ABD'ye 2 ayrı 'ağır fatura' uyarısı

ABD'ye 2 ayrı 'ağır fatura' uyarısı .15652
  • Giriş : 16.10.2007 / 09:56:00

Anthony Cordesman, Amerikan kongresindeki Ermeni tasarısının, ABD'ye karşı bölgede yeni bir ''bölgesel kızgınlık'' yaratmaktan başka işe yaramadığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Merkezi Washington'daki Stratejik ve Uluslararası Etüdler Merkezi (CSIS) adlı düşünce kuruluşunun uzmanlarından Anthony Cordesman, Amerikan kongresindeki Ermeni tasarısının, ABD'ye karşı bölgede yeni bir ''bölgesel kızgınlık'' yaratmaktan başka işe yaramadığını söyledi.

''Ermeni tasarısı ve Türkiye'nin Irak'taki tepkisi'' başlığını taşıyan bir rapor yayınlayan Cordesman, bu kez yaptıklarıyla bölgedekilerin şimşeklerini üzerine toplayan tarafın, Amerikan yönetimi yerine kongresi olduğunu belirtti.
Cordesman, ''Türkiye'nin Irak'ta ne yapacağı veya yapmayacağı, ya da Ermeni tasarısının bu duruma etkisi pek açık değil. Ancak, eğer Türkiye kuzey Irak'a asker gönderirse ABD, aşırı tepki göstermeme konusunda dikkatli olmalı'' dedi. Irak'ın egemenliği ve Kürt bölgesinin güvenliğinin, Irak'ın terör örgütü PKK problemine çözüm bulmasını gerektirdiğini, bu çerçevede de ABD'nin, Türkiye'nin Irak'a girmesini istemediğini belirten Cordesman, ''Türkler'in ne kadar derine gireceği, ne kadar büyük bir kuvvet kullanacağı, ne yapacağı ve ne kadar kalacağı belli değil. ABD, Iraklı Kürtler ve Irak hükümetinin, bu tutumu protesto etme hakkı var'' dedi.

Ancak Türkiye'nin kuzey Irak'a girmesinin, ABD'nin savunduğu gibi ''bölgeyi daha da istikrarsızlaştırmaya'' katkıda bulunmak yerine, ''olumlu bile olabileceği'' yorumunu yapan Cordesman, ''belki bu sayede Iraklı Kürtler, bağımsızlık veya ileri düzeyde bir otonomi peşinde koşmaktansa, Iraklı olarak kalmanın daha iyi olduğunu anlamaları sağlanabilir'' ifadelerini kullandı.
Cordesman, ABD Irak'ta dikkatini mezhep savaşına vermişken, Iraklı Kürtler'in, Araplar ve Türkmenler üzerinde ve diğer alanlarda kontrolü ele geçirme çabalarını gözden kaçırıyor olabileceğine dikkati çekti ve Iraklı Kürtler'in, Kerkük'ten sonra Musul'da da zayıf noktalarda kontrolü ele alma çabalarını ilerlettiğini kaydetti.

Raporunda, Türkiye'nin Irak'ta ABD'ye verdiği desteği madde madde ortaya koyan Cordesman, bunları şöyle saydı:

- Türkiye'den Irak'a, Habur sınır kapısından giren yakıt, kilit bir destek. Yüzde 74 hava kargosu, İncirlik'ten geçiyor. Almanya'daki üsten askeri kargo uçağı getirmek yerine, İncirlik'e konuşlandırılan 6 adet C-17 askeri kargo uçağı, Amerikan hükümetine yılda 160 milyon dolar kar sağlıyor.

- KC-135 tanker uçakları, İncirlik'ten uçuyor ve Irak ve Afganistan'daki Amerikan askeri uçaklarına 35 milyon galon yakıt sağlıyor.

- Koalisyon güçlerinin kullandığı yakıtın yaklaşık yüzde 25'i, Habur'dan giriyor.

- Iraklı tüketicilerin kullandığı yakıtın yüzde 29'u Türkiye'den giriyor. 250 bin tanker ve 1.6 milyar galon yakıt Habur'dan sağlanıyor.

- Irak'ın yiyecek ve su ihtiyacının yüzde 19'u Türkiye'den geliyor.

- Halen Irak ve Afganistan'daki operasyonlar için askeri uçuş izni ve desteğini Türkiye sağlıyor.

- Kuzey Irak'ın elektriğinin 270 megavatı Türkiye'den geliyor. Türkiye bunu 1000 megavata çıkaracak.

- 20 binden fazla Türk 2004'ten bu yana Irak'ta çalıştı. 150 kamyon şoförü isyancıların saldırılarında hayatını kaybetti. Halen 1000 Türk şirketi Irak'ta aktif.

- Türkiye, Ocak-Şubat 2007'de, İncirlik'te 32 F-16'nın geçici konuşlandırılmasını onayladı. Amerikan ekibe, eğitim ve deneyim imkanı sağladı. Mayıs 2007'de rotasyonla gelen ekibe de aynı imkanlar sağlandı.

- Türkiye, Irak'taki koalisyon güçleriyle çalışan 16 Amerikan donanma gemisinin 2006'da Türk limanlarında ağırladı. 6 gemi, 'Karadeniz'e ve Karadeniz'den' Türk boğazlarını kullanarak geçti. 8-10 limanın 2007'de kullanılması söz konusu.

AEI DE SİYASİ HATA UYARISI YAPTI

Amerikan Enterprise Institute (AEI) adlı muhafazakar düşünce kuruluşunun uzmanlarından Michael Rubin, Temsilciler Meclisi'nin Demokrat Partili Başkanı Nancy Pelosi'nin Ermeni tasarısına destek veren açıklamalarının, kendi kişisel siyasi amaçlarına hizmet ettiğini ileri sürdü.

Rubin, Amerikan kongresindeki Demokratların, siyaset yapmak uğruna Amerikan dış politikasını harcadıklarını da kaydetti. Kısa süre önce ABD'nin Cumhuriyetçi Partili başkan adaylarından, New York'un eski belediye başkanı Rudy Giulliani'nin ''Türkiye ve Irak danışmanı'' görevine atanan Rubin, National Review dergisi için yazdığı yazıda, kongredeki Ermeni tasarısını destekleyen Temsilciler Meclisi Başkanı, Demokrat Partili Nancy Pelosi'yi eleştirdi.

Rubin, Pelosi'nin açıklamalarında kullandığı, ''bu Türkiye ile ilgili değil. Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili'' ifadelerine değinerek, ''Demokrat Partililerin neden aniden 85 yıldır ortada olmayan bir varlığı kınama ihtiyacı hissettiklerini anlamak mümkün değil'' dedi.

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nin kararından sonra Türkiye'nin Washington Büyükelçisi'nin danışmalar için çağrıldığını ve ABD Dışişleri Bakanlığı'nın da kendisini, Türkiye'nin Irak'a müdahalesini engellemede zor bir durumda bulduğunu belirten Rubin, Pelosi'nin pozisyonunun, Irak ve Afganistan'daki Amerikan askerlerine lojistik destek sağlanan İncirlik üssünün kullanımını da riske attığını yazdı.

Demokrat Parti Delaware Senatörü Joe Biden'ın, Irak'ın üçe bölünmesi yönünde Senato'dan geçirdiği tasarıya işaret eden Rubin, ''Birden belki medyanın dikkatini üstüne çekmek istedi. Başardı da. Ancak problem şu ki, Biden'ın açıklamaları İran ve Irak'ta daha fazla yer buluyor. Devrimci mollalar, Biden'ın açıklamalarını, ABD'nin Irak'ı yeniden inşa etmektense yıkmak amacı taşıdığına ikna etmekte kullanıyor'' dedi. Mayıs 2006 tarihinde Demokrat Parti Pennsylvania Milletvekili Jack Murtha'nın, Amerikan deniz piyadelerini, ''Iraklılar'ı soğukkanlılıkla öldürmekle'' suçladığını ve Murtha'nın bu açıklamasının, El Cezire televizyonunun en favori haber klipleri arasında yer aldığını belirten Rubin, Murtha'nın sözlerinin, Amerikalılar'ı öldüren teröristlerin kendilerini haklı çıkarmak için kullanıldığını savundu.

Son Ermeni tasarısının, Amerikan kongresinin, hangi meselelerde ağırlığını koyacağını nasıl seçtiği konusunda birçok soru işareti uyandırdığını söyleyen Rubin, ''örneğin, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, İran'a yaptırımlar için Pekin'in desteğini almak gibi neredeyse imkansız bir görevle uğraşırken, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, Çin'in kültürel devrimi sırasında ölen milyonlar için Pekin'i kınamaya kalkacak mı? Onların işlediği cinayetler, siyasi amaçlıydı ve tarihi kayıtlara bakarsanız bilinçli ve koordine yapılmıştı. Üstelik çok daha yakın tarihte'' dedi.

Rubin, ''Belki de komite, 1994-1997 Iraklı Kürtler'in iç savaşı sırasında, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ve Irak'ın Kürt bölgesinin başkanı Mesud Barzani'nin, 3 bin kadar Kürt'ün öldürülmesi emrini vermeleri konusunda bir tasarı getirirler'' diye sordu. Rubin, ''Böyle davaların takip edilmemesi gerektiğini söylemiyoruz. Ancak bu tarihi araştırmaların yeri üniversitelerdir, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi değildir'' ifadesini kullandı.

ABD Başkanı George W. Bush'un Cumhuriyetçi Partisi'ne yakın görüşleriyle bilinen AEI'ın uzmanlarından Rubin, gelecek dönemde Beyaz Saray'ı hangi parti alırsa alsın, ABD'nin terörizmle savaşının devam edeceğini belirtti ve ''Amatörlere yer yok. Amerikan askerleri, ulusal güvenliğimizi korumak için kendilerini feda ederken, gazete başlıkları peşindeki kongre üyelerinin, onların işini zorlaştırması çok şanssız bir durum'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious