Anasayfa
Şikayetim Var
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK İZLENENLER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Cengiz-SIMSEK
Cengiz ŞİMŞEK
Asker Artık Laiklik Demeyecek
13 Mayıs 2008 Salı

Okurunu karşısında görmüş de kalemini ovuşturan bir yazar gibi hissediyorum kendimi. Şu an, sanki önemli bir püf nokta yakalamış, hayatın şifrelerini ele geçirmiş de, okurlara bunlardan nameler dizecek bir yazıya başlıyor gibi bir his var içimde… Nerdeee… Ben Şamil Tayyar değilim… Araştırmacı yazarlık Şamil beylere yakışıyor. Millet köşelerinde “bak tırstı, artık yazmayacak” diye düşünürken, “hadi oradan, sadece ara verdim” deyiverdi. Şamil ağabeyin bu beyanını okuyunca, aklıma mühim bir adamla ilgili “öldü galiba” haberi yayıldıktan sonra medyaya röportajlarla “hala yaşıyorum” mesajı verenler geldi. Şamil ağabey de “susmadım… konuşacağım… sadece düşünüyorum” mesajı veriyor.  

 

Amacım kalemi şamil olan Tayyar ağabeyi eleştirmek değil tabiî ki. Sadece Türkiye gündeminin bu işlere nasıl da kilitleniverdiğine işaret etmek. Birkaç yazımda istemeyerek Tayyip Erdoğan ve partisiyle ilgili gerek CHP ve gerekse kimi cenahların veryansınlarını eleştirmiş, insafa davet etmiştim. Şamil ağabeyi bu gündeme neden dahil ettim, çünkü Türkiye’de bazı dinamikler değişiyor bugünlerde. Tayyar ağabey gibi kalemi şamil olanlar da gelişmeleri yakalamak için bir pusu kurmuşlar mıdır bilmiyorum… Tam bir yıldır beklenen ve apar topar Kuzey Irak’a girişimiz bizi “hah, elhamdulillah girdik PKK’nın yuvasına, dağıtacağız” dedirterek ferahlatmıştı... Ardından sağlı-sollu, CHP’li-MHP’li, emeklisi-tüfeklisi askere saldırmış, “Türk askeri bunu hak etmedi” demiştik. Gecelerimiz bölünmüş, düveli muazzamaya rezilliğimizin bir şekilde tez elden telafi edilmesini istemiştik. Neymiş efendim, kısa sürede geri çekilmişiz… Kimi emeklilerimiz “ben olsam çıkmazdım”, kimleri de “biz zaten paşayı pısırık bilirdik” gibi cümlelerle ekranlarda boy göstermişlerdi. Dün gece yarısı Genelkurmaylığımız ve Cumhurbaşkanı Gül’ün “büyük sürpriz” diye milleti haber pususuna yatıran açıklamaları bizi epey heyecanlandırdı. Herkes “paket” beklerken... Açıklamalar örgütün darmadağın edildiği minvalde oldu. Bu da iyi… Demek değişiklikler var, zaten uzun süredir siyasi bir hareketlilik vardı bölgede. Önemli bir gelişme olarak DTP’li Türk ve diğer kardeşlerimiz de bölgeden elleri boş dönmüşlerdi. Bunu daha o gün çakmış, bir şeyler değişiyor demiştim…

 

Bir diğer değişiklik ise Sayın Yaşar Büyükanıt’ın İsrail gününde dile getirdiği tespitleriFikret Bila’yı hepimiz iyi biliriz. Askerden bir iç samimi açıklama gelecekse Sayın Bila buna aracılık ediyor. Zaten uzun süredir eski paşalarımızla da Güneydoğu, PKK ve laiklik üzerine söyleşileri oldu. Sayın Genelkurmay Başkanımız diyor ki “Türkiye’de kutuplaşma var ve bundan kaçınılması gerek.”… Bitirmiyor diyeceklerini Genelkurmay’ın… Bu kutuplaşmaların nerelerde yaşandığının altını çiziyor ve “1- Türk-Kürt ayrımı, 2- Laik-antilaik ayrımı.” diyor. Anlaşılan karar yerinde, PKK bitiriliyor. Peki bundan sonra ne olacak? Uzun süre yazar tayfamız PKK’nın, silahlı kuvvetleri varlık sebebi açısından beslediğini yazdı durdular.

 

Kutbun diğer tarafı da önemli. Zira Türkiye’de halk bu cepheden çok darbe yedi. Yoksa... Asker artık birifinglerde “ille de laiklik” demeyecek mi? Ha, ne dersiniz millet? Bila bu konuyu aktarırken dini hassasiyete değiniyor ve “bunu yapmamalıyız” diyor.

 

Fakat nasıl olacak bu? Beni geren işte bu… Yıllardır bu iki kutup üzerinden beslenen bir silahlı kuvvetler nasıl olacak da Genelkurmayı’nın tespitleri nedeniyle artık bu kutupları yok sayacak? Yoksa yok saymayacak mı? Öyle ya tehlikeyi yok sayamazsınız ki… Her önemli toplantıda, her Genelkurmay değişikliğinde ve hemen her Askeri Şura’da askerlerimiz laiklik vurgusu yapmışlar, buna müsaade etmeyeceklerini belirtmişlerdi. Peki artık bazı gazeteleri andıçlama devam edecek mi? Eğer kutuplaşmaya karşı çıkacaksak herhalde buradan başlanacak… Kimine sen laiksin, kimine de sen değilsin diyen Asker artık herkesi kanun önünde eşit sayıp inançlarını “o sizin kişisel tercihiniz” diye mi karşılayacak? Vallahi eğer böyle olacaksa muhteşem.

 

Merak ettiğim bir diğer konu, milletin nasıl yapacağı. Daha evvelki yazılarımda Fazıl Say, Pınar Altuğ, Aysun Kayacı gibi sanatçı kardeşlerin milletin dinine hakaretleri ve toplumu beğenmeme alışkanlıklarına değişmiştim. “Keşke böyle yapmasalar da topluca barış ve uzlaşı içinde yaşasak” diye de hayıflanmıştım. Ardından Fazıl Say’ın “imkansız ama bir uzlaşı projesi geliştirilmeli ona göre yaşamak denenmeli” teklifini sıcak karşılamıştım ki, yıllardır erkekliği ve romantizmi, Türk adamlığı, avradına sahip çıkma rollerini kaptığımız Kadir İnanır ve Tarık Akan ciddi bir çıkış yaptı… Şok şok şok… Bu sanatçı ağabeylerimiz de Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği'nin düzenlediği ödül töreninde “Örgütlenelim” çağrısı yaptı. Tarık ağabey diyor ki, “Bugüne kadar Kadir arkadaşımla ben, dincilere faşistlere karşı, ülkenin adam gibi idare edilmesi için mücadelemizi verdik. Ama artık yaşlandık. Gelin hep beraber dinci, şeriatçı basına ve televizyonlara hayır diyelim ve çalışmayalım.”

 

Allah aşkına biz bu artistleri bu zamana kadar neden seyrettik? Şeriata karşı oldukları için mi? Nazım Hikmet’i uzun yıllar benimsemeyenler “hata ettik” dedi ve artık edebi değerinden dolayı ona da sahip çıkıyorlar. Tarık ağabey sen ne yapıyorsun?.. Galiba dediğin gibi yaşlandın sen yahu… Bak Genelkurmay Başkanı ne diyor… milleti kamplara bölmeyin. Seni ve Kadir ağabeyimizi bu milletin çocukları çok seyretti ve hep senden rol biçti, racon kestiler. Kürk kültürünü, mahalle delikanlılığını biz senden ve o Yeşilçam sinemacılarından öğrendik. Durup dururken nereden çıktı şimdi bu din karşıtlığı, dinci basın karşıtlığı? Yapma Allah aşkına… Bu yaşa gelmişsin belki huyundan suyundan bir ödün vermezsin ama sen birilerine karşı örgütlenirsen onlar da sana ve senin gibilere karşı örgütlenir… Ne yapayım şimdi ben evdeki bütün Tarık Akan ve Kadir İnanır filmlerini çöpe mi atayım? Gördüğüm yerde yüzüne mi tüküreyim? Sokakta gezerken itip kakayım, boyum yeterse o uzun boyuna bakmadan seni tartaklayayım mı? Ne yapmamı istiyorsun Tarık ağabey? Ağabey… Yeşilçam’da iş bittiyse yeni yetme delikanlı sanatçılarımıza sahip çık. Bu milletin senden beklediği bu. Sinemacılığa sahip çık, sanata sahip çık. Ne işin olur senin şeriatçılıkla, dinci basınla…

 

“Örgütlenelim”miş… ya git, Tarık ağabey yaa… Baydı artık sanat camiasının bu gibi çıkışları… Koy oğlum, koy bir Kadir İnanır filmi de kendimize gelelim… Çağır Tarık ağabeyini de birlikte seyredelim, akşama da Galatasaray’ın şampiyonluğunu kutlarız…

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÜYE GİRİŞİ
RÖPORTAJ
YAZARLAR
VİDEO HABER
ANKET
Merakla beklenen KEY ödemelerinde beklediğiniz parayı aldınız mı?
Hakettiğimi Aldım
Beklediğimden Az Aldım
Ne Kadar Aldığıma Bakmadım
Hiç Alamadım
HABER BÜLTENİ