Hikâyeden anlattığımız yol hikâyesi o kadar ilgi gördü ve mail guruplarında o kadar dolaştı ki yeni bir şeyler yazmak yerine tembellik edip reyting canavarına yem olduk.
Kastamonu yollarında ne olduğunu bireysel maillere kısaca cevap yazdım yine de burada paylaşayım;
Türkiye'de her 6 aracın birinde silah varmış! Bu istatistiğin bize bakan tarafını kullanıp asker ya da polis gelmesi için gürültü koparmak üzereydim ki, içinde iki çocuklu bir aile bulunan küçük bir otomobil durdu.
Otomobilden inen ve bizim için iki çocuğu ve eşi ile birlikte iki saat harcayıp kilometrelerce yol yapan, aracımızı taşıma benzinle hareket ettirmeyi başardıktan sonra, bununla da kalmayıp benzinciye kadar olası bir sorun karşısında ihtiyatlı olmak adına bize eşlik eden, buda yetmezmiş gibi bizi evinde misafir etmek için çok samimi ısrar eden, yola devam edeceğimizden emin olduktan sonrada koltuğumuzun altına bayram hediyesi helva sıkıştıran bir kahramanımız oldu.
Bu kahramanımızın adı Sayın Mesut Ovalıoğlu…
Kaderin cilvesi ki mağduriyetimizin beklide baş sorumlusu Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli kendisi…
***
Memleketi bayağı üzdü bu “Üzmez” hadisesi
Anlaşılan o ki mağdureyi de yeterince üzmüş,
Ancak bilirkişi bu üzülmeyi yeterli bulmamış bu muamele kızımız “üzmez” demiş.
Bu duruma da üzülenler olmuş tabi ki.
“Üzmez” pek üzülmemiş ki utanmadan “gazeteci vurmuş adamım ben” demiş.
14 gazete o kadar üzülmüş ki manşetten vermiş,
4 gazete de yer vermedi diye de üzülmüş bazıları.
Yer vermeyen gazetelerden birisi böyle üzücü olayları, kahramanları kim olursa olsun bu güne kadar hiç ama hiç yayınlamamış zaten. Yani içten içe üzülmüşler de belli edememişler.
Diğer üçü de demek ki üzülecek bir şey bulamamışlar.
Biz mi?
Soldan sağa, aşağıdan yukarıya üzüldük tabiî ki…
***
89 yıl sonra ilk defa Rus Patriği ülkemize geldi.
Geliş nedeni Ortodoks patrikler zirvesi.
Zirvenin ana tartışması “Ekümenlik” de olsa,
Rus patriğin kıyafetindeki,
Hz. Meryem tasvirleri bile Rus Ortodoks cemaatinin yeni döneme nasıl baktığının işareti.
Bu konuda yazılacak çok şey var ki Allah biliyor sizden esirgemem.
Yakın zamanda ufak ufak başlarız bu konuyu irdelemeye.
***
Spordan bir şeyler yok mu?
Var tabiî ki, Milli maça gittik;
Kardeş sıfatını esirgemediğimiz Bosna'nın bile milli marşını dinlemeyen,
Yenilen golden sonra sevinen Bosnalı taraftara hakaret eden,
Onu tehdit eden hatta tartaklayan hem de bunu VIP (bkz dipnot) tribününde yapan,
Sonra aynı Bosnalılar “Türkiye” tezahüratına eşlik edince utanmayan,
Tehdit altındaki Bosnalıları kollamak yerine üzerinde polis üniformasıyla ortalıktan kaybolan,
Her türlü tütün mamulünü kullanmanın yasak olduğu anonsuna rağmen açık gizli tüttüren,
Hayatında ilk defa maça gitmiş 7 yaşındaki oğlumun ve benim de aralarında bulunduğum kalabalıktan yüz kişiye sorduk bizi neden AB'ye almıyorlar.
Cevap: Türk'ün Türk'ten başka dostu yok da ondan…
***
Dipnot: VIP tribünü vurgulamaktaki kastım maddi ayrımcılık değil. VIP'teki seyircilerin yurt dışında maç seyretmiş, dünya görmüş, sosyokültürel anlamda daha fazla imkâna sahip olduğunu düşündüğüm insanlar olduğundan.