AB belgesinde beklenti yüksek MİLLİYET

  • Giriş : 26.05.2006 / 00:00:00

AB Ortaklık Konseyi, 12 Haziran'da Türkiye'ye iletilecek mesajlardan oluşan bir tutum belgesi verecek.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AB ile Türkiye arasındaki en üst karar organı konumundaki Ortaklık Konseyi toplantısı, 12 Haziran'da Lüksemburg'da gerçekleştirilecek. Toplantıda AB tarafından Türkiye'ye iletilecek mesajlardan oluşan tutum belgesi, "Daraltılmış İlerleme Raporu" görüntüsü veriyor. Belgede verilen mesajların İlerleme Raporu'nda verilenlerle paralellik göstermesi, Ankara'nın birçok alanda adım atmadığını gösteriyor. "Beklenti dozu" yüksek, "övgü dozu" vasat 19 sayfalık belgede öne çıkan unsurlar şunlar:

Güneydoğu: PKK'nın şiddet eylemlerine başlamasından bu yana bölgede durumun kötüleştiğini vurgulayan belgede, bu örgütün AB'nin terörist örgütler listesinde yer aldığı hatırlatılıyor. "AB, artan istikrarsızlık ve gerilimden endişe duymaktadır. AB, net bir şekilde PKK'nın eylemlerini kınıyor ve her tür şiddete derhal son verilmesini istiyor" ifadelerine yer verilen belgede güvenlik birimlerinin de güç kullanımında temkinli olması isteniyor.

Ek Protokol: Türkiye'den Ek Protokol'ün tam olarak ve ayrım yapmaksızın uygulanmasını talep eden AB, taşımacılık alanı da dahil olmak üzere malların serbest dolaşımının önündeki engellerin kaldırılmasını istiyor. Türkiye'nin buna zorunlu olduğunu belirten belgede, ilgili müzakere başlıklarının açılmasının Türkiye'nin sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesine bağlı olduğu kaydediliyor. Bunların tam olarak yerine getirilmemesi halinde müzakere sürecinin genelinin etkileneceği uyarısı da belgede yer alıyor.

Kıbrıs: Türkiye'den "Kıbrıs Cumhuriyeti"yle ilişkileri normalleştirmesi isteniyor. AB, Türkiye'den çözüm çabalarına destek talep ederken, Kıbrıs'ın uluslararası örgütlere üye ve anlaşmalara taraf olmasını engellememesini istiyor.

Reform süreci: Reform sürecinin yavaşladığına işaret eden belge, özellikle uygulama konusunda, "belirgin ek çaba" gösterilmesi gerektiğini vurguluyor. Belgede, "winsan hakları ihlalleri azalsa da devam ediyor, mevcut yasalar uygulanmalı ve bazı alanlarda yeni yasal düzenlemeler yapılmalı" deniliyor. Türkiye'den Kopenhag kriterlerine uyum çabalarını yoğunlaştırması talep ediliyor.

301'inci madde

Adalet sistemi: Yapısal reformların devreye sokulmasıyla sistemin güçlendirildiğine vurgu yapan belge, hâkim ve yargıçların reformların uygulanmasındaki önemli rolüne vurgu yapıyor. AB, hakim, savcı ve avukatların uluslararası sözleşmelere uyum ve saygı konusunda eğitilmelerine verdiği önemin altını çiziyor.

İfade özgürlüğü: AB, bu alanda ciddi kaygıların bulunduğunu vurguluyor. Olumlu gelişmelere karşın, şiddet içermeyen görüş bildiren kişiler için 301 ve benzeri maddelere dayanarak açılan davalar bulunduğunu belirten AB belgesinde, "Eğer hâkim ve savcılar, bu maddeleri dar bir şekilde yorumlamayı sürdürürlerse Türkiye, muğlak şekilde formüle edilen bu maddeleri mevcut AB standartlarına uygun biçimde değiştirmek durumunda kalacak" denildi.

Dini özgürlükler: Bu alanda somut ilerleme sağlanmadığını düşünen AB, ısrarlı bir şekilde Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılmasını istiyor. Alevilerin sorunlarına eğilinmesini de isteyen AB, bu sorunları ibadet alanlarının tanınması, ilgili devlet birimlerinde temsil ve seçmeli din dersi olarak sıralıyor.

İşkence: Reformların işkence ve kötü muamele uygulamalarını azaltmaya katkı yaptığını belirten belge, yine de bu konuda şikâyetler geldiğini vurgulayarak sorumluların cezasız kalmaması gerektiğini dile getiriyor. AB, hükümetten işkenceye sıfır hoşgörü politikasını sürdürmesini talep ediyor.

Kürtçe yayına övgü

Kültürel haklar: Kürtçe yayın alanındaki gelişmeler övülürken, bunların kısıtlayıcı yaklaşımla yapılmasından yakınılıyor. Türkçe dışındaki dillerin öğretilmesi konusunda da gerekli düzenlemelerin yapılması talep ediliyor.
Kadın hakları: Namus cinayetlerinden duyulan endişe belirtiliyor. Parlamento düzeyinde yapılan soruşturmadan memnuniyet duyulduğu vurgulanıyor.
İyi komşuluk: Türkiye'den iyi komşuluk ilişkileri taahhüdüne bağlı kalması ve sınır anlaşmazlıklarını barışçıl çözme sürecini olumsuz etkileyecek her türlü eylemden kaçınması isteniyor.

Sivil-asker ilişkisi:

AB, belgede ordunun rolüne özel vurgu yapıyor. Belgede, güvenlikle ilgili konularda Türkiye'nin, hesap verebilirlik ve şeffaflığının AB'deki uygulamalara uygun olması gerektiği belirtiliyor ve "Ordu tarafından yapılan açıklamalar, sadece askeri konularla ilgili olmalı ve hükümetin yetkisiyle yapılmalı" ifadeleri kullanılıyor. Komşularla iyi ilişkiler de dahil olmak üzere güvenlik stratejisinin formüle edilmesinde ve uygulanmasında, sivil yetkililerin denetleme yetkilerini tam olarak kullanması da AB'nin istekleri arasında yer alıyor. Askeri harcamaların TBMM'nin denetiminde olmasına vurgu yapan belgede, askeri mahkemelerin sivilleri yargılayabilmesine olanak veren unsurların kaldırılması da talep ediliyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious