Adalet Bakanı'na göre aile içi şiddet nasıl biter?

Adalet Bakanı'na göre aile içi şiddet nasıl biter?.7336
  • Giriş : 18.06.2009 / 16:16:00

Adalet Bakanı Ergin, kadına yönelik şiddet de dahil, tüm aile içi şiddet olaylarının bu günden yarına çözümlenecek meseleler olmadığını belirterek, ''Bu savaş uzun soluklu bir maratondur." dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Adalet Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Norveç'in Tromso kentinde yapılan, Avrupa Konseyi'ne üye ülkelerin katıldığı 29. Adalet Bakanları Konferansı'nda, toplantının konusunu oluşturan ''aile içi şiddetin önlenmesi''ne yönelik konuşma yaptı.

Konuşmasında, aile içi şiddetin ''tipi, şekli ve eğilimi farklılık gösterse'' de toplumların ortak sorun olduğunu vurgulayan Ergin, insanların özel yaşamlarında maruz kaldıkları şiddetin insan hakkı ihlali olduğunun kabulüne dair bilincin tüm dünyada son 20 yıl içinde büyük ölçüde arttığını söyledi.

''Kapalı kapılar ardında, karşılıklı duygusal bağlarla sorumlulukların olduğu yakın ilişkide ortaya çıkan aile içi şiddetin etkisinin, görünürdeki fiziksel yaraların izinden çok daha derin olabildiğini'' dile getiren Ergin, ''Toplumun en temel taşının aile olduğu düşünülürse, bireyleri şiddete maruz kalan ailelerden oluşan bir toplumun sağlıklı nesiller yetiştirebileceğini söylemek mümkün olamayacaktır'' dedi.

-AİHM'İN KARARI-

Ergin, şiddetin geleneğe, tarihe ya da kültüre bağlayarak meşrulaştırılamayacağını ifade ederek, Türkiye'de de aile içi şiddetin ancak ancak 1980'lerden sonra toplumsal gündeme gelmeye başladığını bildirdi. O zamandan bu yana, ilgili birimlerin işbirliğiyle aile içi şiddet konusunda bir dizi yasal düzenlemeler yapıldığını ve devlet politikası olarak benimsenen kapsamlı çalışmalar başlatıldığını anlatan Ergin, şunları kaydetti:

''Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkiye aleyhine verdiği ve aile içi şiddet konusunda bir ilk teşkil etmeyen Opuz Kararı'na da değinmek istiyorum. Başvuranın yaşadıkları gerçekten üzücüdür. Kararda, davacı bayan Opuz ve annesine yönelik şiddet ve tehdit eylemlerinin 1995-2002 yılları arasında gerçekleştiği ve çeşitli adli soruşturmalara konu olduğu görülmektedir.

Türkiye son zamanlarda bu tip olayların meydana gelmemesi için gerekli her tür yasal, idari ve uygulamaya dönük önlemleri almakta kararlıdır. Nitekim, olayların meydana geldiği döneme nazaran gerek yasal çerçevenin güçlendirilmesinde gerek uygulamada birçok gelişmeler kaydedilmiştir. Bununla birlikte açıktır ki, kadına yönelik şiddet de dahil olmak üzere tüm aile içi şiddet olayları bu günden yarına çözümlenecek meseleler değildir. Bu savaş, sosyal yaşamın değişik katmanları düzeyinde pek çok mücadeleyi gerektirir uzun soluklu bir maratondur. Bu bağlamda, bütüncül bir yaklaşımla ve tüm sektörlerin işbirliği ile bu problemin aşılması mümkün olabilecektir.''

-''SON YILLARDA ÖNEMLİ YASAL REFORMLAR YAPILDI''-

Türkiye'de son yıllarda konuyla ilgili önemli yasal reformlar yapıldığını belirten Ergin, bunların en önemlilerinden birinin 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun olduğunu söyledi. Bu yasayı, aile içi şiddete karşı aile bireylerinin korunması yönünden ''dönüm noktası'' olarak nitelendiren Ergin, ''Yasayla aile içi şiddet mağdurlarının korunması için aile mahkemesi hakimleri tarafından tedbirler alınabilmesine imkan sağlanmıştır'' dedi.

Yasanın doğru şekilde uygulanmasını sağlamak için yönetmelik ve genelge de yayınlandığını belirten Ergin, 2005 yılında yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu'nda yapılan reformların da dikkate değer olduğunu bildirdi.

Ergin, bu reformlarla, cinsel suçların, topluma, aileye ya da kamu ahlakına karşı değil, bireylere karşı suç olarak düzenlendiğini, daha yüksek cezalar öngörüldüğünü, evlilik içi tecavüzün suç sayılarak, namus saiki ile suç işlenmesinin indirim sebebi sayılmasının önlendiğini, kaçırma ve ırza geçme suçlarında sanığın mağdurla evlenmesi kaydıyla cezanın ortadan kalkmasını öngören hükmün kaydırıldığını kaydetti.

Adalet Bakanı Ergin, bu reformların yanı sıra TBMM'de 2005 yılında Meclis Araştırma Komisyonu kurulduğunu ve ''Töre ve Namus Cinayetleri ile Kadınlara ve Çocuklara Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi'' konulu kapsamlı rapor yayımlandığını hatırlattı.

Bu raporun sonuçları çerçevesinde, Başbakanlık Genelgesi'yle ''Kadınlara Yönelik Şiddet İzleme Komitesi'' oluşturulduğunu ve aile içi şiddetle mücadelede kapsamlı kampanyanın başlamasının sağlandığını ifade eden Ergin, ayrıca genelge kapsamında hazırlanan ''2007-2010 Ulusal Eylem Planı''nın halen uygulandığını söyledi.

-TÜRKİYE, EV SAHİBİ OLMAYI İSTEDİ-

Ergin ayrıca, yasal reformların yanı sıra sosyal duyarlılığı artırmak için ''Kadınlara Karşı Şiddete Son Kampanyası'', ''Aile içi Şiddete Son Kampanyası'' gibi girişimleri desteklediklerini ve bu alanda hizmet sunan kamu personeline hizmet içi eğitim verdiklerini dile getirdi.

Aile içi şiddetle mücadele alanında ulusal ve uluslararası düzeyde gerçekleştirilen tüm çabaları büyük memnuniyetle karşıladıklarını vurgulayan Ergin, aile içi şiddetin önlenmesine dönük ulusal ve uluslararası çabalarının başarıya ulaştığını görmeyi umduklarını bildirdi.

Ergin, ''Son olarak, Avrupa Konseyi'ne resmen ilettiğimiz 30. Adalet Bakanları Konferansı'na ev sahipliği yapma davetimizi huzurunuzda da yinelemek isterim. Bu vesileyle, hepinizi, kıtaların ve medeniyetlerin buluştuğu, Avrupa'nın 2010 kültür başkenti İstanbul'da görmeyi ve ağırlamayı ümit ediyorum'' dedi.

30. Adalet Bakanları Konferansı'nın 2011'deki toplantısının yeri konusunda Avusturya da aday oldu. Konferansın nerede yapılacağı yarınki toplantıda kararlaştırılacak.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*