Adnan Oktar 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Adnan Oktar 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.11766
  • Giriş : 09.05.2008 / 00:36:00
  • Güncelleme : 10.05.2008 / 20:13:57

Adnan Oktar, “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek” suçundan 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Adnan Oktar ile 17 sanığın yargılandığı davayı karara bağlayan İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Oktar’ı “çıkar amaçlı örgüt kurmak ve yönetmek” suçundan lehine olan yeni TCK’nın 220. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezasına mahkum etti. Mahkeme heyeti, “adı geçen örgütün organize bir şekilde mahkemeyi baskı altında tutmak ve yargılamayı engellemek için görsel ve yazılı basına ilanlar verdiğini belirterek, mahkeme başkanı Salih Öztürk ve üye hakim Nuran Yalınbaş’a hakaret ve iftirada” bulunduklarını bildirdi.

Mahkeme heyeti ayrıca, Oktar’ın fiilinden sonraki davranışları esas alınarak TCK’nın 62. maddesinde öngörülen indirimin uygulanmasına yer olmadığına hükmetti.

DAVANIN GEÇMİŞİ

İstanbul 1 No’lu DGM’de, 7 Nisan 2000’de görülmesine başlanan dava, mahkemenin 12 Eylül 2003’te verdiği “görevsizlik kararı” üzerine İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gelmişti.

Bu kararda, Adnan Oktar’ın da aralarında bulunduğu 34 sanığın, “cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak” ve “tehditle menfaat temin etmek” suçlarından 4 ile 11 yıl, diğer 2 sanığın da “cürüm işlemek amacıyla oluşturulan teşekküle yardım etmek” suçundan 1’er yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları istenmişti.

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama sırasında mütalaasını veren Cumhuriyet Savcısı Orhan Erbay, dava İstanbul 1 No’lu DGM’de sürdüğü esnada mahkeme heyetinin reddedilmesi üzerine heyetin davadan çekildiğini anlatmıştı.

Bunun üzerine davaya bakmaya başlayan İstanbul 2 No’lu DGM’nin dosyayı “görevsizlik kararı” ile İstanbul 3 No’lu DGM’ye gönderdiğini, iki mahkeme arasında oluşan uyuşmazlığı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesinin de 3 No’lu Mahkeme’nin görevli olduğunu bildirdiğini belirten savcı Erbay, sanıklar hakkındaki “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve örgüte üye olmak” suçlarını düzenleyen eski TCK’nın 313. maddesinin DGM kapsamından çıkarılması üzerine dosyanın İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiğini hatırlatmıştı.

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, dava konusu olayların Adnan Oktar’ın Silivri’deki villasında geçtiği gerekçesiyle “görevsizlik kararı” vererek dosyayı Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine gönderdiğini kaydeden savcı Erbay, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin de olayların Beykoz’daki villada geçtiğini belirterek dosyayı Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesine gönderdiğini anlatmıştı.

Bu mahkemeler arasında oluşan görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla dosyayı tekrar inceleyen Yargıtayın, davaya bakmakla İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olduğunu bildirdiğini ifade eden savcı Erbay, sanık avukatlarının “görevsizlik kararı”nda geçen bazı cümlelerden dolayı İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi Heyetinin reddini istediklerini, heyetin de davadan çekildiğini kaydetmişti.

Dava dosyasının bu defa İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine gittiğini, bu mahkemenin bankacılık suçları konusunda, 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ise kaçakçılık suçları konusunda ihtisas mahkemesi olması nedeniyle dosyanın İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiğini anlatan savcı Erbay, mahkemenin davaya ilişkin ilk incelemesini 23 Haziran 2004’te yaptığını hatırlatmıştı.

MAHKEMENİN ÖNCEKİ KARARI

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, yaptığı yargılama sonucunda 24 Ekim 2005 tarihinde, Adnan Oktar ile 34 sanık hakkındaki dava dosyasının zaman aşımı dolduğundan düşmesine karar vermişti.

Kararı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 17 Mayıs 2007’de Adnan Oktar ile 17 sanık hakkındaki yerel mahkemenin kararını bozmuştu.

Yüksek mahkeme, bozma kararında, “bu kişilerin grup olarak bir araya geldiklerini, basın-yayın kuruluşları üzerinde nüfuz elde etme, kendilerine ve başkalarına haksız çıkar sağlama, destekledikleri kişi ve siyasi partilerin seçimlerde oy elde etmesi için zor ve tehdit uygulamak suretiyle yıldırma, korkutma ve sindirme gücü kullanarak suç işlemek amacıyla örgüt kurduğunu” belirtmişti.

Kararda, sanıkların eylemlerinin, 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununda baskı, cebir ve şiddet kullanarak çıkar amaçlı örgüt kurma ve yönetme suçunu düzenleyen 1. maddesi kapsamına girdiğinin sabit olduğuna yer verilmişti.

Yüksek mahkeme, bu suç yönünden aralarında Oktar’ın da bulunduğu 18 sanık hakkında zaman aşımı süresinin dolmadığına işaret etmişti.

Yeniden yapılan yargılamada İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, özel yetkili ağır ceza mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğuna karar vermişti.

Uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla dosyanın gönderildiği Yargıtay 5. Ceza Dairesi ise davaya bakmakla İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olduğunu belirterek, dosyayı iade etmişti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious