Fenerbahçe - Galatasaray derbisinin ardından bizzat yaşayarak gördüğüm aksülamel, muasır insanların tepkisine hiç benzemiyordu.
Kaçırılan her pozisyon, kaptırılan her top sonrası anasının örekesine küfredilen futbolcuları “ne de olsa alışmışlardır” tesellisi ile geçiyorum. Sövülmedik yeri kalmayan hakemi, teknik direktörü, yöneticileri de geçiyorum. Çünkü rezaletin derinliği bunları duymamıza fırsat vermiyor.
Serde Adanalılık var, küfredeni çok duydum. Duydum da daha bu kadar alçakçasına küfrü, bu kadar çirkefçesine, bu kadar mutaassıpçasına küfrü duymadım. Fenerbahçe - Galatasaray derbisi takımların değil taraftarların derbisi olmuş. Derbiye futbolculardan çok taraftarlar hazırlanmış. Kim kimin anasına hangi pozisyonda küfredecek, kim kimin bacısını hangi sözlerle kirletecek, herkes dersine iyi çalışmış.
MSN'den oturum açan bir Fenerbahçeli bayan arkadaşım özel iletisine “aslana da böyle koyarlar” yazmış. Galatasaraylı diğer arkadaş… O arkadaş… O… Yok, elim varmıyor yazmaya, yazamam. MSN'deki derbi daha çok su götürür.
Bir de video sitelerindeki derbi var. Orda ki derbi ağızları açık bırakacak türden. Şahsa küfür yok, rakip takımın tüm taraftarlarıyla direkt yakın temas var. Filan takımın taraftarı tüm falanlıları tek başına… Ya sabır, ya sabır!
Sanal dünyadan başımı kaldırıp bir ara aşağıyı seyredecek oluyorum. Reel deki manzara da sanaldakinden farklı değil. Kafasını pencereden dışarı uzatan bir kız çocuğu yoldan geçen komşusuna “Fenerbahçeli, şiişştt, kızzz o.çocuğu” diye çağırıyor. Bu, arkadaşına normal geliyor. Komşusunun çağırışına göre anası kötü yola düştüğü sanılan kız başını yukarı kaldırıyor, önce birkaç saniye tebessüm ediyor sonra da orta parmağını havaya dikip diğer kıza gösteriyor, bir yandan da elindeki flamadan bozma takım bayrağını ona uzatıyor.
Derbi diye eskiden yılda bir kez yapılan, üç yaşına gelmiş atların katıldığı yarışa derlerdi. Aradan geçen zaman derbiyi mutasyona uğratmış ve yaşını almış katırların küfür derbisine çevirmiş.
Ben o yorumları, atışmaları, kaba saba lafları okudukça, duydukça kendi insanlığımdan hicap duydum. Haysiyetten nasibini almamış nasipsizlerin ettiği hiçbir küfrü üstünüze almayın. Kötü söz sahibine aittir. Ancak kendi kanından, kendi soyundan insanların ağzından çıkan kandilli, kantarlı, sunturlu küfürlere maruz kalmak insanın kanına dokunuyor, zoruna gidiyor.
Siyaseti, eğlenmeyi, konuşmayı yüzümüze gözümüze bulaştırdığımız gibi sporu da mundar ediyoruz.
Kibar olmayı, centilmenleşmeyi toplumca usa vurmalıyız. Şu veciz atasözünü hatırlatmakta fayda var:
Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir. Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.