Abdurrahman Yalçınkaya'nın 17 hatası ne?

Abdurrahman Yalçınkaya'nın 17 hatası ne?.11914
  • Giriş : 06.07.2008 / 07:14:00
  • Güncelleme : 06.07.2008 / 00:16:17

AKP'nin savunmasında, 'Yeryüzünde demokrasi ve hukuk için risk teşkil etmeyecek hiç bir parti yoktur' denildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bilal Çetin'in haberi

AK Parti'nin Anayasa Mahkemesi'ne sunduğu 177 sayfalık savunmada AK Parti hakkında davası açılması veya yargılama sonunda kapatma kararı verilmesi, Anayasa'nın ikinci maddesinde ifadesini bulan “demokratik devlet” ilkesine tartışmasız aykırıdır” ifadelerine yer verildi. Savunmada AK Partinin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmadığına dikkat çekilerek, iddianamede delil olarak sunulan konuşmaların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin demokratik hukuk devletinin teminatı altında olduğu vurgulandı.

Savunmada, biri hariç tüm parti kapatma kararlarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı bulunduğu da ifade edildi. AK Parti'nin barışçıl bir yöntemle anayasa değişikliğini gündeme getirdiği dile getirildi ve bunun yasaklanmasına neden olmayacağı vurgulandı. Başsavcı'nın delilerinin kurgusal ve sanal olduğu ifade edilerek, Yalçınkaya'nın iddialarına göre “Yeryüzünde demokrasi ve hukuk için risk teşkil etmeyecek hiç bir parti yoktur” denildi.

Sözlü savunmadan satır başları.

İDAM CEZASI GİBİDİR: Siyasi partiler sahip oldukları vazgeçilmez konumları nedeniyle, demokrasilerde hukuki güvenceye kavuşturulmuştur. Siyasi partilerin kapatılması, kişiler açısından idam cezasına denk düşmektedir.

BAŞSAVCI'NIN 17 HATASI: Bu göreve ve yükümlülüğe rağmen iddia makamı;

1) Hakkında yasak talep ettiği bazı kişilerin hukuki dayanağını ortaya koymuyor.

2) İddia ediyor, itham ediyor ve fakat delil koymuyor (Beşir Atalay'ın “Rektörlük görevi gibi”)

3) İddiasını ispat için Batı uygulamalarını örnek gösteriyor. Ama kanıtı yok.

4) AK Parti'nin dış politikasını İslam ile ilintili kılmak istiyor. Ney göre? Delil yok.

5) İddia ettiği bir kısım teorik konularda karşı görüşler ve kararlar olduğu halde fotoğrafı tam ortaya koymak için bunlara temas etmiyor, bunları iddianameye koymuyor.

6) Aslı olmayan haberleri kullanıyor.

7)Bazı iddialar oluşturuyor.

8) Yargı kararlarını dikkate almıyor.

9) Düzeltme ve cevap hakkını dikkate almıyor.

10) Parti kurulmadan önceki beyanları delil olarak kullanıyor.

11) Parti üyesi olmayanların beyanlarına iddiasını dayandırıyor.

12) Yasama sorumsuzluğunu kabul etmiyor.

13) Cumhurbaşkanının beyanlarını delil olarak kullanıyor.

14) TBMM Başkanı ve Başkanvekilinin beyanlarını delil olarak kullanıyor.

15) kişisel görüşleri delil olarak kullanıyor

16) İlgisi olmayan şeyleri partimize isnat ediyor.

17) Üçüncü kişilerin eylem ve söylemlerinden dahi partimizi sorumlu tutuyor.

Poyraz'ın kitabı nasıl delil oldu

Sözlü savunmada, Ergenekon terör örgütü kapsamında tutuklanan Ergün Poyraz'a ait, “Patlak Ampül” adlı kitabın delil olarak iddianameye konduğu ancak iddianamenin hiçbir yerinde bu kitaba yapılmış doğrudan veya dolaylı bir yollama yapılmadığı belirtildi. Ayrıca, Başsavcı'nın BOP konusundaki görüşlerini desteklemek üzere dosyaya koyduğu CD'lerin, 14 Mayıs 2008 tarihinde İP Genel Merkezi 'nin gündeme getidiği bir dosyadan alındığı vurgulandı.

Danıştay iftirası kabul edilemez

Başsavcı'nın, Danıştay saldırısı ile, Başbakan Erdoğan'ın sözleri arasında bir bağ kurma çabaları ve bu olayın faillerinin kullandığı bazı sözlerin partinin yaklaşımlarına bağlanmaya çalışılması son derece tehlikeli olduğu belirtilerek, 'İddia makamının, kapatma davasında bu elim olayı partimizin aleyhine kullanmak istemesi kabul edilemez. Türkiye'yi kaosa sürüklemek isteyen odakların tezgahladığı iğrenç Danıştay saldırısıyla, partimiz arasında bir ilişki kurmaya yönelik ifadeler, iftiradır' denildi.

Cumhurbaşkanı'nın dahil edilmesi Anayasa ihlali

Sözlü savunmada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün davaya dahil edilmesinin Anayasa ihlali olduğu vurgulanarak, “Vatana ihanetten dolayı bile; ancak TBMM üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla Cumhurbaşkanının suçlandırılmasını kabul eden Anayasa'nın, Cumhurbaşkanının siyasi yasaklılığının talebi istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde yargılanmasını kabul ettiğini veya buna izin verdiğini söylemek, mümkün değildir. Bu anayasal gerçeklik ve zorunluluk karşısında Cumhurbaşkanı Gül'ün davaya dahil edilmemesi gerekirken iddia makamının ,”Diğer taraftan parti üyeliğinden ayrılanların fiil ve söylemleri de partiye isnat edilebilir. Bu anlamda Gül'ün, parti kurucu üyesi, başbakan, başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı olarak eylem ve beyanları da partiye yüklenebilecektir.” gerekçesiyle, iddianamenin 65-70'inci sayfaları arasında Cumhurbaşkanı hakkında 10 iddia ileri sürerek Cumhurbaşkanını davaya dahil etmesi, açık bir Anayasa ihlalidir' denildi.

YENİ ŞAFAK

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious