'AB, Annan'ı ilgilendirmez'

  • Giriş : 17.06.2006 / 00:00:00

Genel Sekreteri Kofi Annan'ın; Güney Kıbrıs'ın, Kıbrıs sorunu çözülmeden AB'ne üye olmasının adadaki durumu daha da karmaşıklaştırdığı şeklindeki görüşü Rum tarafında geniş tepkilere neden oldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Rum Kesimi lideri Tasos Papadopulos Genel Sekreter'in; Güney Kıbrıs'ın, Kıbrıs sorunu çözülmeden AB'ne üye olmasının Kıbrıs sorununu daha da karmaşıklaştırdığı açıklamasından duyduğu yoğun hoşnutsuzluğu dile getirdi. Papadopulos Rum tarafının, BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan BM Barış Gücü'nün görev süresinin uzatılmasına ilişkin kararda Kıbrıs sorunuyla ilgili daha net ve açık saptamalar olmasını tercih ettiği imasında bulundu.

Papadopulos "Annan'ın açıklamasını anlaşılmaz buluyorum. Kıbrıs'ın AB üyeliği kendisini ilgilendirmeyen bir konudur. Mantığını anlamakta zorlanıyorum. Kıbrıs, kabul edilemez bir çözümü kabul etmesi için baskı uygulansın diye mi AB dışında kalmalıydı? Samimi olarak, bu iki konunun birbirine nasıl bağlandığını anlamıyorum. Ben inanıyorum ki Kıbrıs'ın AB üyeliği, Kıbrıs sorununun, Avrupa müktesebatı ilkelerine uygun olması gereken çözümüne sağlam bir temel ve çerçeve konulmasına yardımcı olur." dedi.

Papadopulos ayrıca Güvenlik Konseyi'nin BM Barış Gücü'nün görev süresinin uzatılması kararına memnuniyet belirtirken, ancak hemen akabinde, kararın Kıbrıs sorunundaki gelişmelerle ilgili içeriği konusunda "Bu sefer çok daha net ve güçlü bir karar beklerdim" dedi.

--Papadopulos'un yazılı açıklaması---

Papadopulos hükümeti, yazılı açıklamasına göre kararı, Kıbrıs'ın Kuzey kesimindeki Türk askerî "işgalinden" kaynaklanan ciddi güvenlik sorunlarına yeterince işaret edilmemesine rağmen, Güvenlik Konseyi'nin UNFICYP'in görev süresinin uzatılması kararını olumlu buluyor.

Resmi açıklamaya göre Kıbrıs hükümeti Güvenlik Konseyi'nin, kapsamlı bir çözüm bulunması için müzakerelerin yeniden başlaması yönünde ilerleme sağlanması teşvikine işaret ediyor ve bu hedef için çalışma kararlılığını ve bağlılığını teyit ediyor. Hükümet diyalogun yeniden başlamasına yönelik zemin hazırlığı prosedürüne katılmaya hazır olduğunun, 28 Şubat'ta Paris'te BM Genel Sekreteri Kofi Annan'la yaptığı görüşmede Başkan Tasos Papadopulos tarafından teyit edildiğini; o toplantıda Kıbrıs hükümetinin, tam da bu hedefin başarılmasına yönelik, teknik düzeyde toplumlar arası görüşmeler mekanizmasının oluşturulmasında ve iki toplum arasında güven yaratılmasında mutabık kalındığını hatırlatıyor.

Bu çerçevede Kıbrıs hükümeti Kıbrıs Türk toplumu liderliğini; Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik müzakerelerin esaslı ön hazırlığının yapılabilmesi, buna paralel olarak Kıbrıslı Türkler ve Rumlar arsındaki ilişkilerin iyileşmesi ve iki toplum arasında güven yaratılması için teknik düzeydeki görüşmelerin mümkün olan en kısa zamanda başlamasına rıza göstermeye çağırıyor.

---Rum siyasilerden Annan'a karşı ağızbirliği---

Rum hükümet kanadının, Kofi Annan'ı, hiç de diplomatik olmayan bir üslûpla, kendisini ilgilendirmeyen AB'ye bulaşmakla ve Kıbrıs sorunundaki kendi rolünün altını oymakla suçluyorlar.

DİKO Asbaşkanı Nikos Kleanthus; BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın tavrı ve açıklamalarıyla; Genel Sekreter olarak, BM'nin itibarını bir kere daha azalttığını ve Kıbrıs sorununa ortak kabul edilebilir çözüm arayışındaki kendi rolünün altını oyduğunu söyledi. Hiçbir neden yokken DİSİ'ye de değinen Kleanthus, "DİSİ liderliği maalesef, Türkiye'nin uzlaşmazlığı, BM Genel Sekreteri'nin açıklaması konusunda feryat etmeye ve önerisinin ne olduğunu söylemeden hükümeti eleştirmeye devam ediyor" dedi.

EDEK Başkanı Yannakis Omiru BM Genel Sekreteri'nin sözlerini "Talihsiz, BM Genel Sekreteri'nin misyonu için küçültücü, AB gibi siyasi bir örgüt için küçümseyici ve Kıbrıs Cumhuriyeti için hakaretamiz" diye niteledi.

Omiru, karara da değinerek "Kıbrıs sorununun çözüm perspektiflerindeki süregelen çıkmazla ilgili, dramatik değişim anlamına gelecek hiçbir şey içermiyor" dedi. Annan'ın sözleriyle ilgili olarak üzüntü belirten Yannakis Omiru şunları söyledi: "Bu açıklama; hedefi dünyada barış, istikrar, güvenlik ve işbirliği olan AB gibi siyasi bir örgüt için küçümseyici olmasının ötesinde, uluslar arası ve bölgesel örgütlere katılmakla ilgili egemenlik haklarını kabul etmemesi açısından Kıbrıs Cumhuriyeti için hakaretdir ifadelerini kullandı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious