Anasayfa
Şikayetim Var
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK İZLENENLER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Talha-UGURLUEL
Talha UĞURLUEL
Anadolu'nun Gerçek Fethi
28 Mayıs 2008 Çarşamba

Tarih boyunca kavimler, toplumlar, milletler farklı nedenlerle yer değiştirmiş, bir yerden bir yere göç etmek zorunda kalmışlardır. Bu göçler tabi nedenlerle olabildiği gibi bir başka kavmin baskısı ya da istilası sebebiyle de olabilmektedir. Topraklarının yetersizliği kavimleri daha verimli yerler aramaya itmiş, yol üzerinde iştahlarını kabartan medeniyet merkezlerini de yağmaladıkları olmuştur. Tarih sahnesinde bu tarz hadiselere gösterilecek yüzlerce örnek vardır. Anadolu’da Hititlerin yıkılmasına sebep olan ve Balkanlardan gelen Trak istilalarından, tam tersi istikametten başlayan ve Makedonya’ya kadar dayanan Pers istilalarına, İskender’in Hindistan seferlerinden, Moğolların batı seferlerine kadar nice nüfus hareketi dünya üzerinde birçok şeyin değişmesine, yönetimlerin kurulup yıkılmasına, milletlerin kaybolup yenilerinin oluşmasına sebep olmuştur. Bu tarz toplum hareketlerinden bir tanesi de vardır ki özel olarak incelenmesi gereken farklı bir yapıya sahiptir.

 

Genel manada Kavimler göçünü başlatan Orta Asya çıkışlı Türk toplumlarının göçleri konumuzun başlangıcını teşkil etmektedir. Daha önce bölgelerinde Hun, Göktürk, Uygur vb. büyük devletler kuran bu topluluklar; kuraklık, hayvan hastalıkları, kendi aralarındaki mücadeleler ve Çin baskısı vb. sebeplerle yerlerini terk etmiş, Orta Asya’dan ön Asya’ya kadar gelmişlerdir. Burada da kendi aralarında bölünmeler yaşamış, bir kısmı yukarıdan Avrupa üzerine gitmiş, bugünkü Macaristan topraklarını merkez edinerek Avrupa Hun devletini kurarken Ön Asya’ya gelenler farklı bir hal sergileyerek İslamiyet’le tanışmış ve topluluklar halinde bu yeni dine girmişlerdir. Kısa sürede yaşantıları, örfleri ve dünya görüşlerini, yeni inanışları ile bağdaştırmışlar ve bundan sonraki medeniyetlerini hep bu yeni anlayışlarını ölçü kabul ederek kurmuşlardır. Samanoğulları, Karahanlılar ve Gazneliler gibi Dünya tarihine silinmez izler bırakan medeniyetler işte bundan sonra meydana gelecektir. Hakkı tutup kaldırma, haksızın ve sapkının karşısında olma, bir devlet anlayışı halinde gelenek olarak özenle yaşatılacaktır. Nitekim Gazneli Mahmud’un Hindistan seferlerinin altında yatan en önemli sebep ne Hindistan’ın devasa zenginliği, nede o toprakları kendine katma hırsıdır. Çevrelerini koruma anlayışları ta o günlerde Abbasileri himaye ile başlayacak ve bu korumacılık Gaznelilerden sonra Selçuklular tarafından da devam ettirilecektir.

 

Cend şehrinde İslamiyet’e giren ve Oğuz Yabgusu ile tüm bağlarını koparan Selçuk Bey farkında olmadan yeni bir oluşumun içine girecek ve oğulları ile birlikte kendi adını taşıyan yeni bir devlet ortaya çıkacaktır. Bu yeni devleti ciddi sorunlar beklemektedir. Bir tarafta son derece güçlü Gazneli birlikleri, öbür tarafta Abbasileri yutmaya hazırlanan Şii Büveyhoğulları ve İslamiyet’i zehirlemeye çalışan Şii akımlar.

 

Bunlara karşı hem güçlü bir orduya, hem ileriyi hesaplayabilen bir stratejiye hem de sağlam bir ilim çevresine ihtiyaç vardır. Çünkü meydanlarda ordular, yapıların ve kafaların içindede ilim yoluyla anlayışlar karşılaşmaktadır.  Dinamik göçebe yapıyı yerleşik ve oturmuş bir medeniyet yapısına adaptede son derece başarılı olacak olan Selçuklular; bir taraftan ordularını kuvvetlendirip farklı stratejilerle Gaznelilerin belini bükmüş, diğer taraftan da dört bir yana açtıkları Medreselerle karşılarındaki fikir akımları ile mücadele etmesini bilmişlerdir.

 

***

 

Kalem yoruldu değerli okur, devamını haftaya getirelim… Yine bu sayfada…

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÜYE GİRİŞİ
RÖPORTAJ
YAZARLAR
VİDEO HABER
ANKET
AK Parti'nin kapatılmaması kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Doğru Karar Alındı
Parti Kapatılmalıydı
Siyasi Yasaklar Gelmeliydi
Hazine Yardımı Kesilmemeliydi
Biraz Daha Düşünülmeliydi
HABER BÜLTENİ