ABD, yoksullukla savasi kaybetti

  • Giriş : 20.11.2005 / 00:00:00

ABD - ABD'yi vuran Katrina kasirgasi, ABD hükümetinin tartisilmasindan pek hoslanmadigi gerçekleri ortaya koydu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Soguk savas sonrasi dünyada "geriye kalan tek süper güç" olarak anilan ABD, yoksulluga karsi 40 yil önce resmen açtigi savasi kazanamadi.

ABD'nin resmi verilerine göre, dünyanin en büyük ekonomisinde yoksulluk sinirinin altinda bir gelirle yasamaya çalisan insan sayisi 37 milyonu buluyor. Üstelik, resmi istatistiklerin gerçek duruma göre daha iyimser bir tablo çizdigi kaydediliyor.

Yoksullugun ABD için "kronik" bir sorun halini aldigini vurgulayan uzmanlar, son yillarda toplam nüfus içindeki yoksullarin sayica ve oran olarak artis gösterdigine dikkat çekiyorlar.

Resmi istatistikler güvenilmez

Eski baskanlardan Lyndon Johnson'in 1964 yilinda ABD nüfusunun yüzde 19'unun yoksulluk sinirinin altinda yasadigina isaret ederek, yoksulluga karsi savas ilan ettigini belirten uzmanlar, bir diger baskan Ronald Reagan'in 1988 yilinda gelinen durumu "Federal hükümet yoksulluga karsi savas açti ve yoksulluk kazandi" seklinde özetledigini hatirlatiyorlar.

Yoksullukla mücadelede resmen alinan mesafenin bugün de Reagan döneminden farkli olmadigini bildiren uzmanlar, "yoksulluga karsi resmi savas" ile geçen 40 yilin sonunda geçen yil, resmi rakamlara göre, yoksullarin genel nüfusa oraninin ancak yüzde 12.7'ye çekilebildigini söylüyorlar.



"Amerikalilar kendi kendilerine yalan söylüyorlar" diyen Duke Üniversitesi profesörlerinden David Brady, yoksullukla mücadelede bir mesafe kaydedildigi izlenimini uyandirmak için resmi istatistiklerin çarpitildigini iddia ediyor.



Brady, gerçek yoksulluk oraninin yüzde 18'e, yani dünyanin en zengin ülkesinde sefalet içinde yasayan insan sayisinin 48 milyona ulastigini savunuyor. Bir baska deyisle, Irak büyüklügünde iki ülke nüfusunu olusturacak sayida insan ABD sinirlari içinde sefalet çekiyor.



Brady, bu rakamlarin sanayilesmis ülkeler arasinda sayica ve oranca en büyük yoksullugun ABD'de yasandigini ortaya koydugunu söylüyor.



Süper güçte 3.



dünya manzaralari





Güneydogu eyaletlerini geçen ay vuran Katrina kasirgasinin ABD'nin disariya karsi göstermekten pek hoslanmadigi iç sefalet manzaralarinin dünyanin gözleri önüne serilmesine yol açtigi vurgulaniyor.



Gözlemciler, Katrina'dan sonra ortaya çikan görüntülerin, Banglades, Somali, Angola gibi en yoksul 3. dünya ülkelerini hatirlatan insan manzaralari gösterdigine dikkat çekiyorlar.



New Orleans'ta dilenen insanlarin görüntülerinin 3. dünya ülkelerini hatirlattigini belirten uzmanlar, kasirganin ABD'nin irk ayrimciligi sorununu çözmekten ne kadar uzak oldugunu da ortaya koydugunu ifade ediyorlar.



New Orleans'ta ölenlerin ezici çogunlugunu siyahlarin olusturduguna dikkat çeken gözlemciler, bu durumun, 1964 yilinda irk ayrimciligina hukuken son verilen Amerika'da hukuki ayrimciligin yerini ekonomik ayrimciliga biraktiginin isareti olarak degerlendiriyorlar.



500 zengin 416 milyon yoksula bedel

Yoksullugun ABD toplumundaki giderek artan esitsizligin isareti oldugunu belirten bilim adamlari, Birlesmis Milletler verilerine göre, çogunlugunu Amerikali milyarderlerin olusturdugu dünyanin en zengin 500 insaninin toplam servetlerinin, dünyanin en yoksul 416 milyon insaninin toplam servetine esit oldugunun altini çiziyorlar.

Uzmanlar, bu en yoksul 416 milyon insanin sadece 3. dünyada yasamadigini, birçok Amerikan vatandasinin da bu toplama dahil oldugunu kaydediyorlar.

ABD'de saati 6.35 dolar olan asgari ücretin yoksulluk sinirinin altinda kaldigini belirten gözlemciler, ilk ögretimden fazla egitim görmemis milyonlarca Amerikalilarin saglik sigortasi ve tatil hakki olmadan asgari ücretle çalismak zorunda oldugunu vurguluyorlar.



Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious