Ağar tezkere rengini belli etti

  • Giriş : 02.09.2006 / 00:00:00

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Türkiye'nin geleceği açısından ne önemliyse o yönde olacağını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Lübnan'a asker gönderilmesine ilişkin tezkere konusunda tavırlarının, Türkiye'nin geleceği açısından ne önemliyse o yönde olacağını belirterek, ''Türkiye asker göndermedi diye kıyamet falan kopacak değil, Türkiye asker gönderdi diye de çok büyük bir iltifatlarla falan karşılaşacak değildir'' dedi.

Ağar, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Van, Hakkari ve Şırnak'taki çatışmalarda 6 askerin şehit edilmesinden derin üzüntü duyduğunu dile getirdi. Tüm gelişmelere karşın, ''hala ciddi bir terörle mücadelenin olmadığını'' ileri süren Ağar, ''Hükümet, bu meselede ne yapmak istediğini açıkça ortaya koymalıdır'' dedi. Bu sürecin devam etmesinin mümkün olmadığını belirten Ağar, bu sorunun mutlak ve olumlu şekilde aşılması gerektiğini ifade etti. Ağar, ''Türkiye'nin dört bir yanında herkesi kaygıya, düşünceye ve üzüntüye sevk eden, millette var olan terörün bu haliyle devam edemeyeceği iradesinin maalesef bu hükümette olmadığı görülmektedir'' diye konuştu.

''Türkiye'nin yönetilemeyen bir Türkiye haline geldiğini'' savunan Ağar, ''Bütün bunların farkında olmaksızın hala meselelere tepeden bakan, meselelerde diyalog yolunu bir türlü açamayan bu hükümetin devam edebilmesi bu şekilde mümkün değildir'' dedi. Hükümetin yapması gerekenin, milletin hakemliğine başvurmak olduğunu savunan Ağar, ''Türkiye, terör ve dış politikalardaki temel tercihler gibi meselelerde, iktidarı ve muhalefetiyle ülkeyi yönettiğini göstermek mecburiyetindedir. Bunu gösteremeyip keskin ayrılıklara yol açarak, ülkeyi hainler ve hain olmayanlar biçiminde ikiye bölen Başbakan'ın üslupsuzluğuyla bu şekilde yola devam edemez'' diye konuştu.

Hükümetin, ''kişisel geleceklerinin kaygısına düşmüş bir görüntü verdiğini'' ileri süren Ağar, ''Türkiye'yi en temel meselelerde ak-kara gibi ikiye bölen bir hükümet modelini Türkiye ilk defa görmektedir'' dedi. Ağar, ''hükümetin terörle mücadele meselesinde iradesinin, planlamasının olmadığı''nın ortaya çıktığını da savundu.

'HAİN NİTELEMESİ YANLIŞ OLUR'

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Ağar, 5 Eylül Salı günü TBMM'de Lübnan'a asker gönderilmesine ilişkin tezkerenin oylanacağının hatırlatılması üzerine, tezkerenin yanında risk alanların ''ülkeyi düşünenler'', alamayanların ''hain'' biçiminde tanımlanmasının, hiçbir siyaset, devlet yönetim üslubuna uymadığını söyledi. Meselede risklerin gösterildiğini, ancak menfaatlerin ne olduğunun görülmediğini kaydeden Ağar, şöyle konuştu:

''Bizim meselemiz Türkiye'nin geleceğidir. Bizim hükümete güvenimiz yoktur, ama Türkiye'ye, Türkiye'nin geleceğine güvenimiz vardır. Bizim tavrımız Türkiye'nin geleceği açısından ne önemliyse o yönde olacaktır. Olumsuz atmosferin oluşmasındaki yegane sebep hükümetin toplumun geniş kesimlerine güven vermemesinden kaynaklanmaktadır. Biz hükümetin bu eksiğini bilmekle birlikte meseleyi dikkatli şekilde değerlendirip kamuoyu ile paylaşacağız. Bu yönüyle tabandaki görüşleri de alıyorum, dokümanların teknik açıdan değerlendirilmesini de yapıyoruz.''

''Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile yaptığınız telefon görüşmesinde, sizden özel bir talebi oldu mu'' sorusuna Ağar, ''Hayır hiçbir talebi olmadı. Tezkerenin geciktiğinden bahsettiler, tezkere ile ilgili dokümanları arzu edersek alacağımız bildirildi. Biz de o dokümanları gece geç saatte temin ettik, ağırlıklı olarak yabancı dilde olduğu için çalışmalarımız devam ediyor'' yanıtını verdi.

''TAKDİR MECLİSİN''

Türkiye'nin hangi şartları ortaya koyduğunun hükümet tarafından TBMM'de açık bir dille kendilerine ifade edileceğini umduğunu dile getiren Ağar, ''Peşin önyargıdan ziyade, meseleyi kavrayan, anlayan, Meclis'te de ülkenin menfaatlerinin ne olup olmadığını açıkça ifade etmesini beklediğimiz hükümet söylemini de beklemek durumundayız'' diye konuştu.

Ağar, şöyle devam etti: ''TSK hudut dışına çıktığı vakit, onun arkasında topyekün Türk milletinin iradesinin olması lazım. Bunu sağlayacak kabiliyet ve kapasite hükümetlerde olmalıdır. Bu hükümette bunun olmadığı görülmektedir. Bizi üzen, sıkıntı veren mesele burasıdır. Yarın, öbür gün sonuç olarak takdir Meclisin olacaktır. Tabii orada hür iradesiyle herkes, bütün milletvekilleri tarihsel bir sorumluluğun altında olduklarını unutmaksızın burada oy vermek durumundadırlar. Yurtdışında görev yapacak vatan evlatları, milletin ve millet adına Meclisin topyekün iradesinin arkasında olduğunun rahatlığını hissetmelidir. Türkiye gönderebilir de göndermeyebilir de. Mesele bu kadar nettir. Türkiye asker göndermedi diye kıyamet falan kopacak değil, Türkiye asker gönderdi diye de çok büyük bir iltifatlarla falan da karşılaşacak değildir.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious