Abant Platformu'nda hararetli tartışmalar yaşanıyor!

Abant Platformu'nda hararetli tartışmalar yaşanıyor!.10198
  • Giriş : 16.11.2007 / 17:38:00

Platformun tartışmalar bölümünde yazar Ali Bulaç söz aldı. Bulaç şunları söyledi:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


"Önceki anayasaları askerler hazırlamıştı. Bu anayasayı da askerler yerine AK Parti hazırlıyor. Askerin yerine bir partinin gelmesi sivil nitelik için yeterli mi? Ya da bilim adamları heyetinin hazırlamış olması sivil anayasa için yeterli mi? Yavuz Atar, Tanrı da bireyi muhatap almış dedi. Bu tamanen yanlıştır. Dinde böyle bir şey yok."

Oturum başkanı Kuzu, "Toparlar mısınız? Bir tebliğe dönüşmesin" diye uyarınca Bulaç, "Hoşunuza gitmediğini biliyorum. Ama toplayacağım" karşılığını verdi.

Anayasa Hukukçusu Prof. Servet Armağan: Biz anayasa taslağında bireyi öne çıkardık diyoruz. Oysa 1982 Anayasası'nın hangi maddesine baksanız bireyden söz eder. Oradaki ifade ile birey öne çıkarılmış olmuyor.

Şahin Alpay: Hangi taslaktan söz ediyoruz. Taslaklar dağıtılmış olsa idi farkları görebilirdik. Özbudun taslağı ile Atar'ın okuduğu taslağın girişleri çok farklı. Ali Bulaç, liberalizmin birinci basamağına takılıp kalmış.

Altan Tan: Tamamen yeni bir anayasa hazırlandığı takdirde, eskisinin hükmü kalkacak. Eskisi hükümden kalkacaksa, değiştirilemeyecek maddeleri ile ilgili farklı bir düzenleme yapılabilir mi? Bunlar değiştirilebilir mi yoksa aynen alınmak durumu mu var?

İstanbul Hukuk Fakültesi Öğretim üyesi Ferman Demirkol: Sizde bir endişe bir korku var. Siz siyasi parti misiniz ki 1982 anayasasının meşruiyetini tartışıyorsunuz. Siz talep üzerine taslak hazırlyorsunuz. Talep üzerine yapılmış ise sipariş demektir. Bunu kabul etmek ayıp birşey değil. İsterseniz 500 milyar olsun. Değişmez maddeler de değişebilir. Ankara bir depremde yıkılsa bunu İstanbul'a getiremez miyiz? Bal gibi getirebiliriz.

Burhan Kuzu cevap verdi: Sayın Başbakan Sayın Özudun'dan bir talepte bulundu. Ama şöyle bir anayasa hazırlayalım gibi bir talep olmadı.

Prof. Özbudun da cevap verirken şöyle dedi:
"AK Parti siparişi ile ilgili bir konuyu gizlemedik. Biz başından bu yana bu görevi Sayın Başbakan'ın isteği üzerine kabul ettik. AK Parti Kuzey Kore'nin partisi değil. Elbette bir anayasa değişikliğinini öncülüğünü de yapacak.

Sipariş kelimesinden poşlanmıyoruz şunun için. Ben beleki 10 kez açıkladım. Ne Başbakan ne de başka bir AK Partili bize bir talep iletmedi."

FIRAT: BİZ KAYIT KOYMADAN RİCADA BULUNDUK

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat: Memo'yu bir gün ayı fena halde dövmüş. Kulağı iyi duymaz olmuş. N zaman birilerinin konuştuğunu duysa "Ha şu ayı meselesi değil mi dermiş.
Ne türlü siviller gördük ki uygarlıkla alakası yok. Bizim sivilden kastımız uygar bir yaklaşım. Biz sipariş vermedik, ricada bulunduk. Hiçbir kayıtta bulunduk. Biz bu hocalarımızdan rica ettik. Bu taslaın taslağı idi. Bunu en baştan söyledik. Anayasa sadece hukuki bir metin değil ancak aynı zamanda siyesi bir metindir. Herkes bir anayasa taslağı hazırlayabilir. Ama teklifi verebilmek için 177. maddede belirtilen sayıya sahip olacaksınız.
Yarın ya da öbür gün açıklayacağımız metin Sayın Özbudun ve arkadaşalarının hazırladığı metnin aynısı olmayacak. Çünkü açıklaşacağımız metin AK Parti'nin taslağı olacak. Bize, "Bu toplumun sırtından sopayı eksik ederseniz ülkeyi yönetemezsiniz" diyen bürokratlar da var.

AK Parti de TOBB kadar, TÜSİAD kadar anayasa taslağı hazırlayabilir. En az onlar kadar, hatta daha fazla yetkilidir."

Gazeteci yazar Nazlı Ilıcak: 1961 Anayasası'nı biz de çok eleştirdik. Çünkü güvenlik ve asayiş anlamında bir dizi sıkıntılar getirmişti. Acaba bu anayasa çalışması da benzeri bir şekilde soruna neden olabilir mi?

LAİKLİK NET BİR ŞEKİLDE TANIMLANMALI

Avrasya Bir Vakfı Başkanı Şaban Gülbahar: Atatürk, milli iradenin tecelligahının Meclis olduğunu söylüyor. Madem yeni bir anayasa hazırlanıyor. Öyle ise bu bütün çıplaklığı ile doldurulmalıdır. Laiklik, hiç boşluk bırakılmadan tarif edilmelidir. Herkesin elinde farklı bir kalıba girmemeli. Bazı illerde 8-9 bin oyla miletvekili seçiliyor. Bazı illerde ise 100 bin oyla ancak seçiliyor. Çözüm surada, bölge yerine Türkiye milletvekilliği esası getirilmeli. Bu da temsilde adaleti sağlar.

SUÇ 1961 ANAYASASI'NIN DEĞİL, UYGULAYICILARIN İDİ

Prof Ergun Özbudun: Ilıcak'ın sorusunu cevaplandıracağım. 1961 Anayasası ile ilgili iddiaları biliyoruz. Elbisenin bol geldiği ifade edilip gelindi. Ben bu yargıya kesinlikle katılmıyorum. Bu anayasa ne daha az hürriyetçi ne de kısıtlayıcı idi. Bütünüyle siyasi şartlardan ileri geliyor. O anayasada asayişi sağlayacak her şey vardı. Bütünüyle uygulananlar siyasi yaklaşımların eseri. Bütün bunların 61 Anayasası'na yüklenmesi yanlıştı Bu yanlış bir teşhisti, onun için getirilen tedaviler de yanlış oldu.

Kaynak : haber7

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious