AB'ye 'Türkiye ile ilişkileri düzeltin' çağrısı

  • Giriş : 02.12.2006 / 00:00:00

Almanya Federal Meclis Avrupa Komisyonu üyesi dört milletvekili Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin olumlu yönde gelişmesi gerektiğini açıkladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Meclis Avrupa Komisyonu üyeleri Hür Demokrat Parti'den (FDP) Makus Löhning, Sosyal Demokrat Parti'den(SPD) Dr. Lale Akgün, Sol Parti milletvekili Prof. Hakkı Keskin ve Birlik 90/Yeşiller'den Rainder Steenblock son dönemde gittikçe gerilen Türkiye-AB ilişkilerinin normalleştirilmesi ve Türkiye'ye Kopenhag Kriterlerinden olmayan Kıbrıs konusundan dolayı müzakerelerde bazı fasılların askıya alınması ve yavaşlatılmasını eleştirdiler.

Son dönemde Türkiye-AB ilişkilerinde yaşanan gerginliklerin kendilerini büyük ölçüde endişelendirdiğine dikkat çeken Sol Parti milletvekili Keskin AB'nin geldiği noktayı yanlış politikalarına bağlayarak "Seçilen yol yanlışsa varılan yer de yanlış olur. Sürekli 'Türkiye'nin Ankara Protokolünün gereğini yerine getirmeli' baskısı vardı. Türkiye, Ankara Ek protokolünü 'Kuzey Kıbrıs'a uygulanan ambargo kalkarsa ve AB ile Kuzey Kıbrıs arasında direkt ticaret başlarsa ve bu izolasyon kalkarsa' uygulamayı taahhüt etmiştir. Ama biz biliyoruz ki Avrupa kamuoyunda ve medyada sürekli olarak sanki böyle bir olay yokmuş gibi hareket ediyor. AB yetkilileri bu iki olayın arasında bağlantı kurulamayacağını biliyorlar. 1999'da Bülent Ecevit ve İsmail Cem konferansı Kıbrıs Konusu bağlantısı kurulmak istenmesinden dolayı terk etmişlerdi. Daha sonra Günther Verheugen ve Javier Solana'nın Ankara'ya ilettikleri dönem başkanının mektubunda Kıbrıs'ın siyasi görüşmelerde geçtiği ve bir ön koşul olamayacağı belirtiliyordu."dedi. SPD milletvekili Lale Akgün de Güney Kıbrıs ve Yunanistan'ın AB üyesi olması nedeniyle AB'nin olayda taraf olduğuna işaret ederek sorunun çözümü için girişimde bulunması gerektiğini ifade etti.

FDP'li Markus Löhning ise Türkiye'nin AB üyeliğinin entegrasyona ciddi katkı saylayacağına vurgu yaparak, "Ben bir Berlin milletvekili olarak AB üyeliğin göçmenler üzerindeki etkisini çok iyi gördüm. İtalya'nın veya Doğu Avrupa ülkelerinin AB üyesi olmasının bu ülkelerden gelmiş ve burada yaşayan insanların entegrasyonuna ne kadar olumlu katkısı olduğunu gördük."dedi. Löhning, Türkiye konusunda sakin kafayla düşünülerek hareket edilmesinin gerekli olduğunu söyledi. Löhning,Türkiye'de düşünce özgürlüğü ve insan hakları gibi konularda daha fazla ilerleme kaydedilmesi gerektiğine de işaret ederek üyelik sürecinde Türkiye ile diğer adaylarla müzakerelerde eşit davranılmamasının burada yaşayan Türkler tarafından aynı zamanda kendilerine karşı olduğu izlenimini vereceğini söyledi.

Yeşiller milletvekili Steenblock ise Türkiye ile müzakerelerin devam etmesi gerektiğine işaret ederek, "Almanya'nın bu konudaki tutumu parti politikalarının etkisinde olmamalı. Diğer taraftan da Türkiye'deki reformlar devam etmeli. Öte yandan Güney Kıbrıs'ın durumunu istismar etmesine müsaade edilmemeli. Konumunu politik olarak kullanmasına göz yumulmamalı. Sorunun çözümünde Birleşmiş Millerler çatısı altında çözüm bulunması gerekiyor."dedi.

Düzenlenen basın konferansının iktidar ve muhalefetteki 4 partiden katılımla gerçekleştirilmiş olmasının önemine dikkat çeken Keskin, "4 Farklı parti grubundan milletvekilleriyle bir araya gelerek bu konudaki tavrımızı sergilemeye çalıştık. AB'nin en önemli ülkelerinden birisi olan Almanya'nın bu konuda büyük bir sorumluluğu var. Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs'la çok iyi ilişkileri var. Burada Türkiye'den gelmiş 3 milyona yakın Türk yaşıyor. Bu insanların huzuru ve kendilerini bu toplumun ayrılmaz bir parçası olarak görebilmeleri için Türkiye ile ilişkilerin çok iyi yönde gelişmesi gerekiyor."dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious