'AB'ye lider ülke olarak gireceğiz'

  • Giriş : 13.01.2007 / 00:00:00

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, bugün Kıbrıs sorunu ile Türkiye'nin karışısına gelen AB'nin önümüzdeki yıllarda başka sorunları öne sürebileceğini belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye'nin buna hazırlıklı olması gerektiğini belirtti. Süreç sonunda AB'ye üye olunamayabileceğini söyleyen Babacan, yine de reform programına devam edeceklerini söyledi. Büyük ülkelerin AB'ye giriş aşamasının sıkıntılı olduğunu da belirten Babacan, Türkiye'nin yaşadığı sorunun da bundan kaynaklandığını, Türkiye'nin AB'ye 1. ülke olarak gireceğini savundu.
Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen, 'Dış Politika, Avrupa Birliği, Dış Ticaret' konularında 4.'sü düzenlenen 'AK Parti İstanbul'a Hesap Veriyor' toplantısına katıldı. Kadıköy'deki Zübeyde Hanım Öğretmenevi'nde düzenlenen toplantı saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Sinevizyon gösterisinin ardından Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Beril Dedeoğlu Avrupa Birliği hakkında kısa bir konuşma yaptı.

Beriloğlu'nun ardından kürsüye çıkan Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, AK Parti'nin 4 yıllık icraatları hakkında bilgi verdi. Avrupa Birliği süreci hakkında da açıklamada bulunan Babacan, AB ülkelerinin kendi içlerinde ciddi sıkıntılar yaşadıkları sıkıntıları bir kenara bırakarak her toplantıda Kıbrıs konusunu gündeme getirdiğini söyledi. AB'nin büyük üyelerinin işsizlik, ekonomi, sosyal güvenlik gibi konularda sıkıntı yaşadığını vurgulayan Babacan, "Ekonomik büyümeler sıkıntılı. Sosyal güvenlik sistemleri hızla bir açmaza iflasa doğru sürükleniyor. Şu anda AB kendi içi günlük meselelerinden sıyrılıp başını kaldırıp bizim uzun vadeli perspektifimiz ne olmalı, nereye gitmeliyiz?, durumunda değil. 25 lükenin başbakanı, develet başkanı bir araya geliyor, yılda iki defa yapıyorlar bunu, onca önemli konu var dünyada küresel terör, İran, Irak konusu var. Bütün bunlar bir yana Kıbrıs aşaığı Kıbrıs yukarı. İşin önem sırası olur startejik önceliklendirilmesi olur. Ortak bir enerji politikası dahi henüz oluşturulabilmiş değil." diye konuştu.

- "NE OLURSA OLSUN REFORMLARIMIZ DEVAM EDECEK" -

Bugün Türkiye'nin önüne Kıbrıs sorununu getiren AB'nin yarın başka sorunu getireceğinin belli olmadığını ifade eden Babacan, Türkiye'nin AB'ye üye olmasa bile reform çalışmalarına devam edeceklerini söyledi. Babacan, "Bugün önümüze Kıbrıs sorunu getirdiler, yarın başka sorun getirebilirler. Bu fasılların açılması kapanması, resmi prosedürde yarım saatlik bir süreden ibaret. İlk faslı yarım saatlik bir toplantıda açtık kapattık. Önemli olan işi o noktaya getirinceye kadarki Türkiye'nin kendi yaptığı çalışmalar. Bu konuda da taviz verdiğimzi eleştirileri yapanlar oldu. Yaptığımız hiçbir adımı taviz olarak görmüyoruz. Türkiye'de demokrasi daha iyi işliyorsa, insan hakları konusunda Türkiye'de beş yıl öncesine göre daha iyi durumdaysa bu kimseye verilmiş taviz değildir kazanımdır. Türkiye'deki bazı guruplar halkımızın bu kazanımlarını kendi kayıpları olarak görebilirler, biz bunların hepsini kazanım olarak görüyoruz. Ne olursa olsun reform programına devam edeceğiz." diye konuştu.

- "AB'YE SÖZ SAHİBİ BİR ÜLKE OLARAK GİRECEĞİZ"-

AB'nin mevcut durumunu iklimlere benzeten Babacan, ortamın bazen kış gibi sert bazen de çok rahat bir siyasi ortama dünüştüğünü dile getirdi. Türkiye'nin büyük ve güçlü bir ülke olduğunun bilinci içinde hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Babacan, Türkiye büyük ve güçlü bir ülke ve biz bunun bilincinde olarak bunun verdiği özgüvenle hareket etmek durumundayız. Türkiye 5 - 6 sene içinde Avrupa Birliği'nin nüfus olarak en büyük ülkesi olacak. Kilometrekare olarak zaten en büyük durumdayız. Gayri Safi Milli Hasıla'da birkaç seneye kadar 6. oluyoruz. Biz AB'ye üye olduğumuz anda bütün karar mekanizmalarında 1 numaralı ülke olacağız. En az Almanya, Fransa kadar söz sahibi ülke olacağız. Bu biraz da güç mücadelesi olacak. AB'nin geleceği hakkında kim ne kadar söz sahibi olacka bunun mücadelesini göreceğiz." ifadelerine yer verdi.

Büyük ülkelerin AB'ye girişinin zor olduğunu Türkiye'nin de aynı zorluklardan geçtiğini aktaran Babacan, şu anda AB üyesi olan İngiltere'nin de üyelik öncesi iki defa veto aldığını belirterek, "Özellikle büyük ülkelerin üyeliği çok sancılı oluyor. İngiltere tam 2 defa üye olamamış, veto yemiş, üçüncüde olmuştur. Türkiye için de benzer sıkıntılar olabilir, hazırlıklı olmamız gerekiyor. Asla bunlar bizi istemiyor psikolojisine girmemek lazım. AB tekli bir yapı değil. Her bir ülkede farlı birçok siyasi grup var. Binlerce basın kuruluşu var. Fakat bizde öyle işleniyor ki. Bir üye bir olumsuz bir açıklama yapsa, hemen 'AB bizi istemiyor' şeklinde algılanıyor. Türkiye yi tanıyan, bilen her Avrupalı Türkiye yi AB ye katacaklarının farkında ve onlar Türkiye'nin destekçisi." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin siyasi ve ekonomik anlamda büyük ilerleme kaydettiğini ve bu ilerlemeler devam ettikçe AB üyeliğinin zorlaştığını savunan Babacan, " Biz 27'den sonra AB'ye üye 28. ülke olmayacağız. Bir anda üye olunca AB'nin en çok söz sahibi olan ülkesi olacağız . Bu çok tarihi bir gelişme. 21. yüzyıla damgasını vuracak bir karar olacak. AB için de, bizim içinde kolay değil." dedi.

Konuşmaların ardından Babacan'a ve katılımcılara plaket verildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious