ABD'li uzmandan gündem yaratacak açıklamalar!

ABD'li uzmandan gündem yaratacak açıklamalar!.83701
  • Giriş : 14.11.2007 / 16:59:00
  • Güncelleme : 14.11.2007 / 17:11:22

Michael Rubin, ABD'nin PKK konusunda sağlıklı istihbarata sahip olmadığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


ABD'nin Türkiye uzmanı Michael Rubin, Iraklı Kürtlerin Washington'u Ankara ve Erbil arasında seçime zorlaması halinde Washington'un Ankara'yı tercih edeceğini söyledi.

ABD'nin terör örgütü PKK konusunda sağlıklı istihbarata sahip olmadığını da belirten Rubin, PKK'nın taktik değiştirdiğini, eylemlerinde Kürt peşmergelerle ilişki olduğunu savundu.

Rubin, Türkiye'nin Barzani ile diyaloğu olduğunu, peşmergelerin eğitiminde rol aldığını ve ayrıca Irak Kürdistan Demokrat Partisi'nin (KDP) Ankara'da bürosunun bulunduğunu söyledi.

ABD'li uzman, "Barzani, kendisini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın muhatabı zannediyor. Böyle bir şey yok. Ama, Barzani çok zor bir ders alacak. Bunu söylediğim için Kürtler beni çok eleştirdi. Eğer ABD'yi, Erbil ve Ankara arasında seçime zorlarlarsa, ABD, Ankara'yı tecih edecektir" dedi.

"Ben, AKP'nin bazı politikalarını çok eleştirdim. Ama, Türkiye ve ABD'nin güçlü bir ilişkisi var" diyen Michael Rubin, "Son 5-6 yılda yaşanan sorunlara rağmen, ABD'nin stratejik müttefiki olan Türkiye'yi unutmayacak. Barzani de bunu anlayamıyor" diye konuştu.

Türkiye'nin ciddi olduğunu göstermesi gerektiğinin altını çizen Rubin, "Geri adım atılmamalı. PKK Kuzey Irak'ta konuşlandığı sürece saldırılar olacak. Bunun yanı sıra, Türkiye terör konusunda seçici bir yaklaşım sergilememeli. Nasıl ABD Türkiye'yi bu konuda desteklemeliyse, Türkiye de, örneğin, 'Hamas meşru bir örgüttür' dememeli. Ankara'ya davet ederseniz, yarın öbür gün bazıları PKK'yla Hamas arasında ne fark var derler. Hele, şimdi Meclis'te 'PKK'lılar kardeşimizdir' diyen milletvekilleri varken" dedi.

"ABD istediğini aldı"

Michael Rubin, Bush- Erdoğan görüşmesinde gerçek bir krizin değerlendirildiğini, ABD'nin istediğini elde ederek ortamın sakinleşmesini sağladığını söyledi.

Rubin, "Türkiye, ABD'nin PKK'ya karşı somut adım atmasını sağlamak istiyordu, bunu aldı mı bilemiyorum. Türkiye ile ABD istihbarat paylaşımı ve silahlı kuvvetler arasında daha sıkı irtibat sağlanması konusunda anlaştı. Ama, PKK konusunda ABD'nin çok fazla istihbarata sahip olduğunu düşünmüyorum" dedi.

ABD'li uzman, biri genel diğeri uydulardan elde edilen olmak üzere iki farklı istihbarat olduğunu, Türkiye'nin bu bilgilere sahip olduğunu belirterek, "Türkiye'nin elinde Türk uçakları ve kaynaklarından alınan istihbarat var. Türkiye'nin, saldırıların engellenmesinde kullanabileceği istihbarata ihtiyacı var. Bu da, insan kaynaklarından sağlanır. ABD bu alanda yetersiz" diye konuştu.

Rubin, Başkan Bush'un istihbarat paylaşımı sözü vermesi üzerine, yönetimin bu sorun üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırmasını beklemediğini vurgularken, "2004 yılı Haziran ayında, İstanbul'daki NATO zirvesinde Başkan Bush, PKK tehdidiyle mücadele etme sözü vermişti. Madem istihbaratımız vardı, neden bu istihbaratı NATO müttefikimiz Türklerle paylaşmıyorduk?" diye sordu.

Michael Rubin, "Silahlı kuvvetler arasındaki iletişim sorunu daha ziyade bürokratik. ABD'nin Avrupa Kuvvetleri Komutanlığı, Türk Genelkurmay Başkanlığı ile iletişim içinde. Oradaki komutanlar bu sorunu anlıyor. Ama, Irak'tan sorumlu olan Merkezi Kuvvetler Komutanlığı tamamen farklı bir bürokrasi. Oradaki komutanlar bu sorunu anlamıyor. Kuzey Irak'taki ABD birliklerinin komutanı, görevinden ayrılmadan önce PKK'ya karşı hiçbir şey yapmadıklarını söyledi. Bu açıklama, Merkez Kuvvetleri Komutanlığı'ndaki düşünce şeklini diplomatik nezaketlere başvurmadan, yalın bir şekilde yansıtıyor" ifadesini kullandı.

"ABD'nin başarıları birer rastlantı"

Michael Rubin, ABD'nin, Kuzey Irak'taki Kürtlere bu konuda adım atması için neden baskı uygulayamadığının sorulması üzerine beceriksizlik olgusunun küçümsenmemesini istedi.

Rubin, "ABD hiçbir zaman koordineli bir şekilde çalışmamıştır. Başarısı genelde rastlantılar sayesinde gelişir. Zayıf bir Ulusal Güvenlik Konseyi, zayıf bir Dışişleri Bakanlığı olduğu sürece, büyük stratejiler geliştiremezsiniz. Başkan, son döneminde, sadece en acil krizle ilgileniyor. Partiler ise, daha ziyade 2008 seçimlerine odaklanmış durumda. Beyaz Saray da sükunet istiyor. Türkiye- ABD ilişkilerinin iyileşme sürecine girdiğini düşünmüyorum. Ermeni tasarısının en azından 1 yıl süreyle rafa kaldırılmış olması iyi bir gelişme. Ben Türk-ABD ilişkilerinin iyileşmesini istiyorum. Ama sanırım, bu hem Washington'da hem de Ankara'da iktidar değişimiyle mümkün olur" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious