AB'siz de ikiye katlanırsınız

  • Giriş : 02.11.2006 / 00:00:00

The Economist Dergisi eski genel yayın yönetmeni Bill Emmott, "Türkiye kendi gücüyle 10 yılda iki misli büyüyebilir. AB olmasa da bunu başarabilecek gücünüz var" şeklinde açıklama yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


THE Economist Dergisi Eski Genel Yayın Yönetmeni Bill Emmott, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyesi olmadan da küresel ekonomide çok başarılı bir ülke olabileceğini söyledi. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 5’inci Sanayi Kongresi’nde konuşan Emmott, "AB üyesi olmalısınız. Bu hem Türkiye hem de AB için çok kazançlı olur. Ancak şu veya bu nedenle üye olamasanız bile küresel dünyada başarılı olursunuz. Türkiye kendi gücüyle 10 yılda iki misli büyüyebilir. AB olmasa da bunu başarabilecek gücünüz var" dedi. Emmott, Türkiye’nin AB üyelik sürecinde önüne Kıbrıs ve Fransa’nın Ermeni Soykırımı Yasası gibi önemli sorunlar çıkabileceğini bu nedenle de müzakere sürecinin uzayabileceğini ama bunun pek önemi olmadığını savundu.

KÜRESELLEŞME VE TÜRKİYE: Kongrede, "küresel dinamikler ve iş dünyasına etkileri" konulu bir konferans veren Bill Emmott, ABD, Çin, Japonya ve AB bazında küreselleşmenin nasıl seyredeceğine dair tahminlerini açıkladıktan sonra şunlar ısöyledi: "Türkiye’ye gelince. Türkiye bence bu ortamda başarılı olacak. Evet Çin ve Hindistan ile rekabette yine zorlu günler var. Türkiye’nin iş gücü maliyeti rekabetini olumsuz etkileyecek. Ancak verimliliğe önem vererek başarı sağlanabilir. Türkiye’nin yüzde 10 enflasyonu da bence yüksek sayılır ve bu da maliyetleriniz üzerinde önemli etken. Merkez Bankası Başkanınızın söylediğine aynen katılıyorum. Benim gördüğüm; Türkiye şu andaki yapısını korursa, makro ekonomik istikrarını devam ettirirse, 10 yıl içinde ekonomisini ikiye katlayabilir. Türkiye elbette AB üyesi olmalı. Bunu hepimiz destekliyoruz ve istiyoruz. Hem siz hem de AB çok kazançlı çıkar. Ancak bazı konularda ciddi engeller çıkar da AB üyesi olamazsanız bile ya da müzakere süreciniz çok uzasa bile sizler kendi gücünüzle 10 yıl içinde iki misli büyüyebilirsiniz. Siz AB olmasa da bunu başarabilecek güce sahipsiniz."

EN BÜYÜK RİSK KÜRESEL TERÖR: Dünya genelinde küreselleşmenin önünde iki ciddi sorun bulunduğunu belirten ve bunları da "enerji fiyatlarının yükselişi ve siyasi gelişmeler" olarak tanımlayan Bill Emmott, "Son 4 yılda dünya ekonomisinde güçlü bir büyüme gördük. Birçok ülke hızlı büyümeyi başardı. Ayrıca artık düşük enflasyonla büyüme öne çıktı. 1993’te gelişen ülkelerdeki enflasyon ortalaması yüzde 37 iken 2005’te bu oran yüzde 3.7’ye kadar indi. Bu trendler Türkiye’de de paralel seyretti. Siyasi alandaki riskler bölgesel istikrarsızlıklar ve askeri girişimlerdir. Yine de ben siyasetin küreselleşmeye son verebileceğini düşünmüyorum. Irak, İsrail-Filistin çatışması, İran ve Kuzey Kore sorun olmaya devam edecek. Hatta Tayvan yüzünden Çin ile ABD arasında çatışma ihtimali de güçlü. Ancak bana göre küreselleşmeyi asıl siyasi açıdan durdurabilecek güç böyle bölgesel sorunlar değil. Küresel terör çok daha büyük tehlike."

İki seçim ve AB ile ilişkiler sağduyu içinde çözümlenmeli

İSO Başkanı Tanıl Küçük, Türk sanayicisinin hem içerde hem de dış pazarlarda çok zorlu bir rekabet süreci yaşadığını belirtti ve önümüzdeki yılın Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarı açısından bazı önemli riskler taşıdığını anlatı. Küçük şöyle konuştu: "Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler bizleri bekliyor ve her iki seçim sürecinin nasıl geçeceği çok önemli. Siyasi gerilimin yükselmesi, istikrarın riske girmesi hiç arzu etmediğimiz bir durum. Bir diğer etken de ekonomi açısından ayrıca önemli bir dış çapa niteliğindeki AB ile ilişkilerdir. Önümüzdeki dönemde, AB ile Türkiye arasında hassas başlıklar yer alıyor. Türkiye AB’ye tam üyelik hedefine ve müzakere sürecine kararlılıkla devam etmelidir. Bu noktada AB ülkelerinin de sorumluluk ve sağduyu içinde davranacaklarını umuyoruz."

Coşkun: Özür dileriz bürokrasiyi yenemedik

SANAYİ ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, sanayicilerden özür diledi. Bakan Coşkun, "Dört yıldır mücadele ediyoruz ama bürokratik engelleri azaltamadık. Bunları azaltmak değil yok etmek lazım. Biz bununla mücadeleye devam edeceğiz. Sakın yanlış anlaşılmasın biz bürokrasiye değil bürokrasinin engel çıkarmasına karşıyız. Yatırım ortamının iyileştirilmesinde de önemli adımlar attık ancak bu da yeterli değil. İdari engellerin kaldırılması lazım. Türk Ticaret Kanunu yeniden yazıldı ve kanunlaşmak için komisyonda bekliyor" dedi. Coşkun, Türkiye’de kayıt dışı ekonominin her açıdan sorun olduğunu söyledi ve "Bizim şu anda 5 bin dolar seviyesinde olan milli gelirimiz kayıt dışı kayıt altına alınsa en az 8 bin dolar olur. Satın alma paritesine göre bakıyoruz 11-12 bin doları buluyor" dedi. Coşkun, Türkiye’nin sanayi envanterini çıkarmak için 3 yıldır sürdürdükleri mücadele sonucunda YPK’dan bu görevi bakanlığa aldıklarını söyledi ve ödeneğini de çıkardıklarını açıkladı.

ABD ekonomisi yavaşlayacak

THE Economist eski Genel Yayın Yönetmeni Bill Emmott, önümüzdeki kısa dönemde küresel ekonominin yavaşlayacağını öne sürdü ve şunları söyledi: "Yavaşlama başladı bile. Öncelikle ABD ekonomisinde tüketim harcamaları gerileyecek. Bu da fiyatları geriletebilir, işsizliği artırabilir. ABD ekonomisinin dünya ekonomisinde yüzde 30 payı olduğunu düşünürsek bu önemli bir büyüme sorunu olacak. 7 Kasım’daki kongre seçimleri de bu gelişmelerin etkisinde geçecek ve bence Demokratlar kazanacak. Çin, Japonya gibi ABD’ye ihracatı çok yüksek olan ekonomiler için ABD ekonomisinin büyümesinde yavaşlama olması kötü haber. Ancak bir iyi haber var ki o da yine ABD ekonomisinin yavaşlamasıyla olacak, enerji fiyatları gerileyebilir. Çünkü ABD enerjide çok büyük alıcı. Ayrıca ABD’de küresel rekabet konusunda bazı ince ayarlar yapılacağını da düşünüyorum. ABD’deki bu ekonomideki yavaşlama çok da uzun sürmez diye düşünüyorum."

Yabancı kim gelirse gelsin demek yanlış

TÜRKİYE Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ’Yabancı sermaye girişi iyidir’ diyen tek cümlelik yabancı sermaye politikasının dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde olmadığını belirterek, "Yabancı olsun da kim gelirse gelsin demek yerine, rekabet gücümüze katkıda bulunabilecek yabancı yatırımların çekilmesi gerekmektedir" dedi. Yeni bir sanayi ve yabancı yatırım stratejisi tasarlanması gerektiğini bildiren Hisarcıklıoğlu "Devir doğrudan yabancı yatırımdan korkma devri değildir" dedi.

Şirketlere ’enerji yöneticisi’ zorunluluğu

ENERJİ sektöründe verimliliği artırmayı amaçlayan tasarı, hem tasarruf, hem de yeni yatırımları teşvik için ilginç düzenlemeler içeriyor. TBMM’ye sevk edilen tasarıya göre, belli ölçekteki endüstriyel işletmeler ve binalarda ’enerji yöneticisi’ çalıştırılacak. Enerji tasarrufu için TV’lerde spot filmler yayınlanacak. Hükümet, yeni enerji yatırımları ile dogalgaz ve elektriğe zammın tartışıldığı dönemde, verimliliğin artırılması, tasarrufun özendirilmesi ve yeni enerji projelerinin desteklenmesi için harekete geçti. Tasarı, enerji maliyetlerinin ekonomi yükünün hafifletilmesi ve çevrenin korunmasını sağlamak amacıyla enerji kaynakları ve kullanımındaki verimliliğinin artırılması hedefleniyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious