'Abdullah Gül yeni bir siyasi reform paketi açıklayacak'

  • Giriş : 11.04.2006 / 00:00:00

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, hükümetin Avrupa Birliği müzakere süreci için yeni bir reform paketi hazırlandığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Pazartesi günkü Bakanlar Kurulu Toplantısı'nda karar verilen reform paketinin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül tarafından açıklanacağını belirten Babacan, bu siyasi reformların AB ile müzakere sürecine yeni bir ivme kazandıracağını ifade etti.
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) tarafından düzenlenen 'AB ile Müzakere Süreci: Orta Vadeli Perspektif' konulu toplantıya katılan Babacan, Avrupa Birliği (AB) müzakereleri ile ilgili gelişmeler hakkında bilgi verdi. Babacan, Türkiye'nin siyasi reformlarla ilgili çalışmalara devam ettiğini ve 17 Aralık öncesindeki reformların derinleştirdiğini kaydetti. Bakanlar Kurulu'nda yeni bir siyasi reform paketine karar verildiğini söyleyen Babacan, bunun Dışişleri Bakanı Abdullah Gül tarafından açıklanacağını duyurdu.

Ali Babacan 35 müzakere başlığından 18 faslında tanıtıcı tarama çalışmalarının yapıldığını ve bu konuda yolun yarılandığını bildirdi Her fasıl için ayrı heyetler kurulduğunu anlatan Babacan, bu çalışma gruplarında her kurum ve kuruluşun en üst makamda temsil edildiğini belirterek, "Her kurum her fasılla ilgili kendisi yapması gerekenlerini öğrenecek ve kendi eliyle reformları gerçekleştirecek. Biz ne yapıyorsak Türkiye için yapıyoruz, görüntü kurtarmaya çalışmıyoruz, başarılı da oluyoruz" dedi. Bu işin bir vitrin heyet belirlenerek onunla yürütülmesine baştan beri karşı çıktıklarını dile getiren Başmüzakereci, reformların daha önce uluslar arası bir kuruluşun Türkiye'ye gelerek tek bir kurumu muhatap alıp baskı yoluyla yapılmaya çalışıldığını hatırlattı. Tarama süreciyle ilgili yapılan eleştirileri de cevaplayan Babacan, "Dışarıdan sadece görüntü izleyerek yorum yapılmasını sakıncalı buluyorum. Türkiye tam üye olduğu gün sadece binlerce AB mevzuatını bilen bürokrata ihtiyaç var bunları şimdiden yetiştirmeliyiz." diye konuştu.


SÜRECİN TEHLİKEYE ATILMASINA İZİN VERMEYİZ

Türkiye'nin çok önemli bir misyon üstlendiğini söyleyen Babacan, üyelik süreciyle ilgili gelişmelerin Kuzey Afrika'dan Ortadoğu'ya tüm dünyayı ilgilendirdiğini ve yakından takip edildiğini vurguladı. Gelişmelerin bir çok ülke tarafından yakından izlendiğini belirten Babacan, 17 Aralık'taki toplantıları 274 arap gazetecinin takip ettiğini örnek gösterdi. Hükümet olarak iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği halinde çalıştıklarını belirten Babacan, ilgili tüm kesimlerle sürekli iletişim halinde olduklarını söyledi. Her şeyin iyiye gittiği noktada süreci tehlikeye atacak girişime izin vermeyeceklerini belirten Babacan, "Bu noktaya ulaşmanın kolay olmadığının farkındayız sanayiceler işadamları çalışanlar çok iyi biliyor hiç kimse bu trendin zedelenmesine asla izin vermemeli diğer kesimlerin de hassasiyeti bu dikkati göstermeleri gerekiyor. Türkiye'nin önünde tarihi fırsat var kolay kolay ele geçmez. Fırsat bir kere kaçınca yakalaması onlarca yıl sürer. Kazanırsak Türkiye kanacak, kaybedersek hep beraber kaybedeceğiz." diye konuştu.


TÜRKİYE'NİN KAYBETTİĞİ OYUNDA KİMSE KAZANÇLI OLMAZ

Son günlerde ekonomik politikaların eleştirilmesiyle ilgili olarak da Ali Babacan, "Son zamanlarda şöyle yaklaşımlar hükümet başarısız olsun da gerisi önemli değil. Bu son derece hastalıklı bir yaklaşım Türkiye'nin kaybettiği bir oyunda Türkiye içinden hiç kimse kazançlı olmaz. Ancak bu eleştiri olmasın anlamında değil. Yapıcı yönlendirici bütün eleştirilere açığız." yorumunu yaptı. Zaman zaman bu eleştirilerin dozunun kaçtığını AB ile ilgili uzun vadeli stratejilerin özü ile ekonomik politikaların temeline yönelik sorgulamalar yapıldığını söyleyen Babacan bu durumun sorgulamaları yapanların niyetleri hakkında kuşkuya düşürdüğünü vurguladı. Babacan, "Bu noktadan sonra kimse kalkıp AB olacak mı olmayacak mı demesin. Kimsenin bilmediği öğrenmediği konularda konuşması lazım çünkü kendi kendilerine zarar verirler" dedi.

Müzakere sürecinde teknik konuların çok kısa sürede tamamlandığını söyleyen Babacan, sürecin çok kısa sürede tamamlanabileceğini ancak, AB kamuoyunun hazırlanması, yurt içinden desteğin devam etmesi ve Kıbrıs gibi konular nedeniyle uzun tarih verildiğini vurguladı. Müzakereler esnasından bütün sivil toplum kuruluşların desteğini istediklerini söyleyen, Babacan, çatı bir örgüt olsun gibi yöntemlere karşı çıktıklarını ancak gönüllü bir yapılanma olursa kabul edebileceklerini sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious