Prefabrik

İrfan Karabulut

Kimdir? Afrika'nın Gönül Dili
Yazı Boyutu:

Afrika'nın Gönül Dili

01.01.2011 / 00:00

Kenan İli'nde zaman baharı kucaklamış. Etiyopya sınırında Sudan'ın Sinnar Eyalet Başkanlığı konutunun terasından güneşin doğuşunu seyrediyorum. Bütün Afrika'ya hayat veren Nil; yanı başımızda, seherin leyli suna süzülüşünü seyrediyor, kuşları seslerini dinliyor.

 

Gözlerim alabildiğince yeşil kucaklıyor. Diğer yanda çiçek tonları, Afrika canlılarının gönle ürperti veren sesleri, zaman ötesi bir çağdan fırlamış masal perilerinin yurdunu çağrıştırıyor bulunduğumuz yer.

 

Şu Nil, bütün Afrika boyunca, öyle bir asudelikte ve deruni bir görevle akıyor, geçtiği yerler hayat veriyor ki adeta Ahmet Yesevi dervişlerinin durgun ve aksiyoner iç dinamizmini taşıyor. Cennettendir şu Nil'in kaynağı dedikleri doğru olsa gerek.

Şu Afrika gizemi ve alışılmamışı içinde yaşamış hep... Tarihi savaşlar ve sömürgelerle dolu, insancıl ve kavga bilmeyen Afrika insanını tarihte ecnebiler hep sömürmüş. Yüreklerinden güzellikleri almaya çalışmışlar. Bir Afrika atasözü haline gelmiş, Gülümseyen siyah yüzlerimizle biz size kalbimizi açtık ey dünya, siz ise kalbimizi söküp götürmek istediniz. Ancak kimse baş edememiş, bu güzelim manzaralar hep yerinde kalmış. Afrika şimdilerde yeniden kendine gelmenin özünü bulmanın heyecanını yaşıyor.

 

Bu insanlar ne kadar da cana yakın. Dün gece yarısı bir köyde durduk, namaz kılmak istiyoruz. Bir genç koşarak geldi, "Türkler geldi" diye bize hizmet etmeye başladı. Caminin imamı ise bizi bırakmak istemiyor. Yolumuzun uzun olduğunu söylediğimde evine koştu ve evinde kurumuş bir çörek çıkardı. Yanında da birkaç mango,"lütfen alınız, yolda yiyiniz" diye. Baktım evinde döşek diye kumu sermiş ve belki de bize verdiği bütün ailesinin birkaç günlük yiyeceği… Yüreğim burkuldu.

 

 Özlem, fedakârlık ve hasret duyguları yüreğimin içinden bütün benliğimi kapladı. Gözlerim doldu ve sımsıkı sarıldım bu zenci gönle…

 

Dün de Sudan –Türk Kolejinde bir lise bir talebesine sınıfta şiir okuttum. O güzel Türkçesi ile bize olan minnetini ifade eden cümlelerle şiir okudu gözlerimiz ağladı, gönlümüz coştu…

Bir kuş geldi… Yanı başımdaki güle kondu. Az önce otelden güneş bütün ihtişamı ile Nil nehrinin içinden doğdu. Adını hiç bilmediğim yüzlerce kuş çeşidi  kendi dilinde zikre ve şehrayine başladı.. Her gün devam eden bu şehrayin yüreğimde hasret karışımı huzuru ve mutluluğu getirdi..

 

 

Afrika ve Sudan tarihimizin gül kurusu hüzün günlerini hatırlattı bana, Yemen'de esir olup da Sudan'a gelen ve medeniyetimizi burada tanıdan Halis Bey ve dedesini Birinci Cihan Harbi sırasında Afrika çöllerinde şehit olduğunu duyan Avni Bey'in Sudan'da karşılaşması aklıma geldi Bu topraklar Merhum Milli şairimizin; Sudan'lı ile Ceylan'ın konuşmalarını anlattığı şiirde -dedim ey gözü yaşlı ceylan bu hal nedendir. Dedi ki bak şu gözlere uyku gördü mü?- diye seslenmesi beyitine ne kadar da benziyor.

 

Bir hasret yarasından geriye kalan bu topraklar 21. Asrın sonlarına doğru gittiğimiz şu günlerde tarihte hiç olmadığı kadar bizim. Nil'in kıvrılarak koca Afrika'yı suladığı bu topraklar, sevdiğini savaşa göndermiş Genç Anadolu kızlarının ağıtları kadar içli ve duygulu. Bir o kadar huzura ve mutluluğa aç.

 

Elimizde gül meşaleler, yüreğimizde Züleyha'nın aşkından daha yanık bir özlem ile göklerin ve yerlerin Rabbinin bizlere verdiği bu asırdaki fırsatı değerlendirmek ve Gül sulatan canlarımızı ve gönüllerimizin bu teri taze heyecan dolu sevgisini sunmak için yollardayız… Ey Gül neslinin yaratıcısı; yolumuzu gülü asan eyle.

Facebook Twitter

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious