ADNAN OKTAR'LA KONUŞTUK

ADNAN OKTAR'LA KONUŞTUK.24865
  • Giriş : 17.07.2008 / 02:42:00
  • Güncelleme : 17.07.2008 / 02:56:43

Evrim teorisini çürüten Oktar, namı diğer Harun Yahya Haber Aktüel’e konuştu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dünya onu “Darwin’in Evrim Teorisini çürüten fikir adamı; Harun Yahya” olarak tanıdı. Dünyaca ünlü gazetelerden televizyon kanallarına kadar birçok yayıncı kuruluş görüşlerine başvurdu. Bazı cümleleri vardı ki manşet oldu. Charles Robert Darwin’in insan dâhil tüm canlı türlerinin doğal seçilim yoluyla bir ya da birkaç ortak atadan evrildiğini öne sürdüğü tezlerini çürüttü ve insanoğlunun maymunlarla akraba olmadığını ispat etti.

 

Zaten her şey bundan sonra başladı. Darwin'in Edinburgh ve Cambridge üniversitelerinde okuduğu yıllarda ortaya atmaya başladığı bu iddialar fotoğraflarla ve ayrıntılarla yalanlandı. Hal böyle olunca dünya basını da Oktar'ı yakından tanımak için birbiriyle yarıştı.

 

Bilim Araştırma Vakfı'nın kurucusudur Oktar aynı zamanda. Bu vakfın organize ettiği konferanslarda evrim teorisine karşı yaratılışçılığı savunuyor ve bunu yaygınlaştırmak için kitaplar kaleme alıyor.

 

Oktar’la hem Harun Yahya’yı hem de gündemi konuştuk. Okuyabilir, izleyebilirsiniz bile…

 

***

Röportaj: Muaz Kalaycı, Genel Yayın Yönetmeni

Redakte: Esra İşeri

 

***



— Yıllardır evrim teorisine karşı sistemli bir çalışma yürütüyorsunuz.  Bu çalışmalarınızın topluma yansıması hakkında neler söylemek istersiniz? Çalışmalarınızın Batı dünyasındaki yansımalarından bahseder misiniz?

Evrim teorisi adeta dinsizliğin dini olduğu için bu dinsizliğe karşı çok güzel çalışmalar yaptık. Çok da güzel netice aldık. Şu an Türkiye’nin yüzde 90’nı evrim teorisine inanmıyor. Evrim teorisine inanların sayısı eskiden çok yüksekti. 1971’ler de nüfusun yüzde 70’leri buna inanıyordu. Ama şuan bu oran çok düşük. Yapılan bu çalışmaların neticesinde Avrupa’da bu kadar çabuk netice alacağımızı tahmin etmiyordum. Olağan üstü hızla netice aldık. Avrupa’da yaradılışa inananların oranı şuan yüzde 80’lerde. Darwinizm’e inananların oranı yüzde 20’lere düştü. Bununla ilgili basında çok fazla haber yer aldı.

 

DARWİNZM KURAN’IN YALANLADIĞI ZAYIF BİR İDEOLOJİ

 

Mesela Amerikan Newyork Times gazetesi bir haberinde şöyle diyor: “Yaratılış atlası büyük olasılıkla şimdiye dek Darwin teorisine karşı ortaya çıkmış en büyük ve en güzel yaradılış biçimi, meydan okuma. Sayın Yahya Darwinzm’in Kuran’ın yalanladığı zayıf bir ideoloji olduğunu söylüyor.” Bir Alman gazetesi ise “en etkili Müslüman, yaradılışı için maddi imkânlarını ve gücü bütün dünyaya yayıyor. Fikirlerini anlatmış olduğu yaradılış atlası öyle etkili ki kitap genç öğrencilerin eline denetimsiz bir şekilde verilmek istenmiyor. Nitekim kitabın gençlere kuvvetli darbe etkisi yapacağı düşünülüyor.”



“EVRİM TEORİSİNİ İSPAT EDİN, 10 TRİLYON PARA VERECEĞİM!”

 

— Batı medeniyetinin geleneksel kültürümüze müdahaleleri hakkında neler söylemek istersiniz?  Ülkemizde kültür yozlaşmasına karşı sergilenen çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Aslında kültür yozlaşması için kullandıkları Darwinizm en fakir, en güçsüz ve en zayıf düşüncedir. Belki daha güçlü düşünceden de ortaya çıkabilirlerdi. Ama Allah insanların karşısına tam anlamıyla bir safsata çıkardı. Ve bu safsata çok rahat yenilir bir safsata… Kolayca da yenildi. Fakat zahiren dev bir mahlûkmuş gibi göründü ama bir balon bu. Bir tek iğneyle bu balon patlamış oldu. Fakat bunun yayılışı biraz vakit alacak gibi görünüyor. Çünkü bataklıktaki çamurun bir gün karar verip kendi aralarında “biz böyle bir göz yapalım ki üç boyutlu, son derece kaliteli görsün. Hatta öyle bir görsün ki karşıdaki insanın gerçekten cismini gördüğünü, onla karşılaştığını düşünsün” tarzında bir fikir olması gerekiyor. Ses olarak da öyle. En kaliteli müzik sisteminde bile böyle bir ses yok. Stereo ses düzeninde biz bu kaliteyi bulamıyoruz. Siz benim karşımda varsınız ama ben sizin görüntünüzü görüyorum. Fakat çok kaliteli görüyorum. Bu olağan üstü bir şey. Her ne kadar sizle görüşüyor olsam da görüntünüzle görüşmüş oluyorum. Siz dışarıda varsınız ama. Böyle harika bir dünya meydana getirmiş Allah. Bunu evrimciler insanlardan gizliyorlardı. Mesela ışık insanın beyninin içinde meydana geliyor. Bunu da gizliyorlardı. Bunların hepsini biz ortaya çıkarmış olduk. Fosilleri gizliyorlardı. Hepsi yaradılışı ispat eden hiçbir değişiklik içermemiş 100 milyon fosil var. Bunlara karşı biz evrimcilere diyoruz ki “tek bir tane delil getirin istediğiniz yerde bunu sergileyelim. Bir tek delile 10 trilyon para vereceğim diyorum” Bu teklifi yapalı bir yıl oldu ama dünyanın hiçbir yerinden çıt yok. Çünkü böyle bir delil yok.

 

“EVRİM TEORİSİ VAR, ANLAMIYORSUNUZ” DİYORLAR!

 

— Türkiye’de aydınlarla halk arasında hangi problemler yaşanıyor. Çıkış yolu hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Bir kısım aydınlar Türk halkını Sovyetler döneminde ki gibi adam edilmesi, hizaya sokulması gereken erdemsiz, akılsız, köylü cahiller olarak görüyorlar. Bu aydınlar; “En iyisini biz biliriz, biz sizin yerinize düşünürüz. Siz akıl edemiyorsunuz, evrim teorisi var, anlamıyorsunuz. Cahilsiniz, biz sizin yerinize düşündük. Evrim teorisi doğru. Sizin dini inançlarınız var ama bu da yanlış. Siz cahil olduğunuz için buna inanıyorsunuz” kafasındalar. Hâlbuki asıl kafasız, donuk kafalı kendileridir. Türk halkı son derce erdemli, aklı başında, derin düşünen ârif insanlardır. Çünkü ârif olanın derin kültüre ihtiyacı olmaz. Onun için halk arasında “Ârife tarif gerekmez” derler. Bir insanın ârif ve olgun olması çok önemli. Derinliği vardır bizim Türk milletinin ve olayları çok güzel analiz ederler. Çok güzel de kavrar. İmanlı millettir. Said Nursi de “kahraman ve imanlı millet” demiştir Türk milleti için.



“DİNSİZLİĞİN İSTİSMARI DA OLUR”

 

— Türkiye’de din istismarı yapılıyor mu?

 

Mümkün tabi. Dünyanın her tarafında yapılabilir. İsrail’de de vardır. Avrupa’da da vardır. Ama Türk milleti Aydın, aklı başında kültürlü insanlardır. Dinsizliğin istismarı da olur. Komünizm istismarı da olur. Faşizmin istismarı da olur. Milliyetçiliğin istismarı da olur. İstismarı olmayan bir düşünce yok ki. Fakat aklı başında insanlar nasıl tavır koyacaklarını, ne yapacaklarını çok iyi bilirler ve ona göre tavır alırlar.

 

— Çalışmalarınızda finansman sorunu yaşıyor musunuz? Çalışmalarınızın finansman sorununu nasıl çözüyorsunuz?

 

Finansman sorunu her zaman yaşıyoruz. Mesela 100 katrilyonumuz olsa muazzam bir hizmet veririz. Muazzam faaliyetler yaparız ama imkânlarımızın yettiği ile bu kadar oluyor.

 

…yetmediği yerlerde?

 

Yetmediği yerlerde Allah’a tevekkül ediyoruz. Sabredip bekliyoruz.

 

“BEN BİR SİYASİ DÜŞÜNCE İNSANI DEĞİLİM!”

 

— Ülkede yaşanan siyasi gerginlikler çalışmalarınızı etkiliyor mu?

 

Hayır. Bizim bir özelliğimiz var. Ne ihtilaller bizi etkiledi, ne baskılar bizi etkiledi... Ben 12 Eylül döneminde de çok güzel faaliyetlerde bulunuyordum. Sıkıyönetim döneminde de faaliyetlerime çok güzel devam ettim. En karmaşık, en zor dönemlerde de faaliyetlerime devam ettim. Ben bir siyasi düşünce insanı değilim. Siyasi bir amacım yok. Yani “ben Türkiye’nin başına geçeyim, dünyanın başına geçeyim, lider olayım. Herkes beni beğensin” diye benim bir derdim yok. Kim ne derse desin ben haklı ve doğruyu anlatırım. İslam’ı anlatırım. Ben mükâfatımı Ahiret’te Allah’tan bekliyorum. O da Allah’ın rızasıdır. Ben Allah’ın rızasını kazanırsam o bana bol bol yeter. Allah bana bir de cennette oda verirse, o da O’nun lütfu olur.



TÜRKİYE, TÜRK İSLAM ÂLEMİNİN LİDERİ OLACAK

 

— Geleceğin Türkiye’si hakkında neler söylemek istersiniz?

 

Geleceğin Türkiye’si müthiş! Türkiye, kelimenin tam anlamıyla süper bir devlet. Türkiye, Türk İslam âleminin lideri olacak. Bunu bütün İslam âlimleri söylemiştir. Hadisler belirtmiştir. Türkiye, dev bir devlet olacak. Avrupa’ya dev bir devlet olarak girecek. Geleceğimiz; altın çağ olarak tabir ettiğimiz çok mutlu ve güzel bir çağdır.

 

“FETHULLAH GÜLEN MÜKEMMEL BİR İNSAN”

 

  Fethullah Gülen, Adnan Oktar gibi yapılanmaların tüm dünyada yankı bulduğu gerçeği var. Zira Fethullah Gülen İngiliz ve ABD dergilerinin yaptığı "Dünyanın en büyük 100 entelektüeli" anketinde dünyanın en büyük entelektüeli seçildi. Bu önemli yapılanmaların Türkiye’den dünyaya açılması bu altın çağın habercisi midir?

 

Tabi ki bunda çok büyük bir hayır var. Mesela Fethullah Gülen Hocamız hakikaten insancıllığı, sevgiyi, şefkati, merhameti, ılımlı olmayı, devlete saygılı olmayı, fitne çıkarmamayı, akılcı hareketi, bilimle dinin iç içe olmasını, makul insan düşüncesini bütün dünyaya yaydı. Bunlar çok büyük bir hizmet oldu. Hakikaten sevginin derinliğini, derin sevginin güzelliğini, her şeyde hikmet ve hayır görmeyi öğretti insanlara. Bu yönüyle Fethullah Gülen çok mükemmel bir insan.

 

“FETHULLAH HOCAYI KALBEN DESTEKLERİM”

 

— Fethullah Gülen’in önderliğindeki oluşum ile sizin önderliğinizdeki meydana gelen oluşumun birbirine yaklaşımı nasıl? Karşılıklı bir destek söz konusu mu?

 

Ben Fethullah hocayı kalben desteklerim ve gerektiğinde elime geçen bir fırsat olursa hukuk kuralları içerisinde onu korumaya çalışırım. Müminler birbirinin yardımcısıdır.  



“HAPSE ATILMAYI BİR NİMET OLARAK GÖRÜYORUM”

 

— Hakkınızda çıkan söylentiler hayatınızı nasıl etkiliyor? Bu söylentiler karşısında hangisi daha öne çıkıyor: Sabır mı? Tahammül mü?

 

Sabrediyoruz tabi ki. Sabretmek çok değerli benim için. Hz. Yusuf’un hayatını andırır olaylarla karşılaşıyorum. Hz Musa’nın hayatını andıran olaylarla karşılaşıyorum. Mesela deli olduğum iddia ediliyor. Peygamberlere de zamanında deli deniyor. Bu adeta beni mest ediyor. Çok hoşuma gidiyor. Mesela hapis ediliyorum. Hz. Yusuf’un sünneti oluşuyor. Ondan mest oluyorum. Hz Yusuf ‘un başına geldiği gibi üzerime cinsellik iftirası atılıyor. Bu benim çok hoşuma gidiyor. Kuran’da bu kadar benzerlik olmasını bir nimet olarak görüyorum.

 

ÖNYARGI OLMASIN DİYE HARUN YAHYA İSMİNİ KULLANDI

 

— “Harun Yahya” isminin kim olduğu uzun yıllar ortaya çıkmadı. Neden buna gerek duydunuz?

 

Önce bir ön yargı olmasın diye düşündüm. Fakat daha sonra da bunu gereksiz buldum. Zaten herkes biliyordu Harun Yahya’nın kim olduğunu. Aslında bir de akla şöhreti getirir diye de düşündüm fakat daha sonra böyle daha hayırlı olacağı aklıma geldi ve bu şekilde oldu.



“İNTERNET, HZ. İSA’NIN İNİŞİ İÇİN HAZIRLANMIŞTIR”

 

— Adnan Oktar propagandasını ağırlıklı olarak internet üzerinden yapmayı tercih etti. Çok sayıda da web siteniz var. Bunun nedeni ne?

 

İnternet, ahir zamanda İslami ahlakın dünyaya hâkim olması için yaratılmış özel bir kanun, özel bir fizik sistemdir. Özel bir elektronik sistemdir. Bu sırf İslam’ın hâkimiyeti için yapılmıştır. Allah tarafından yaratılmıştır. Hz. İsa’nın inişi için hazırlanmıştır. Çünkü Hz. İsa’nın düşüncelerini, inançlarını, anlatımını bütün dünyaya anında duyuracak bir sistemdir bu. Televizyonların uydu sistemiyle dünyanın her tarafına yayın yapabilmesi ve hadislerin işaretleri bunu açıkça gösteriyor. Mesela “Hz. İsa bakar, dünyanın her yerini aynı anda görür” deniliyor. Sanki bir Televizyon stüdyosunda etrafa bakan insandan bahsediliyor gibi bir rivayet bu. İnternet, İslam’ın hâkimiyeti için yaratılmış özel bir sistem. İslam ahlakının dünyaya hâkim olması için…

 

ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜDÜR

 

— “Yeni dünya düzeni” kavramını Türkiye’ye tanıtan ilk isim oldunuz. Adnan Oktar Türkiye’ye, yaşananların göründüğü kimi olmadığını gösterdi. Masonların Türkiye’de azımsanamaz bir güce sahip olduğunu söylediniz mesela. Şuanda da Ergenekon yapılanmasından bahsediliyor. Ergenekon çetesiyle masonluk yapılanması arasında bir bağ kurulabilir mi?

 

Tabi ki. Masonluğun elinin olduğu böyle birçok terör örgütü vardır. Bunlardan biri Ergenekon’dur. Ergenekon’un bir kolu da PKK’dır. PKK da terör örgütüdür. Fakat bunun üst yapısını masonluk oluşturur. Yoksa bu tür örgütler hiçbir şekilde ne disiplinli olabilir, ne güçleri olur, ne de aktif görev alabilirler. Ancak böyle gizli, şeytani, organize güçlerin etkisiyle hareket edebilirler. Masonluk, canı istemediğinde kafalarını ezer. Yani etkisiz hale getirmek istediklerinde lağveder ve etkisiz hale getirirler. Fakat masonluğun Türkiye üzerindeki düşüncesi çok karanlıktır. Çünkü Türkiye adeta İslam’ın kalesidir. İslam’ın bayraktarı olan bir millet Türk milletidir. Uzun vadede bütün dünyaya İslam’ın hâkimiyetine vesile olacağını anladıkları için Türkiye’yi bölmek, parçalamak ve komünizmin pençesine düşürmek istediler.



“MASONLUĞUN, TERÖR ÖRGÜTÜNÜN KÖKENİ DARWİNİZM’DİR”

 

PKK hareketi, Cumhuriyet tarihinin en büyük komünist kalkışmasıdır. Dikkat ederseniz basın buna pek değinmiyor. Hâlbuki şuan bir komünist, gerilla hareketi var. Şuan Vietnam’da olduğu gibi, Kamboçya’da olduğu gibi komünist hareketi ve gerilla hareketi yapılıyor. Gerilla hareketi, çok yıpratıcı, sinsi bir harekettir. Yani baş edilmesi mümkün olmayan bir harekettir. Böyle akarlar, insanın vücuduna musallat olurlar, insan göremez ya, işte böyledir. Masonluk gibidir. Buna karşı en etkili mücadele fikri mücadeledir. Fikri mücadele de Darwinizm’in ortadan kaldırılmasıdır. PKK’nın, masonluğun, terör örgütünün kökeni Darwinizm’dir.

 

ERGENEKON, AYLARCA İSİM VERİLMEDEN HABER VERİLMİŞ

 

Ergenekon yapılanması Türkiye’yi ikiye bölecekti. Doğu Komünist Türkiye ve Batı Komünist Türkiye… Biz bu yapılanma ortaya çıkmadan önce aylarca Ergenekon ismini vermeden söyledik. Ben buna “KDD” diyorum. Yani Komünist Derin Devleti. Sürekli söyledik bunu. Kaydettiğimiz buydu, Ergenekon derin devletiydi. Ama çok şükür Allah bu komiteyi Sait Nursi’nin ifadesiyle dağıttı. Kahraman Ordu ve imanlı millet bu gerçeği gördü ve gereken müdahaleyi yaptı. Ama içlerinde suçsuzlar da vardır. Suçsuz olup da yakalananları tenzih ederim. İçlerinde milliyetçi, mazlum insanlar olabilir. Yaşın yanında kurularda yanar. Biz örgütün fikir sistemini söylüyoruz.

 

“ERGENEKON ÇETESİ ŞUAN SİNMİŞ DURUMDA”

 

…örgütün dağıldığını düşünüyor musunuz?

 

Ancak parmağını kesmiş olabilirler belki. Ergenekon örgütünün dağılması fikri mücadeledir. Bu Darwinizm’e karşı mücadeledir. Zaten Darwinizm’e vurdukça Ergenekon kendini hissettirecektir. Savunmasıyla, bağırmasıyla her yerden kendini göstertir. Yani karşı ataklarda kendini gösterir. Devletin içinde tam anlamıyla yılan gibi çöreklenmiştir bu örgüt. Her yerde kolu bacağı var. Ama şuan sinmiş durumdalar. O kadar cesaretli değiller. Eski cesaretleri yok. Ama devlet içinde çok faaller. Devlet içinde faal oldukları için ve masonluk da dev bir örgüt olduğu için bu dava devam ediyor. Ergenekon Soruşturması içerisine masonluğun sokulması çok önemlidir. Masonlukla birlikte bu soruşturmanın yapılması gerekir. O zaman çok iyi netice alınabilir. Ama en önemlisi milletimizin desteğidir. Milletimizin canı gönülden Türk ordusuna, polisine yardımcı olması lazım. Bunu yaparken de adaletten ayrılmaması lazım. Suçsuz insanların canının yakılması tehlikeli olur, doğru olmaz.                                    

 

“GAZETE YA DA TELEVİZYON KURMAYI DÜŞÜNMÜYORUM”

 

— Ulusal gazetelere, televizyon kanallarına reklâm verdiğinizi biliyoruz. Bir televizyon kanalı ya da gazete kurmayı düşünmediniz mi?

 

Reklâm demiyorum ben buna. “İlan” diyorum. İlanlarımız her tarafta yayınlanıyor. Ama bir sistem var. Ben bu konuda daha akılcı düşündüğümüzü düşünüyorum. Çünkü hazır sistemler varken, hazır gemiler varken sıfırdan yeni bir gemi yapmak yerine o gemide bizim küçük bir koltuğumuz olsun, oradan konuşalım diyorum. Biz derdimizi anlatabildiğimize göre ve gemilerdekilerde bizi dinleyebildiğine göre ayrı bir gemi yapmaya gerek yok diye düşünüyorum. Allah’a çok şükür şimdi çok güzel gidiyor. Ama bu faaliyetleri başarmış ve devam eden kardeşlerimi tebrik ediyorum. Allah yollarını açık etsin. Ama şu an bizim için böyle bir planımız yok. Çünkü internet çok mükemmel bir ortam, kitap çok mükemmel bir imkân. Televizyon kanallarını da Allah’a çok şükür gerektiğinde kullanabiliyoruz.     

 

“30 YILDAN BERİ HİÇ TATİLE GİTMEDİM”

 

— Gününüzün ne kadarını faaliyetlerinize ayırıyorsunuz?

 

3–4 saat uykunun, duşun, yemeğin ve bir saat sporun dışında tüm günümü faaliyetlere ayırıyorum. Ben 30 yıldan beri hiç tatile gitmedim. Bir gün bile tatilim yoktur. Hep İstanbul’dayım. Genellikle faydalı olmak için gayret ediyorum.



“İNTERNET, GAZETELERDEN DAHA ETKİLİ!”

 

— Adnan Oktar’ın internet haber sitelerinden beklentisi ne? Televizyonlara, gazetelere göre daha özgür olan internetten, televizyonlardan ve gazetelerden almak isteyip de alamadığı desteği almak istiyor olabilir mi?

 

Olabilir tabi. İnternetin gücü sürpriz bir şey oldu. Gazetelerden daha etkili gibi görünüyor. Hiç ummadık bir şey bu. İnternet sitelerini gün geçtikçe daha da iyi değerlendirmeye çalışıyorum. Bu çok önemli.

 

— Adnan Oktar’ı sevenler de interneti yoğun kullanıyor. Sevenlerinizi siz mi interneti kullanmaları için yönlendiriyorsunuz?

 

İnternet ahir zamanda çok önemli bir nimet. Bu imkânı sağlayan da Allah. Hakikaten hiç ummadığım derecede sevenim var. Şaşırıyorum. Sokağa çıktığımda da bunu görüyorum. Çok modern gençler bakıyorum ki kitaplarımın büyük bir bölümünü okumuş. İnternet sitelerimizi muntazam takip ediyorlar. Çok sevindirici bu. Eskiden Müslümanlar mazlum, mütevazı görünüşlü olurdu. Şimdi görünüm olarak hiç tahmin etmediğim insanlardan okuyucum olduğunu görüyorum.                                                                                                                                  

— Haber Aktüel okurlarına bir mesajınız var mı?

 

Çok hayırlı ve güzel bir hizmet yapıyorsunuz. Samimi, dürüst bir habercilik anlayışınız var. Allah yolunuzu açık etsin. Güzel yoldasınız. Hayırlı yoldasınız. Allah hayır, bereket versin. İnşallah en büyük internet sitesi olursunuz. Vatana, millete çok önemli hizmetler edersiniz. Sizleri okuyan tüm kardeşlerime sevgilerimi, saygılarımı iletiyorum.

 

…bitti!

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*