Türkiye'ye karşı açık açık haksızlığın ötesinde hukuksuzluk yapılmaktadır. Türkiye bunu önleyecek güvene ve kabiliyete sahiptir. ”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious