"AB müzakerelerinde öncelik Kürt hakları"

  • Giriş : 03.03.2008 / 22:17:00

AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Türkiye'de son 7 yılda hayata geçirilen reformlar sayesinde ''Kürt kökenli Türk vatandaşlarının durumunun iyileştiğini'' belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Avrupa Parlamentosu'nda (AP) Sosyalistler, Liberaller ve Yeşiller'in ortaklaşa düzenledikleri "Türkiye'de Yeni Sivil Anayasa ve Kürt Meselesi" konulu konferansta konuşan Rehn, "Hükümetin Güneydoğu'da yaşam koşullarını iyileştirmek için sosyo-ekonomik önlemler aldığını" belirterek yatırımların ve ekonomik aktivitelerin güvenlik sorunu nedeniyle sınırlı kaldığını söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir kamu televizyon kanalının Kürtçe yayın yapmasının planlandığı şeklindeki açıklamasını memnuniyetle karşıladıklarını anlatan Rehn, bu konuyu takip edeceklerini dile getirdi.

Olli Rehn, "Reformlar ve kademeli olarak açık topluma dönüşüm sayesinde Kürt kökenli Türk vatandaşlarının durumu 2000'li yıllarda iyileşti" dedi.

Türkiye'ye, Kürtlerin kültürel haklarını ve ekonomik şartlarını iyileştirme" uyarısında bulunan Rehn, Kürtlere yapılacak reformların Türkiye'nin bu yılki üyelik müzakereleninin öncelikli konusu olacağını kaydetti.

"Yeni anayasa birçok fırsat sunuyor"

Yeni anayasa girişimiyle hükümetin daha fazla demokrasi için belirlediği önceliklerin Türkiye'nin uluslararası standartlarla uyumunu kolaylaştırabileceğini söyleyen Rehn, "Gerçekten önemli olan anayasal reformun katılımcı ve şeffaf bir süreçte gerçekleştirilerek eleştirilerin önlenmesi ve yeni anayasanın sivil toplumda geniş bir temele dayanması sağlanmalıdır" diye konuştu.

Resmi taslağı henüz ortaya çıkmadığı için yeni anayasa konusunda nihai değerlendirmelerde bulunmayacağını belirten Rehn, "Bize ulaşan bilgilere göre taslakta cumhurbaşkanının yetkileri eğitim ve yargı gibi alanlarda kısıtlanıyor, yasama dokunulmazlığının kapsamı daraltılıyor, etnik ve dini grupların haklarını sınırlayan diğer maddeler gözden geçiriliyor. Eğer bu şekildeyse, anayasal reform temel özgürlüklerin, kültürel hakların ve yargının bağımsızlığının güçlendirilmesi açısından birçok fırsat sunuyor" dedi.

"Reformlarda yavaşlama var"

AB müzakere sürecinin genellikle "teknik bir süreç" olarak tanımlandığını anımsatan Rehn, "Evet, müzakerelerin önemli bir yönü, AB üyeliğinin olmazsa olmazı bu süreç" dedi.

Rehn, ortak değerlerin paylaşılmasının, hukukun üstünlüğünün, demokraside ve insan haklarında ortak bir anlayışa sahip olmanın, bu süreci tanımlayan ve aday ülkeleri AB'ye adım adım yaklaştıran temel değerler olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin bu kapsamda önemli reformları hayata geçirse de son yıllarda yavaşlama gözlendiğini savunan Rehn, geçmişe takınıp kalınmamasını ve bu yıl reform sürecinin yeniden canlandırılması gerektiğini ifade etti.

Hükümetin son günlerde "dikkatini başörtüsü sorununa odakladığını" söyleyen Rehn, AB'de bu konuda "farklı uygulamaların" söz konusu olduğunu, Türk sivil toplumunun ve siyasi aktörlerin bu konuda özgün bakışlarını ortaya koymaları gerektiğini söyledi.

Rehn, "Fakat başörtüsü konusuna çok fazla siyasi enerji harcandı. Şimdi TBMM'de bu konu açıklığa kavuşturulmuş olduğu için Türkiye'nin temel özgürlükleri güçlendirecek reformlarda hızlı ilerleme sağlaması ve önümüzdeki aylar için açık, güvenilir bir reform gündemi belirlemesi gerekmektedir" dedi.

Hükümetin bu konuda kararlı olduğu yolunda işaretler bulunduğunu dile getiren Rehn, Vakıflar Kanunu'nun TBMM'de kabul edilmesini memnuniyetle karşıladığını belirterek, şimdi önceliğin ifade özgürlüğüne verilerek TCK 301'inci maddesinin gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious