ABD istihbaratı Blair'i dinlemiş!

ABD istihbaratı Blair'i dinlemiş!.14432
  • Giriş : 26.11.2008 / 10:48:00
  • Güncelleme : 06.09.2016 / 08:37:28

Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı'nda çalışan David Murfee Faulk adlı 39 yaşındaki Arapça uzmanı, Tony Blair'in dinlendiğini açıkladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İngiliz basınında bugün, "1970'lerde IMF tarafından kurtarılan İngiltere'yi hatırlatan bütçe tasarısı Yeni İşçi Partisi'nin sonu mu?", "Zorunlu kimlik kartına ilk adım ve ABD istihbaratı Tony Blair'i dinledi mi?" başlıkları öne çıkıyor.
Daily Telegraph, Amerikan istihbarat servislerinin, Washington en önemli müttefiklerinden eski İngiltere Başbakanı'nın özel hayatını izlemeye aldıklarını yazıyor bu sabah.

Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı'nda çalışmış olan bir kişinin itiraflarını aktaran gazete, Bush yönetiminin terörle savaşta en yakın müttefikine karşı istihbari faaliyette bulunduğu suçlamasının taraflar için utanç verici bulunduğuna dikkat çekiyor.

Haberde, "David Murfee Faulk adlı 39 yaşındaki Arapça uzmanı, Tony Blair'in 'Özel hayatına ilişkin bilgiler' içeren 2006 yılına ait dosyalar gördüğünü aktarıyor, ama ayrıntı vermiyor. Amerikalı eski istihbaratçılara göre, İngiltere ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında birbirlerinin liderleri hakkında bilgi toplamamak konusunda geçmişe dayalı bir anlayış birliği var. Bir istihbarat yetkilisi, eğer bu doğruysa o zaman anlaşmaya aykırı davranılmıştır diyor. Bu arada, hakkında bilgi toplandığı

ortaya çıkan tek yabancı lider Blair değil. Irak'ın işgal sonrası Cumhurbaşkanı yardımcılarından Gazi el Yaver'in sonradan evlendiği nişanlısıyla yaptığı özel görüşmelerin de dinlendiği iddialar arasında. Görüşmeleri dinlenenler arasında Irak'ta görev yapan askerler, gazeteciler ve yardım görevlileri de var" bilgisine yer veriyor.

BBC'nin Türkçe internet sitesi http://www.bbc.co.uk/turkish/ te yer alan basın özetlerine göre, İngiltere gazeteleri bu sabah, Maliye Bakanı Alistair Darling'in dün parlamentoda sunuşunu yaptığı bütçe tasarısına geniş yer ayırıyor.

Hafta sonundan bu yana ayrıntıları zaten sızmış olan bütçe tasarısı, katma değer vergisinde 2.5 puanlık indirim, yüksek gelirlilere vergi arttırımı, buradan elde edilecek gelirle emekliler ve yoksulların yaşam koşullarını iyileştirecek adımlar, bazı kamu harcamalarında kesinti ve borçlanma üzerine odaklanıyor.

Independent, Brown hükümetinin yoksulları rahatlatacak önlemler aldığı görüşündeyken Guardian, vergi kesintilerini öne çıkararak, "21 milyar sterlinlik vergi kumarı" diyor.

Daily Telegraph, "Orta sınıfa verginin saatli bombaya dönüşebileceği" uyarısında bulunurken, Times gazetesi ise, borçlanma konusunda alarm seviyesine gidilmekte olduğu görüşünde.

Borçlanma meselesi, gazetelerin bütçe analizlerinin de odağındayken, Independent yazarı Hamish McRae, bütçenin borç boyutunu İngiltere'nin yakın tarihiyle benzerlikler kurarak, "Maliye Bakanı, gelecek yıl 118 milyar sterlin borçlanmaktan söz ediyor. Bu, gayrı safi yurtiçi hasılanın yüzde 8'i demek. Muhalefetin maliye konularındaki sözcüsü George Osborne da, ulusal borcun iki katına çıkmasından bahsetti. Şöyle de bakabiliriz aslında. Hükümet, yaptığı her 10 sterlinlik harcama için ancak 7.5 sterlin vergi toplayabiliyor. Bu ise, bizi İngiltere'nin 1970'lerde Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından kurtarıldığı yıllara götürüyor" ifadelerine yer veriyor.

Times gazetesi ise ekonomik önlemleri İşçi Partisi'nin ideolojisi bağlamında irdelediği başyazısına, "Yeni İşçi Partisi: 1994-2008" başlığını atmış.

Times gazetesi haberinde, "Kısa parlak bir dönemdi. 10 yıldan biraz daha uzun bir süre için İngiltere'nin merkez sol partisi geçmişin ekonomi budalalıklarına sırt çevirmişti. Yalnızca sosyal adalet partisi olmakla kalmadı, ekonomik fırsatlar ve bireysel isteklerin de güçlü savunucusu oldu. Ama ciddi bir krizde zorlu tercihlerle karşı karşıya kalınca ise yeni doğmalarını eskileri için terk etti" diyor.

Guardian yazarı Polly Toynbee ise Times'ın tam tersi görüşte; 'Sosyal adaleti savunan parti sonunda uyandı' diyor.

Toynbee de, yeni İşçi Partisi döneminin sona erdiğini belirterek, "sosyal demokrasi hoş geldi" görüşünde.

Obama'nın ayak izini takip ederek, artık zenginleri vergilendirip kamunun istihdam sağlamak için harcama yapmasının güvenli bir tercih olduğuna dikkat çekiyor, ama iyimserlik konusunda uyarılarda bulunmayı da ihmal etmeyerek Toynbee, şunları belirtiyor:

"İngiltere'nin bir gecede İsveç'e dönüştüğünü düşünmeyin. Alistair Darling, her hane halkına yardımcı olma vaadinde bulundu. Katma değer vergisindeki kesinti de bu demek. Ama bu akıllıca ya da gerekli bir adım mı? Bu para yoksul çocuklar ve emekliler için harcanamaz mıydı? Alışveriş merkezlerinde vitrinlerde yüzde 20, yüzde 30 civarında indirim ilanları var. Yüzde 2.5 oranında bir vergi indirimi nasıl bir alışveriş çılgınlığı ortaya çıkarabilir ekonomiyi canlandırabilir ki? Vergi kesintisiyle elde edilecek gelirle çocukların yarısı yoksulluk sınırından kurtarılabilirdi."

Hükümetin vergi tasarısının, siyasi boyutlarını öngörmeye çalışan yorumlar da dikkat çekici.

Independent, bütçe tasarısıyla açıklanan önlemleri, İngiltere'nin siyasi geleceğini belirleyecek bir kumar olarak yorumluyor başyazısında.

Gazete haberinde, "Ancak bir şey çok açık. Gelecek seçimler için siyasi savaş stratejileri de şekillenmişe benziyor. Muhalefet, vergi artışı kaygıları üzerine odaklanıp Başbakanı ekonomik kabustaki rolü nedeniyle suçlamaya hazırlanıyor. İşçi Partisi ise, resesyon karşısında ciddi adım atabilen bir parti olarak sunma arayışında. Muhalefeti ise, serbest piyasacı, tek dertleri zenginler olan bir siyasi hareket olarak suçlayacak" diyor.

Independent, 'Hangi görüşün seçmenler tarafından benimseneceğini şimdiden söylemek güç' diyerek, "Her şey, bu mali paketin hedefine ulaşıp ulaşamayacağına ve muhalefetin önlerindeki görünmez tehlikelerden nasıl sakınacağına bağlı. Ekonomik gelişmelerin giderek karamsarlaştığı bir dünyada oynanan bir kumar bu. Rulet çarkı dönmeye başladı, İngiltere ekonomisi ve siyasetinin durumu da, bu rulet topunun nereye düşeceğine bağlı" ifadelerine yer veriyor.

Times gazetesinin iç sayfalarında yer alan bir haber, İngiltere'de kimlik kartı uygulamasına sessiz sedasız geçilmekte olduğuna işaret ediyor.

Haberde, "Yabancı öğrenciler ve İngiliz vatandaşlarıyla evli olan yabancılar zorunlu kimlik kartı taşıyacak ilk kişiler olacak. Uygulama kapsamında Nisan ayına kadar 50 bin kimlik kartının sahiplerine dağıtılması bekleniyor" sözleri kullanılıyor.

Kimlik kartı alacak kişiler, göçmen bürolarına başvuracak. Burada fotoğrafları çekilecek ve parmak izleri alınacak ve ücret ödeyecekler.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*