'Aç kitleler için laiklik fantazidir'

'Aç kitleler için laiklik fantazidir'.8425
  • Giriş : 01.01.2008 / 18:38:00
  • Güncelleme : 01.10.2008 / 18:46:29

Muhalefet partisi CHP’nin, sürekli eleştirilen ve sıkça dile getirilen yönü...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Muhalefet partisi CHP'nin, sürekli eleştirilen ve sıkça dile getirilen yönü; içlerinde siyasete daha doğrusu partisine yıllarını vermiş sağduyu sahibi kişilerin de açıkça dile getirdikleri gibi;CHP'lilerin AKP'nin yani hükümetin neleri yapamadığını devamlı olarak dile getirmelerine karşın, kendileri iktidara geldiğinde neyi yapacaklarını halka neleri sunacaklarını somut olarak anlatmamaları. Oysa halkın onlardan beklediği; iktidar olduklarında her bakımdan neler yapacaklarının ayrıntılı ve somut biçimde seçim öncesinde anlatılması, ortaya konulmasıdır…

“Ülkenin yönetimine gelirsek; çiftçinin, işçinin, memurun, emeklinin, küçük esnafın durumunu düzelteceğiz, yaşam standardını yükselteceğiz, insanca yaşamalarını sağlayacağız, adaleti yüceltip, gelir dağılımında ki eşitsizliği gidereceğiz…” gibi yuvarlak söz ve vaatlerin, seçmen üzerinde zere kadar etkisi olmadığını artık CHP'nin bilmesi gerekir.

Bu tür sözler, her partinin seçim öncelerinde yıllar yılı kullandığı ve yerine getirmeği klişeleşmiş söylemlerdir. İnsanlar böylesi “boş” ve “afaki” sözlere artık inanmıyor ve prim vermiyorlar…

Halkın siyasi partilerden ve tabi ki CHP'den beklediği; yapacakları icraatlara ve getirecekleri yeniliklere dönük somut projeler ve halka verdikleri sözlerin yerine getirileceği yönünde inandırıcı yaklaşımlardır.

Şu bilinmelidir ki, insanlarda ekonomik güçlülük sağlamadıkça, kısaca zenginlik yaratılmadıkça laiklik olmaz. Laiklik ülkemiz için tabi ki çok önemli. Ancak açların, yoksulların, geliri düşüklerin laiklikle öncelikli ve ciddi bağı yoktur. Ülke nüfusunun yarısından çoğu bugün aç ve yoksulluk içerisinde. Milyonlarca insan sadece günlük nafakaları peşinde… Yaşamda tek amaç ve hedefleri; “nasıl karnımı doyurabilirim, ailemin, çocuklarımın rızıklarını ne şeklide temenni edebilirim” in yoğun çabası içerisindeler. Açıkçası üzerinde yegane durdukları şey onlar için ekonomidir yani ceplerine girecek paradır, iştir, aştır…

Yerel seçimler yaklaşıyor. İktidar partisi AKP, tüm olanaklarını kullanarak seçim hazırlığında iken, CHP'de bu yönde gözle görünür bir çaba yok. Parti adına seçmen üzerinde olumlu etki bırakabilecek heyecan verici tek gelişme; Gen. Bşk. Yrd. Kemâl Kılıçdaroğlu'nun son zamanlarda ki üstün çabasına dayalı, anlamlı ve halkın takdirine mazhar olan yolsuzlukların ortaya çıkarılmasındaki performanstır.

Partinin belediye başkan adayları henüz hiçbir yerde belli değil. Kentlerde CHP'li adayların seçildiklerinde neler yapacakları halka neleri vaat edecekleri bilinmiyor. Oysa karşısında ki rakibi, güçlü bir iktidar partisi ve seçim kazanmaya yönelik geniş olanakları var. Bunlar, kömürdür, fasulyedir, pirinçtir, mercimektir, parasal destektir… Tabanda ki kitlenin yani “yaşama tutunamayanların” 2008 Türkiye'sinde laiklikle filân ilgisi ve derdi yok. Kim onlara ekonomik güçlülük ve olanak vaat ediyor ya da sağlıyorsa, öbür sosyal parametrelere bakmadan oyunu seve seve o partiye veriyor.

CHP'nin geçmiş seçimlerde seçim vaadi olarak birinci maddede halka laiklik sevdasını, bıktırır ve dayatırcasına sunması (başka da somut ve inandırıcı bir şey vaat etmemesi) yanlışlığına, yerel seçimlerde de düşmesi durumunda, sonuç hiç kuşkusuz yine hayal kırıklığı olacaktır.
Günümüzde seçmen, camide tabut altına giren, iftar çadırında elinde yemek tepsisiyle gariban yandaşlığına oynayan, dini siyasete alet eden siyasetçiye prim veriyor. Gemileri, yatları, katları, büyük serveti varmış, bunları o siyasetçi nereden nasıl sağlamış, öyle şeyleri hiç dert etmiyor. Kabul edersiniz ya da etmezsiniz ama ne hazindir ki Türkiye gerçeği bu!

İKİ BÜYÜK KENTTE DURUM:

İstanbul ve Kocaeli çok önemli iki kent… Mart 2009 seçimlerinde akılcı bir çalışmayla ve isabetli aday belirlemeleriyle CHP'li adayların seçilebilme şansı en yüksek olan yerlerden ikisi…
Kocaeli'de ki AKP'li Büyükşehir Belediye Başkanı ayni zamanda Başbakan Tayyip Erdoğan'ın kader arkadaşı İbrahim Karaosmanoğlu'nun, belediyecilik açısından döneminde önemli sayılacak bir icraatı olmamıştır. 4,5 yılda kente gelen yaklaşık 4 milyar dolarlık paranın (belediye payının) başarılı biçimde kullanıldığı söylenemez.

Karşısında ki olası CHP adayı Sefa Sirmen, Kocaeli'de AKP'nin partilerine rakip olarak gördüğü ve en çok çekindikleri kişidir. İstanbul için adı geçen Kemâl Kılıçdaroğlu; eğer bu kente aday gösterilirse, halk indinde özellikle son zamanlardaki çalışmaları ve yarattığı “dürüstlük sembolü” imajıyla CHP adına seçim kazanmaya yönelik en güçlü aday konumunda olacaktır.
İstanbul için şimdilik daha fazla bir şey söylemek durumunda değiliz ama Kocaeli'de Sefa Sirmen için, en ciddi rakip AKP değil, partisi içinde ki yüzüne gülüp altını oymaya çalışan, ancak dışa karşı kendisiyle birlikte yürüyor görüntüsü veren kimi ön hesaplı, partide önemli konumda bulunan kimi sözde yol arkadaşlarıdır.

Baykal'ın, CHP'ye ve Sirmen'e Kocaeli' de seçim kaybettirmede en büyük amil durumunda olabilecek, partisinde gizli tehdit oluşturan bu “ayrık otlarını” zaman yitirmeksizin pasifize edecek önlemleri alması kaçınılmazdır. Aksi halde yerel seçimde partisi adına bu kentte bir şey beklememesi gerekir. Tehdit oluşturan “ayrık otları” kimler mi? Kanaatımızca Kocaeli'de sokakta kime sorarsa iki kişiden biri rahatlıkla söyleyebilir sanırız…

ŞİMDİ Mİ AKLINIZA SAYIN FIRAT?

AKP Genel Başkan Yardımcısı Kemâl Kılıçdaroğlu ile yaptığı düellodan sonra Bayram tatillinde bir ilde, sanırız Adana'da olacak, yaptığı konuşma sırasında demiş ki; “basında sendika olmalı, özgür kalemler için basında sendikalaşma önemli…”, Şimdi mi aklınıza geldi Sayın Fırat, basında özgür kalemlerin olmasının önemi.

Böyle bir karara varmak için ille sizin de “damdan düşmeniz mi gerekiyordu?”

AKP iktidara geldikten sonra, size biat etmeyen köşe yazarları ve gazetecilerin tamamı bugün işsiz… Maddi beklenti ve çıkarları için partinizin güdümüne giren pek çok medya patronu, Anadolu'nun pek çok ilinde, partinize ve partinizin belediye başkanlarına sabah akşam alkış tutuyor. AKP'ye alkış tutmayan köşe yazarı ve gazetecilere de hayat hakkı tanımıyorlar…

Ya buna ne dersiniz?

HABER1

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*