Abdülhamit'e 'suikast halısı'nın sırrı

  • Giriş : 06.01.2007 / 00:00:00

Dolmabahçe Sarayı halılarının her birinin farklı hikâyesi var.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dolmabahçe Sarayı, bugünlerde her biri farklı hikâyeye sahip ilginç bir halı sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanat tarihçisi Ayşe Fazlıoğlu'nun iki yıllık gayretleri sonucu tespit edilerek Aksaraylı ustalara tamir ettirilen 100 halı, vatandaşların ziyaretine açıldı.

19. yüzyılı günümüze taşıyan halıların arasında Sultan Reşad ve II. Abdülhamit'e hediye edilen halıların yanı sıra Atatürk'ün hastalığı döneminde kullandığı ipek halı da bulunuyor. Ziyaretçilerin beğenisine sunulan ve 2. Abdülhamit'e hediye edilmek için dokunan bir halı ise çarpıcı hikâyesiyle dikkat çekiyor.

Konya'ya sürgün edilen yazar Ebüzziya Tevfik, kendisini sultana hatırlatmak ve affettirmek ümidiyle daha sonra 'suikast halısı' olarak adlandırılacak olan bu halıyı dokutmuş. Tevfik, tasarladığı duvar halılarının en büyüğü olan bu eserin üzerine 'Yüce Sultan II. Abdülhamit Han, Allah mülkünle daim etsin' yazdırmış.

Serginin koordinatörü Ayşe Fazlıoğlu'nun yaptığı araştırmaya göre, 160x326 santimetre ebadında olan bu yün halı, yine Konya'ya sürgün edilen Abdülaziz Kanevi'nin önderliğinde dokutulmuş.

Hatta halının dokunmasında Konya'nın ileri gelen ailelerinin kızları ve hanımları da çalışmış.

Sultan II. Abdülhamit'in, kendisine bir hediye getireni huzuruna kabul ettiğini bilen Kanevi, yazar Tevfik'in farklı bir amaçla dokuttuğu halıyı takdim ederken sultanı vurmayı planlamış.

Beline silahı takarak elinde halıyla Dolmabahçe Sarayı’na giden Kanevi, huzura kabul edilmeden önce üzeri aranınca silahı bulunmuş ve el konulmuş. Sultan Abdülhamit, dokuma ustasının amacını öğrenmesine rağmen Kanevi’yi huzuruna kabul etmiş. Hatta Kanevi, sultan tarafından halı dokuyanlara verilen ‘Atiye Kesesi’ni bile almış. Kanevi, sultanın yanından çıkar çıkmaz ‘tabanca ile huzura girmeye teşebbüsten’ tutuklanmış. Suikast planı yatan ve götürüldüğü hapishanede yaşamını yitiren Kanevi’nin girişimi Ebüzziya Tevfik’in de halıcılık faaliyetlerine son verilmesine sebep olmuş. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İttihad ve Terakki hükümeti, Kanevi’nin mezarını tespit ettirerek üzerine taş diktirmiş.

Sergi koordinatörü Ayşe Fazlıoğlu, suikast halısında ağırlıklı olarak yeşil rengin kullanılmasının iki amacının olabileceğini söylüyor. Peygamber Efendimiz’in sancaklarından birinin yeşil olmasının etkili olabileceğini dile getiren Fazlıoğlu, “II. Abdülhamit’e hediye edilmek için dokunan bu halıda yeşilin kullanılmasında sultanın halifelik sıfatına dayanarak kutsal bir anlam ifade edilmek istenmiş olabilir.” diyor. Halıyı dokutan Ebüzziya Tevfik’in farklı bir mesaj vermek istemiş olabileceğini de belirten Fazlıoğlu şöyle konuşuyor: “Bilim adamlarına göre yeşil, geçicilik ve kıskançlığı ifade eder. Belki de Ebüzziya Tevfik, bu rengi seçerek gizliden gizliye Sultan Abdülhamit’e iğneleyici mesajlarını ifade etmek istemiş de olabilir.”

Halılar dile gelse de konuşsa

25 Aralık’ta Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu’nda ziyarete açılan 57 halı, 10 Şubat’a kadar görülebilecek. 19. yüzyılda dokunan ve daha önce hiç sergilenmeyen eserler arasında Hereke, İran, Uşak, Fransız Aubusson, Gördes, Kula halıları ile seccadeler bulunuyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious