Açık açık darbe çağrısı!

Açık açık darbe çağrısı! .12322
  • Giriş : 17.02.2008 / 08:34:00

Hukuk okulu seminerinde hukuku askıya almanın yolları öğretildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Atatürkçü Düşünce Derneği'nin, Kadıköy Belediyesi'nin desteğiyle düzenlediği seminerde tüyler ürperten açıklamalarda bulunuldu. İşte Türkiye'yi hukuk devleti olmaktan çıkarmayı hedefleyen ama nedense devletin savcılarının hiç dikkatini çekmeyen açıklamalardan korkunç bölümler; “Gerekirse hukuk dışına çıkarız. Zaten çıkılacak günler geliyor diye düşünüyorum…


Atatürkçü Düşünce Derneği'nin düzenlediği seminerde, Türkiye'de mevcut yasal düzeni bozmayı hedefleyen birbirinden korkunç açıklamalarda bulunuldu.

Kendisini Ulusal Sanayici ve İşadamları Genel Sekreteri olarak tanıtan Birol Başaran adlı kişinin, Hukuk Okulu seminerindeki bu sözleri toplantıya katılanlardan büyük destek gördü. Konuşmacının toplumu hukuk dışılığa çağıran açıklamaları, oturuma Başkanlık eden Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Emekli Orgeneral Şener Eruygur'un da hoşuna gitti. Başaran fotoğrafı tamamlayan cümleyi kurmayı da ihmal etmedi: Bu kadar alkış aldığımıza göre örgütü kurduk biz…

Salondaki sözde ulusalcı hava yoğunlaştıkça düzen karşıtı söylemlerin de dozu arttı. Konuşmacı bu kez de muhtemel bir askeri darbenin zamanlaması hakkında ipuçları vermeye başladı.

BİROL BAŞARAN: “Ben dediğim gibi hukuk dışına çıkmayı çok seven bir insanım ama şu anda zamanı değil. Niye zamanı değil, ben onu açıklamaya çalışıyorum. Beş yıl boyunca bu AKP hükümetinin bütün vatan hainliklerini ülke satmasını gördükten sonra ülkeyi tekrar şu anda elimize alırsak krizi elimizde buluruz. Böyle bir problem var. Krizi bu adamların elinde patlatıyor olmamız lazım. Çünkü Türk halkının bunu daha iyi anlaması bunların bütün yüzlerini görmesi için bunu yaşaması lazım, bunu görmesi lazım. Biz eğer bu günlerde adamlara darbe yapıp ellerinden alırsak hem mazlum olayını yapacağız, hem kahraman olacağız, hem de kriz elimizde kalacak… “

Bunca kalabalığın içinde "sâlim kafayla" düşünen, ülkenin birlik ve bütünlüğü önemseyen bir tek kişi yok mu sorusu neden sonra cevap buldu. Toplantıyı takip edenlerden biri sesini yükseltti ve "darbeyi nasıl savunursunuz?" diyecek gibi oldu. Darbe ve hukuksuzluk çağrılarına sessiz kalan başkan Eruygur, işte tam bu noktada araya girme ihtiyacı hissetti: Karşılıklı konuşmayalım lütfen...

Seminerin soru cevap kısmında darbe tellalı konuşmacıya müdahalenin zamanı soruluyordu: Ne şekilde ülkemizin yönetiminde söz sahibi olabiliriz?
-“Hüseyin bey ben çok yakında olacağını düşünüyorum. Yani çok az kaldı.”

4 gün devam eden ve hiçbir devlet görevlisinin müdahale etmediği iç savaş, darbe, hukuka isyan ifadeleriyle dolu toplantıların son gününde ise kürsüye Cumhuriyet Gazetesi Köşe yazarı Ataol Behramoğlu geldi. Üslup öncekilerin hemen hemen aynısıydı: “Herşey demokratik kurallar içinde olur diye bir kural var, bana göre olmaz. Ne olacağını doğrusu vallahi bilemeyiz. Hiç kimseye, ülkeye de ipotek bence koyamayız ve konulamaz. Yeterince açık oldu mu?

Behramoğlu söylediklerinin heyecanıyla bir ara iyi ce gerilime geçti ve aniden ayağa fırlayıp şiir okumaya başladı. Okuduğu mısralar ruh halinin bir tür aynasıydı.

Cellat uyandı yatağında bir gece
"Tanrım" dedi "Bu ne zor bilmece :
Öldürdükçe çoğalıyor adamlar
Ben tükenmekteyim öldürdükçe..."

Hemen her kelimesi Türkiye'deki mevcut anayasal düzeni yıkma söylemleriyle dolu toplantılar bu görüntülerle sona erdi. Ülkede yaşayan insanların en temel özgürlük taleplerine karşı çok sert açıklamalar yapan hukuk çevrelerinden "hukuku askıya alalım " açıklamalarına en küçük bir tepki gelmedi. Bu da Türkiye'de kamu alanında korkulacak seviyede bir siyasallaşma olduğu tezlerini haklı çıkartacak bir görüntü oluşturdu.

___________________________________________________________________


ADD'nin panelinde ‘darbe’ çağrısı yapılmasının suç olduğunu belirten emekli Hakim Albay Kardaş 'Darbeye teşebbüs, ağırlaştırılmış müebbet hapsi gerektirir' dedi.

Atatürkçü Düşünce Derneği'nce düzenlenen "Hukuk ve Siyaset Okulu"nda Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği Genel Sekreteri Birol Başaran'ın 'hukuk dışına çıkmak gerektiği'ni açık açık dile getirmesi ve 'yakın gelecekte çıkacak kriz'e kadar darbe için beklenmesi gerektiğini söylemesine tepki yağdı.

Emekli Hakim Albay Ümit Kardaş, kanunun suç olarak gösterdiği bir durumun açık açık övüldüğünü belirterek "Savcıların hareket geçmesi lazım. Darbe kışkırtıcılığı yapmak suçtur ama Türkiye'de darbeye teşebbüs edenler yargılanmadığı için bunları biz yaşarız" dedi.

HESABI SORULAMADI
Kardaş, darbeye teşebbüs edilmesine rağmen harekete geçmeyen savcıların görevini ihmal etmiş sayılacağına işaret etti. Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın görevini yaptığı halde görevden uzaklaştırıldığını hatırlatan Kardaş, "O savcı görevini yapmıştı. Hükümet kendisine yönelik bir darbenin hesabını soramadı. Hükümetin bu noktada siyasi iradesini koyması gerekir. Şemdinli'de de iradesini koysaydı yine bunlarla karşılaşmayacaktı. 2003-2004 darbe teşebbüsleri ortaya çıktı yine koyamıyor. Askeri bürokrasiyle darbecileri tavsiye edecek operasyonları yapamıyor. Uzlaşma yolunu seçiyor. Uzlaşarak yapmaya çalışıyor, uzlaşarak götürmeye çalışıyor" diye konuştu.

HAREKETE GEÇMELİ
Avukat Kezban Hatemi de idam cezasının kaldırılması nedeniyle darbeye teşebbüsün cezasının verilebilecek en üst ceza olan müebbet hapis olduğunu söyledi. "Kim söylerse söylesin, darbeye teşvik etmek, hukuk dışına çıkılmasını istemek anayasal suçtur" diyen Hatemi, şunları kaydetti: "Bir süredir darbe, hukuk dışına çıkmak gibi düşünceler dillendiriliyor. Savcıların bu konuda derhal harekete geçmesi gerekir." Darbe çağrılarını akıl dışı bir durum olarak niteleyen BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ise “Bunlar kelaynaklar gibi, nesilleri tükenmek üzere" dedi.

HUKUKUN GEREĞİ NEYSE O YAPILIR
Nihat Ergün (AK Parti Grup Başkanvekili, Kocaeli Milletvekili): Hukuk dışına çıkar mı insanlar, çıkabilir. Çıkarlarsa hukuk gereğini yapar. Hukuk dışına çıkana gereğini yapacak mekanizmalar var Türkiye'de.

BU ÖZLEM ARTIK KABAK TADI VERDi
Selami Uzun (AK Parti Sivas Milletvekili): Bu tür özlemler artık kabak tadı verdi. Türkiye, bir daha bu tür özlemlere geri dönmeyecek. Özledikleri hayal ettikleri o dönemlere dönmeyecek.

SÖYLEMEK BiLE ÇOK SAKINCALI
Hüsrev Kutlu (TBMM idare Amiri, Adıyaman Milletvekili): Hiçbir hadise, oluşum ve şart hukuk dışına çıkmayı gerektirmez. Hukuk dışına çıkmayı söylemek bile sakıncalıdır. Herkes, hukuk inancını tekrar gözden geçirmelidir.

SİSTEME YÖNELİK BİR TALEP
Ayhan Sefer Üstün (AK Parti Sakarya Milletvekili): Bu mevcut sistemi ortadan kaldırmaya yönelik bir talep. Onun için savcıların duruma el koyması gerekmektedir. BUGÜN

Atatürk Anadolu'ya hukuk dışı gitmedi

Son zamanlarda darbe çığırtkanlığı iyice arttı.Bunun en önemli sebebi siyaset sahnesinde halkın yer vermediği kişilerin halkı bypass edip siyasi rant elde etmek istemeleridir.

Darbe heveslileri emellerine ulaşmak için her yolu denedikleri için Atatürk'e ait olmayan ‘Mevzubahis olan vatansa gerisi teferruattır’ diye bir sözü kullanarak yaptıkları işe meşruiyet sağlamaya çalışıyorlar. Atatürk'ün hukuk dışı milli mücadeleyi başlattığını söylüyorlar. Atatürk, Anadolu'ya geçerken hukuk dışı geçmedi. Dokuzuncu Ordu müfettişi olarak Anadolu'ya gönderilirken hükümetçe hazırlanan kararname 30 Nisan 1919'da padişah tarafından onaylanmış ve dönemin resmi gazetesinde yayınlanmıştır.

Daha sonra yönetimle ters düşünce İstanbul'u tanımadı, ancak milli mücadeleyi dünyada başka milletlerde görülmeyen bir şekilde, TBMM çatısı altında yürüttü. Dünyada meclisle milli mücadele yapan başka bir millet var mı?

Mustafa Kemal Atatürk, umutların bittiği bir zamanda Anadolu'daki Milli Mücadelenin başına geçerek çöken bir imparatorluğun külleri arasından yeni bir devlet çıkardıktan sonra Cumhuriyeti ilân edip, devrimler yaparak ülkemize demokratik kültürü yerleştirmeye çalıştı. Hakimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğu fikrini vurguladı. Siyasete dışarıdan yapılan her müdahale aslında Atatürk'ün mirasına vurulan bir darbedir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious