AB'de takvimi biz belirliyoruz

  • Giriş : 13.01.2007 / 00:00:00

Devlet Bakanı ve Baş Müzakereci Ali Babacan, ''Artık AB'nin ne zaman bizden ne beklediğinin çok önemi kalmadı. Artık takvimi biz belirliyoruz. Biz ne zaman işimize ne gelirse onu o zaman yapacağız'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Babacan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığınca Kadıköy Zübeydehanım Öğretmenevi'nde düzenlenen ''AK Parti İstanbul'a Hesap veriyor/Buluşalım Konuşalım'' başlıklı salon toplantısında, ''Avrupa Birliği'' konulu konuşma yaptı.

Bakan Babacan, bir yapısal reform programına ihtiyaçları bulunduğunu, bununla ilgili startı verdiklerini, bir kaç aya kadar bunun son halini açıklayacaklarını belirtti.

Ali Babacan, sözlerine şöyle devam etti:

''2007 yılında AB bizden ne bekliyor? Açıkçası 2006 yılı Aralıkta alınan karardan sonra artık AB'nin ne zaman bizden ne beklediğinin çok önemi kalmadı. Artık takvimi biz belirliyoruz. Biz ne zaman işimize ne gelirse onu o zaman yapacağız. 2006 sonuna kadar hep şunu konuştuk, Türkiye AB için ne zaman hazır hale gelecek? Bundan sonra neyi konuşacağız? AB Türkiye için ne zaman hazır hale gelecek? Yani Türkiye gibi bir önemli ülkeyi üye olarak görmeye ne zaman hazır hale gelecek?''

Yeni dönemde vakit kaybına tahammülleri olmadığını ifade eden Babacan, askıya alınan 8 fasılda çalışmaya başladıklarını, buna devam edeceklerini söyledi.

Babacan, ilerlemenin somutlaştığı, resmi kararların alındığı tarihlerden bağımsız bir şekilde kendi takvimleri içerisinde reformlara aynen devam edeceklerini vurguladı.

Tarımın, yine müzakeresi açılmayacak fasıllardan biri olduğunu ifade eden Devlet Bakanı Ali Babacan, ''Tarım konusunda bu fasıl müzakere edilmeyecek diye bizim tarımdaki politikamızı donduracak halimiz yok. Bir yandan AB ne yapıyor ona bakacağız, bir yandan da Türkiye için doğru tarım politikaları ne ise onları gerçekleştireceğiz'' dedi.

Babacan, Gümrük Birliği'nin Türkiye'nin çok önemli bir kazanımı olduğunu, korumacılıkla hiçbir yere varılamayacağını belirterek, ''Norveç müzakereleri her açıdan tamamlamış olmasına karşın AB dışında kalmayı tercih etmiştir. Türkiye bunu yapar mı? Bu ihtimali göz ardı edemeyiz, o günkü şartlara göre verilecek karardır'' diye konuştu.

Ali Babacan, katılımcılardan gelen ''AB şart mı?'' şeklindeki bir soruya karşılık da, ''Üye olmazsak çok kötü olur diye bir şey yok. Türkiye'nin de uzun vadeli bir yöne ihtiyacı var. Türkiye zor bir coğrafyada. Bu coğrafyanın özelliklerine bakmamız gerekiyor. İlla üye olmak değil, o standartlara yaklaşmamız bizim için çok daha faydalı'' dedi.

"KIBRIS AŞAĞI KIBRIS YUKARI" BİR İŞİN ÖNEM SIRASI OLUR

Devlet Bakanı ve Baş Müzakereci Ali Babacan, ''25 ülkenin başbakanı devlet başkanı bir araya geliyor, dünyada onca önemli konu var, küresel terör, Irak, İran var... Bütün bunlar bir yana, Kıbrıs aşağı Kıbrıs yukarı. Bir işin önem sırası olur'' dedi.

AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nca düzenlenen ''AK Parti İstanbul'a Hesap Veriyor/Buluşalım Konuşalım'' toplantısında konuşan Babacan, Türkiye'nin son 4 yıllık dönemde çok önemli bir reform süreci yaşadığını söyledi.

Ekonomide kaydedilen gelişmelere değinen Babacan, ekonomik gelişmelerin temelindeki en önemli faktörün ''güven'' olduğunu, bunun vermiş oldukları sözlerin yerine getirilmesi nedeniyle oluştuğunu, yatırımcıların bu güven faktörü nedeniyle Türkiye'yi tercih ettiğini ifade etti.

Babacan, Türkiye'nin uzun vadede AB kriterlerine, uygulamalarına çok daha yaklaşmış hale geleceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

''Türkiye'nin AB katılım sürecinin resmi seyri ne olursa olsun, reform programına devam edeceğiz. Özellikle 2006'da Türkiye ile ilgili AB'nin aldığı karardan sonra şunu gördük ki, Türkiye'nin teknik, mevzuat ve reformlar anlamında ne kadar hızlı ilerlediğinden bağımsız bir şekilde, Türkiye ile ilgili kararlar tamamen siyasi bir perspektifte alındı. Bugün önümüze Kıbrıs sorununu getirdiler, yarın başka sorunlar gelebilir, başka mazeretler her zaman üretilebilir. Bizim AB'nin yaptıklarına bakarak önceliklerimizi belirlemek, takvimimizi belirleyip Türkiye'yi her alanda daha ileriye götürme çalışmalarının startını verdik.''

AB konusunda kendilerini eleştirenler olduğunu, ''Taviz veriliyor''denildiğini belirten Babacan, şu ana kadar yaptıkları hiçbir adımı taviz olarak görmediklerini söyledi.

AB CİDDİ SIKINTILAR İÇİNDE

Ali Babacan, AB sürecinde müktesebata uyum için yapacakları çalışmaları kazanımları için bir vesile olarak gördüklerini, şu anda AB'nin ciddi sıkıntılar içerisinde bulunduğunu ve bu ülkelerin geciktirdiği reformlar olduğunu belirtti. Devlet Bakanı Ali Babacan, konuşmasına şöyle devam etti:

''AB'nin kendi iç günlük meselelerinden sıyrılıp da başını kaldırıp 'bizim uzun vadeli perspektifimiz ne olmalı, nereye gitmeliyiz' diye düşünebilecek durumda değil. Düşünün 25 ülkenin başbakanı, devlet başkanları bir araya geliyor. Dünyada onca önemli konu var, küresel terör, Irak, İran var... bütün bunlar bir yana, Kıbrıs aşağı, Kıbrıs yukarı. Bir işin önem sırası olur. Düzene koyamadıklarının sorumluluğunu, faturasını genişlemeye çıkarabiliyor.''

Babacan, bu günlerde AB'de çok ciddi öz güven ve vizyon eksikliği bulunduğunu dile getirerek, ''Fakat biz AB'nin bugün içinde bulunduğu bu karmaşık durumu bahane edip ya da bu işi bırakalım deyip reformlarımızdan taviz verecek değiliz. Şimdiye kadar ne yaptıysak kendimiz için yaptık. Bu bakış açımızdan zerre kadar taviz olmayacak'' diye konuştu.

AB'nin siyasi durumunun aynı iklimi vermediğini, bazen durumun karışık olduğunu vurgulayan Babacan, ''Bazen kış iklimi oluyor, bazen rahat siyasi ortamlar oluyor'' dedi.

Türkiye'nin AB'ye üye olduğu anda bütün karar mekanizmalarında bir numaralı söz sahibi olacağını hatırlatan Babacan, ''Biz 27. ülkeden sonra eklenen 28. ülke olmayacağız. Tüm ağırlığımızla önemimizle gücümüzle AB'nin temel, büyük, en çok söz sahibi olan üyesi olacağız'' diye konuştu.

KIBRIS SORUNU

Ali Babacan, bu günlerde en önemli sıkıntının Kıbrıs göründüğünü, yeni BM Genel Sekreteri ile Birleşmiş Milletler'de yeni bir kapsamlı çözüm arayışının başlayacağını, Kıbrıs sorunu hallolsa bile her dönemde farklı siyasi konularla karşı karşıya kalınabileceğini, buna hazır olmaları gerektiğini söyledi.

Türkiye'yi tanıyan, bilen her Avrupalının Türkiye'yi AB'ye katacaklarının farkında olduğunu vurgulayan Babacan, doğu ile batı arasındaki karşılıklı diyaloğun gelişmesi açısından Türkiye'nin çok önemli bir fırsat kapısı olduğunu, bazı ülkelerin Türkiye'yi, ''AB içinde kendi sesleri'' olarak gördüğünü kaydetti.

Babacan, Türkiye'nin AB sürecini kararlılıkla devam ettirmeleri gerektiğini belirterek, ''Bizim derdimiz, Türkiye'nin başına bir sıfat eklenmesi değildir. 'AB üyesi Türkiye' değil, kendi kendimizi yenilemeye, daha yüksek standartları yakalamaya ihtiyacımız var. Sürecin sonunda üyelik olur, olmaz, üye olmamız garanti değil'' dedi.

Bu arada, Babacan'ın konuşmasının ardından Susen Erkuş isimli hayvan sever bir kadın katılımcı ayağa kalkarak yanıtlanan sorular arasında bulunmadığı için Bakan Babacan'a hayvan haklarıyla ilgili bir soru sormak istediğini söyledi. Erkuş'un ısrarına diğer katılımcılar tepki gösterirken, Babacan da ''Gündeme getirdiğiniz için teşekkür ediyorum, ilgi odağı oldunuz'' diye konuştu. Toplantı çıkışında kadın katılımcı ile partililer arasında tartışma yaşandığı görüldü.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious