AB'nin bizden korkmasına gerek yok

  • Giriş : 05.04.2007 / 00:00:00

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye’nin AB üyeliği hakkında Avrupa’da yapılan tartışmaları eleştirdi ve "AB’nin Türkiye’den korkmasına gerek olmadığını" söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gül, 3-4 Nisanda Almanya’ya yaptığı ziyaret sırasında Süddeutsche Zeitung gazetesine verdiği demeçte, Türkiye’de AB coşkusunun eskisi kadar fazla olmadığını, bunun bir nedeninin birçok Avrupa ülkesinde Türkiye ile ilgili sürdürülen tartışmalar olduğunu belirtti.
Kıbrıs sorunundan dolayı Türkiye’nin AB’ye üyelik müzakerelerinde aksamaların yaşandığına dikkat çekilmesi üzerine Gül, "Burada bir şeyin iyi anlaşılmasını istiyorum: AB’nin bizden korkmasına gerek yok. Türkiye’nin AB üyelik süreci doğrudan gerçekleşmeyecek. Her şeyden önce müzakereleri başarıyla tamamlamamız gerekiyor" diye konuştu.
Sonuçta Türkiye’nin hem demokraside, hem de ekonomi yüksek standartlara sahip olacağını ifade eden Gül, "Eğer başarılı olursak, bundan neden herhangi bir kişi rahatsız olsun ki? Bunun dışında Türkiye’nin AB üyeliği konusunda referandum yapacak olan iki Avrupa ülkesi var. Yani bu kadar çok kişi, bu kadar çok politikacı neden şimdiden Türkiye hakkında bu kadar eleştirel laflar söylüyor ki? Bunu anlamıyorum. Ayrıca Türkiye bazı konularda bazı AB ülkelerinden çok daha ileride. Örneğin biz şimdiden Maastricht kriterlerini yerine getiriyoruz" dedi.

"AVRUPA’DAKİ TARTIŞMALAR TÜRKİYE’DE DOĞRU ANLAŞILMADI"
Türkiye’de AB coşkusunun eskisi kadar fazla olmadığını ifade eden Gül, "Bunun bir nedeni, Türkiye ile ilgili olarak birçok Avrupa ülkesinde sürdürülen tartışmalar. Bu, Türkiye’de doğru anlaşılmadı. Çoğu kez aşağılayıcı olarak görüldü. Aslında Avrupa’daki tartışmalar dürüst değil. Birçok politikacı Türkiye’yi iç siyasete, hatta parti içi tartışmalara malzeme yapıyor. Türkiye’de de, daha önce AB üyesi olan ülkelere getirilen şartlardan daha zor şartların Türkiye’ye getirildiği görülüyor" dedi.
Türkiye’de AB taraftarlarının azalmasının reform sürecini tehlikeye sokup sokmayacağına ilişkin bir soruya karşılık olarak da Gül, "Bu doğru, vatandaşların desteğine ihtiyacımız var. Ancak bizler de, yaptıklarımızın Türkiye ve Türk halkı için iyi olduğuna inanıyoruz. Biz yasalarımızı, AB’yi tatmin etmek için değiştirmiyoruz. Bizim için önemli, bu nedenle yapıyoruz" diye konuştu.
Gül, Almanya’nın dönem başkanlığından şu ana kadar hayal kırıklığı duyup duymadığı sorusunu ise şu şekilde cevapladı:
"Hayır, tam aksine. Şu ana kadar çok memnunuz. Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier bizi destekliyor. AB ile sürdürdüğümüz müzakerelerde de şimdi başarı sağlamayı ümit ediyoruz. Brüksel’de ’işletmeler ve sanayi politikaları’ konulu yeni başlık açıldı. Haziran ayı sonuna kadar 3 ya da 4 başlık daha açılabileceğini düşünüyoruz. Biz bu konudaki hazırlıklarımızı tamamladık."

"TÜRKİYE’DE AŞIRI MİLLİYETÇİLİK ABARTILIYOR"
AB’nin 50. kuruluş yılı kutlamalarına davet edilmemesine kızıp kızmadığı sorusuna da Gül, "Hayır, burada benim şahsım söz konusu değil. Ancak Türkiye’nin davet edilmemiş olması Avrupa’nın vizyonu konusunda bazı şeyler söylüyor. Bu konuda tüm söylemek istediklerim bu kadar. Bu, sembolik bir andı" şeklinde cevap verdi.
Gül, gazeteci Hrant Dink’in öldürülmesinden sonra Avrupa’nın Türkiye’de aşırı milliyetçilikten endişe duyduğu görüşünün dile getirilmesi üzerine, "Bu, abartılıyor. Cinayetten sonra çok büyük bir protesto dalgası da vardı. Bu, unutulmamalı. Ve katil zanlısı da hemen yakalandı" dedi.
Protestoların Türk Ceza Kanunu’ndaki 301. maddenin kaldırılmasına yönelik olarak da yapıldığının hatırlatılması üzerine Gül, "301. maddeden dolayı bugüne kadar tutuklanan olmadı. Ancak bu madde, Türkiye hakkında yanlış bir görüntü yaratıyor. Bu nedenle bunu değiştirmek istiyoruz ve değiştireceğiz. Bundan sonra daha başka sorunlar ortaya çıkacak. Zihniyetleri değiştirmek zorundayız, önemli olan bu" dedi.
Gül, Türkiye’de son zamanlarda yoğun şekilde ülkenin kimliği konusunda tartışmalar olduğuna işaret edilmesi üzerine de, "Biz açık bir toplumuz.
İnsanlar her konuda konuşur. Bu, çok normal. Bu Türkiye’de, neden AB ülkelerinde olduğundan farklı olsun ki?" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili yoğun tartışmaların nedeninin sorulması üzerine Gül, "Türkiye’de cumhurbaşkanının Alman cumhurbaşkanından daha fazla gücü var. Ancak kurallar kesindir. Cumhurbaşkanını parlamento seçer ve benim partim de adaylarını Nisan ayının ikinci yarısında açıklayacak" dedi.
Gül, kendisinin de aday olması yönünde düşünceler olup olmadığı sorusunu, "Parti henüz karar vermedi. Bu konuda birçok olasılık var" diye yanıtladı.

"DİL KONUSUNDA ZORLAMA İNSAN HAKLARINA AYKIRI"
Almanya’da kabul edilen yeni Göç Yasası tasarısında, aile birleşimi kapsamında Türkiye’den gelecek eşlerin önce Almanca bilmeleri şartının getirilmesi konusunda ne düşündüğünün sorulması üzerine Gül, "Almanya’da yaşayan Türklerin Almanca bilmelerini istiyorum. Ancak bu konuda zorlama yapmak insan haklarına aykırı. Ve sorunları da çözmüyor" dedi.
Türkiye’nin Irak’ın komşu ülkeleriyle G-8 ülkelerini nasıl bir araya getirmeyi düşündüğü sorulan Gül, "Amerikalılar şimdiden kabul ettiler.
Toplantının tarihi henüz belirlenmedi, ancak büyük olasılıkla Nisan ayı içinde İstanbul’da yapılacak" dedi.
Gül, ABD’nin Türkiye’yi, İran’ın nükleer silahları tarafından tehdit edildiği yönünde ikna etmeye çalıştığı görüşünün dile getirilmesi üzerine de, "Ben böyle bir tehdit görmüyorum. Bu, komşu ülkelerde kitle imha silahı görmek istediğimiz anlamına gelmemeli. İran, bu tür silahlar yapıyor demiyorum. Türkiye 50 yıldan bu yana NATO üyesi. Ek bir güvenliğe ihtiyacımız yok" diye konuştu.

FINANCIAL TIMES DEUTSCHLAND’IN HABERİ
Gül ile yaptığı röportajı bir haber halinde yayınlayan Financial Times Deutschland gazetesi de, Gül’ün Türkiye’de radikal dincilerin daha da güçleneceği şeklindeki söylentileri abartılı bulduğunu ve demokrasinin geçen yıllar içinde daha da güçlendiğini söylediğini yazdı.
Gazeteye göre Gül, "Biz bugün AB adayı bir ülkeyiz, demokrasimiz ve hukuk sistemimiz de 7 ya da 14 yıl önce olduğu gibi değil" dedi.
Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı görevi için uygun olup olmadığının sorulması üzerine, "Erdoğan, çok uygun. Bu konuda yanlış bir şey yok. Türkiye tüm dini ve demokratik özgürlükleriyle Avrupa yolundadır. Gizli bir gündemimiz yok" dedi.
Türkiye’de asıl gücün başbakanda olduğunu kaydeden Gül, "Bu kişi günümüzde Erdoğan’dır ve büyük bir reform hırsı sergilemiştir. Piyasalar da, bugüne kadar denenmiş politikamızın sürekli olacağını bilmeliler" diye konuştu.
Gül, terör örgütü PKK’ya karşı düzenlenen operasyonları da savunarak, "PKK, güçlerimize saldırmak için Kuzey Irak’taki iktidar boşluğundan istifade ediyor.
Ne Irak hükümeti, ne de işgalci güçler, durumu kontrol edebilecek durumdaysa, bunu durdurmak bizim yasal hakkımızdır. Ne zaman gerekli görürsek, o zaman harekete geçeriz" dedi.
Irak’ın bölünmemesi uyarısında da bulunan Gül, "Bu, daha fazla krize dayanma gücü kalmayan tüm bölge için büyük bir tehlike olur. Eğer Irak bölünürse, hem içte, hem de dışta yeni bir savaş olur" şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious